Bugun...
Reklam
Advert

Advert
HAYATIN YORDUĞU İNSANLAR…


Hasan Basri HÜRATA İNCEDEN NOTLAR
hasanbasrihurata@aksehirpostasi.com
 
 

Cenap Şahabettin, Edebiyat Tarihimize kazandırdığı “Tiryaki Sözleri” başlıklı; derlediği, atasözleri ve vecizelerle anılan bir şahsiyettir.
İşte onlardan birisi: “Yüksek tepelerde kartala da, yılana da rastlarsınız. Biri uçarak diğeri sürünerek ulaşır.”
-Mirim herhalde sürünerek çıkan yılan kartala nazaran daha çok yorulmuştur.
-Evet. Bazı insanlar da hayatta zirvelere böyle ulaşırlar. Tabi ki sürünerek çıkanlar, diğerlerine nazaran daha çok yorulmuştur…
Öyle insanların feryadı da yanık olur; terennümleri uzun hava, barak-bozlak , şiirleri de ağıttır. 
Tarihten bu yana değişmemiş daima kendisini güncellemiş durmuştur.
-Mirim tamam da öyle insanların bir özelliği var: Kolları kırılsa yenleri içinde kalır, kan kussalar kızılcık şerbeti içtik elhamdülillah, derler. İşin içerisinde sofiyane bir yaklaşım olursa da “Kahrında hooooş lütfun da” deyip Rablerine karşı şikayet yerine sabrın lezzetine varırlar.
Mirim bak sana bir örnek: Adamın yolda arabası kırılır ve oturur tabiatla dertleşerek şu ağıtı yakar…
Allı turnam bizim ele varırsan / Şeker söyle kaymak söyle bal söyle
Gülüm gülüm kırıldı kolum/ Tutmuyor elim turnalar ey
Ah gülüm gülüm yar gülüm/ Kız gülüm gülüm turnalar ey
Eğer bizi sual eden olursa / Boynu bükük benzi soluk yar söyle
Allı turnam ne gezersin havada / Arabam kırıldı kaldım burada
Ne onmamış kul imişim dünyada / Akşam olsun allı turnam dön geri
Keskinli Hacı Taşan
En zor anında bile bir kahır algılamazsın…
-Kahya Efendi sanat dünyasında eşitlik olmaz; kimi sabreder kimisi de çıldırır kahreder. Bak:
Felek ne derdin var ise/ Ben varım ya, sal başıma… Bıkmışım senin dünyandan/Zaten gelir dar başıma. Bırakmadın benim peşim/ Kurutmadın gözüm yaşım… Neyinden korkayım kışın/ Yazın yağar kar başıma… Yanar gönlüm yar bitmez/ Ocak işte duman tütmez Zalim felek yetmez/ Bir de vurur yar başıma…
Kahya Efendi Mü’min Sarıkaya’yı canlı dinlemek nasip oldu. Yozgat kokulu İstanbul konseri eh olduğu kadar kabilinden güzeldi.Çata pata gürültülü volüm içerisinde allayıp pulladılar…
-Mirim “Ben Yoruldum Hayat “ okumadı mı?
-Okudu okumaz mı? O parça artık onunla bütünleşti. Sözleri, sazı müziği hatta kendisini bile öyle dövüyor ki; hiçbir kusur gözükmüyor artık…. 
Ben yoruldum hayat, gelme üstüme 
Diz çöktüm dünyanın namert yüzüne 
Gözümden, gönlümden düşen düşene 
Bu öksüz başıma gözdağı verme 
Ben yanıldım hayat, vurma yüzüme 
Yol verdim sevdanın en delisine 
O yüzden ömrümden giden gidene 
Şu yalnız başımı eğdirme benim 
Ben pişmanım hayat, sorguya çekme 
Dilersen infaz et, kar etmez dilime 
Sözlerim ağırdır, dokunur kalbe 
Şu suskun ağzımı açtırma benim…
Kahya Efendi işin bir başka yanı da kendi yorumu ile:
“İnsanları üzmek kolay, biraz da eğlendirmek lazım” deyiverdi…
-Mirim desene sanatın icrasına bir fasıl daha açıldı… Sanat sanat içindir, sanat halk içindir. Sanat para içindir. .. Yenisi “sanat halkı eğlendirmek için.” Herhalde Mümin SARIKAYA da Angaralı bağlama hainlerinin etkisinde kalmış olsa gerektir.
-Kahya Efendi aynen katılıyorum. “Ben yoruldum hayat, gelme üstüme.” İstediğini söyleyebilirsin.



Bu yazı 278 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI