UYUMLU OLMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Ramazan Ateş

Ramazan Ateş

KALEMDEN DÖKÜLENLER

UYUMLU OLMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI

16 Ocak 2018 - 13:23

Son zamanlarda en çok duyduğumuz kavramlardan biridir Uyumlu olmak. Nedir uyumlu olmak, neden nasıl uyumlu olmak gerekir, yada gereksiz midir?
Uyum’u tarif ederken “bir bütünün parçaların birbirlerine uygunluğu, bir şeyin yeni bir duruma alışması. Çokluğun ve karşıtlığın düzenli bir birlik oluşturması, iki yönlü olarak harmonize hale gelmek” olarak ifade ediliyor. 
Benzer bir kavram  olan Uyarlama ise “sosyokültürel değerleri birbirinden farklı birey ya da grupların karşılıklı ödünler vererek uzlaşmalarını sağlayan bir etkileşim türü”dür.
Benzeştirme ise “toplumun ana gövdesini oluşturan toplumsal grupların lehine diğer grupların değişime teşvik edildiği hatta kimi zaman zorlandığı bir etkileşim biçimi”dir.
UYUM KURAMI
1929 Almanya doğumlu Almanya ve ABD vatandaşı yahudi sosyolog Etzioni, 20 yıldır Columbia Üniversitesinde Sosyoloji Profesörü olarak çalışıyor. Etzioni örgüt (grup) yapısına yenilikçi bir yaklaşım geliştirmiş; grupları, iş görenlerin davranışlarını yönetmede kullandıkları gücün çeşidine ve katılımcıların gruba olan bağlılıklarına göre sınıflandırmıştır. Buna göre;
Grubun amaçlarına ulaşabilmesi için bireysel etkinliklerin düzenli, birbirleriyle uyum içerisinde gerçekleştirilmesi gerekir. Uyumu meydana getiren, KUVVET – İLİŞKİ etkileşimidir 
3 tür kuvvet vardır:
- Zora dayalı kuvvet; bedenin etkilenme veya tehdidinden doğan kuvvettir.
- Kâra dayalı kuvvet; maddi kaynak ve mükafatlar kontrol gücünün ürünüdür.
- Değerlere dayalı kuvvet; rütbe, statü, prestij sembol ve olanakların verilip alınmasıdır.
3 tür ilişki vardır:
- Soğukluk; üyenin gruba yabancılık ve hatta nefret duymasıdır.
- Hesaplılık; üyelerin, duruma göre iki taraftan birine ılımlı bir eğilim göstermesidir.
- Bağlılık; grup ile üye arasındaki sıkı ve olumlu ilişkidir.
BİZE GÖRE DE UYUMLU OLMANIN 3 ÇEŞİDİ VARDIR.
 UYUM’lu olma
Bu uyum çeşidi yukarıda anlatılan uyum olarak söylenebilir. Tam anlamı ile gruba ya da muhataba bağlı olma, yaklaşma ve itiraz etmeme halidir. Başka bir deyişle dahil olduğu grubun fikirlerini benimseme ve içselleştirmedir. Ancak bu sadece fikir olarak değil bazen hayat tarzı veya birlikte hareket etme şeklinde tezahür eder. Bu durumda gruba dahil olanlar kendi fikir ve görüşlerini serbestçe dile getirebilir, uygulanmasını isteyebilir/sağlayabilirler. Önemli olan grubun hedeflerine katkıda bulunmaktır.
Burada şöyle bir soru da akla gelmektedir. Acaba bu uyum körü körüne bağlılık mıdır? Bunun cevabını vermek zordur. Çünkü her uyum sağlayanın ve sağlananın durumu farklı olmaktadır. Yani burada uyum her kişi ve grup bakımından nev-i şahsına münhasır bir eylem olarak karşımıza çıkmaktadır. 
Bu uyum sadece bir grup olarak değil, kitle, bölge ya da toplum hatta kıta ve dünya ile de yapılması gereken bir sosyal olgu olarak karşımıza çıkabilir. Elbette size benzer insanlar ile birlikte olmak isteyecek, onlarla beraber çalışmak isteyeceksiniz, ancak dünyanın geri kalanı farklı becerilere, bilgilere, eğitime ve hatta fikirlere sahip insanlar ile dolu ve bu insanlar ne yazık ki sizinle aynı fikirde ya da düşüncede değil. Uyumlu olmak hem kişisel hem de profesyonel hayatta başarılı olmanın gereklerindendir. Bunun nedeni farklılıkları algılayıp onlarla birlikte çalışma yetisine sahip olmaktır. Burada önemli olan uyuma gönüllü olan kişinin şahsiyetinden, prensiplerinden ve değerlerinden ödün vermeden bu sosyal olguyu lehine kullanabilmesidir.
UYU’mlu olma
Bu uyum davranışı toplumla birçok grupta görülen bir durumdur. Gerek sosyal ihtiyaçlar gerekse fikir-ideoloji için olsun bir çok grup ve örgütte, bu gruba dahil olanların daime pasif kalmaları, grubun yönetim ve denetimine karışmamaları, eleştirmemeleri, kendilerine verilen hak ve görevlerden başkasını/fazlasını talep etmemeleri gruba dahil olmanın uygulama şartlarındandır. Bu şartlar her ne kadar yazılı olmasa da uygulama böyledir. Bunu kabul etmeyenler gruptan dışlanırlar. Kabul edenler de adeta uykuya dalarlar. Uyandıklarında ise kendilerini grubun dışında bulurlar.
UY’umlu olma
Bu uyum davranışı da 2. Ci gruba benzer. Ancak 2. Grupta pasif olan uyu’mlu grup üyeleri bu grupta aktiftirler. Ancak aktif olmaları grupta söz sahibi olmaları anlamına gelmez. Adeta grubun askerleridirler. Kendilerine ne emredilirse sorgusuz sualsiz yerine getirirler. Gruba uy’mak için grubun kendilerine biçtiği role de uy’mak zorundadırlar. Yaptıkları sadece ellerine verilen rolü oynamaktır. Kendi iradeleri ile hareket edemezler. Bu gönüllü kölelik gibi bir birlikteliktir

Bu yazı 1051 defa okunmuştur .

Son Yazılar