Bugun...
Advert

Advert
Reklam
HALK KÜLTÜRÜNDE NEVRUZ BAYRAMI


Tarıman CENİKOĞLU MİSAFİR KALEM
tarımancenikoglu@aksehirpostasi.com
 
 

Bugün yeryüzünde Balkanlardan Orta Asya’ya, kuzeyde Sibirya’dan Ön Asya’ya kadar Türk dillerinin konuşulduğu geniş bir coğrafyada ve komşu bazı İslâm ülkelerinde millî bahar bayramı olan Nevrûz, çeşitli törenlerle coşkuyla kutlanmaktadır. Bu vesileyle Nevrûz bayramınız kutlu olsun!

            Kuzey yarı kürede uzun ve sert geçen bir kışın ardından doğada dağlar, tepeler karlarla kaplanmıştır. 21 Mart Nevrûz günlerine doğru karlar, buzlar yavaş yavaş eriyince, dereler çağıl çağıl akmaya başlar; her tarafta ağaçların çiçekleri açar, yemyeşil bir bitki örtüsü çevreyi kaplar. Kış uykusuna yatan hayvanlar yuvalarından ortaya çıkarlar. Tabiattaki bu yeniden canlanma ve dirilme olayı insanoğlunu neşelendirir, sevindirir, çeşitli etkinliklerle bu günleri bayram havasında kutlama ihtiyacını duyar.

            Nevrûz günlerinde yeni ve temiz kıyafetler giyilir; evler tertemiz temizlenir, çeşitli yiyecek ve içecekler özel olarak hazırlanır, mezarlık ziyaretleri yapılır. Herkes güler yüzle birbirlerinin bayramlarını kutlarlar. Kırlardaki ağaçlara salıncaklar kurulur, güreş müsabakaları, at yarışları yapılır, cirit oyunları oynanır. Ateşler yakılır; herkes üzerinden atmaya çalışır, zira ateşin bütün kötülüklerden, günahlardan arındıracağına inanılır.

            İslâm öncesinde atalarımız, bu millî bahar bayramını aynı zamanda Kurtuluş bayramı olarak kutladıklarını ünlü Çağatay sanatçısı Ebu’l Gâzi Bahadır Han, Şecere-i  Türk adlı eserinde  anlatır: 400 yıl dört tarafı yüksek dağlarla çevrili Ergenekon denilen bir vadide çoğalarak sıkışıp kalan Türklerin hayatta kalabilme mücadelesidir. Bir bahar günü yani 21 Martta, Demir dağları eriterek kendilerine yol açan atalarımız o kutlu günü hürriyet, kurtuluş ve bağımsızlık günü olarak kabul edip günümüze kadar –bayram havasında- kutlayagelmişlerdir.

            On İki Hayvanlı Türk Takvimi’ne göre yılbaşı; gece ile gündüzün eşit olduğu yâni 21 Mart günü Nevrûz’dur. Bizde olduğu gibi diğer soydaş Türk Cumhuriyetleri ve topluluklarında bu gün Nevrûz / Noruz / Navrız, Yenigün, Yengigün, ÇağanErgenekon, Bozkurt ve Ulusun  Ulu Günü vb. adlarla anılmakta olup çeşitli kamu kurumları, her dereceden okullarda ve sivil toplum kuruluşlarınca kutlanmaktadır.

            Bu bayram, Anadolu’da Nevrûz-i Sultani, Sultan Nevrız, Navrız, Mart Dokuzu gibi adlarla, hem Selçuklularda hem de Osmanlılarda unutulmadan kutlanan mevsimlik şenlikler arasında yer almıştır.

Osmanlı döneminde; “Nevrûz baharın ilk günü olduğundan bir gün önceden Eczahane-i Hümayun’da hazırlanmış olan ‘Nevrûz Macunu’ denilen kırmızı renkte nevrûz şekeri hazırlanır, kâseler içinde Hanedan üyelerine, mevki sahiplerine ve halka dağıtılırdı. Lezzeti çok güzel olan bu şekerleme, sabah aç karnına yenmesi şifalıymış. Bu tatlı yiyecek, gümüş tepsilere konur, yanına da başı “S” harfi ile başlayan yedi türlü yiyecek getirilirdi. Bu yiyecekler, susam, süt, simit, su, salep, safran ve sarmısaktan meydana geliyordu.”

Bu arada Nevrûz sofrasının ortasına; yeşilliği ve bereketi temsil eden ve buğday anlamına gelen “Semeni” de süs olarak bir kap içinde konur.

Kazak ve Kırgız Türkleri ise bu günde, buğday, mısır ve darı gibi tahıllardan hazırlanan ve adına “Navrûz Köcö” denilen bir çorbayı kutlamalar sırasında konuklarına ikram ederler.

Nevrûz bayramında doğan çocuklara: Nevrûz, Sultan Nevrûz, Bayram, …vb. adlar verilir.

Nevrûz gelenekleri, Türk musikisini de etkilemiş olup bu gün bilinen 20’den fazla makam ortaya çıkmıştır. Bunların bazıları: Nevrûz-Bayatî, Nevrûz-Bûselik, Nevrûz-Büzürg, Nevrûz-Hicaz, Nevrûz-Hüseynî, Nevrûz-Irak, Nevrûz-Isfahan, Nevrûz-Kûçek, Nevrûz-Nevâ, Nevrûz-Perdesî, Nevrûz-Rehâvî, Nevrûz-Sabâ, Nevrûz-Uşşak, Nevrûz-Zengûle, Nevrûz-ı Acem, Nevrûz-ı Arab, Nevrûz-Asl, Nevrûz-ı Hârâ, Nevrûz-ı Rast, Nevrûz-Rast, Nevrûz-ı Rûmî, Nevrûz-ı Sultanî, Nevrûz-ı Terkip, Nevrûz Karcigar …gibi.

Nevrûz bayramı törenlerinde günün anlamına uygun halk türküleri söyleme geleneği de vardır. Örnek:  “…..

Nevrûz der ki, ben nazlıyım,

Sarp kayalarda gizliyim.

Mavi donlu, gök gözlüyüm,

Benden âlâ çiçek var mı?

                                     ….” vb. gibi.

Nevrûz Bayramı, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün himayelerinde ve geniş halk kitlelerinin katılımıyla, askeri törenlerle kutlanırken, nedense O’nun ölümünden sonra bu bahar bayramı unutulmaya yüz tutmuş, yerini Hıdrellez Şenliklerine bırakmıştır. 

            Nevrûz Bayramı; bazı soydaş ülkelerde yıllarca yasaklanmış; 1990 yılından itibaren bağımsızlığını kazanan Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan Cumhuriyeti ile Afganistan’da resmî tatil ilân edilmiş, ülkemiz ile Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de yine çeşitli törenlerle coşkuyla kutlanmaktadır.

            Nevrûz; Âzerbaycan, Hindistan, Pakistan, İran, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkiye’nin müracâtı ile 30 Eylül 2009 tarihinde UNESCO somut olmayan kültürel miras listesine dahil edilmiştir. Yine Afganistan, Tacikistan, İran, Âzerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Türkiye delegasyonlarının girişimleriyle 19 Şubat 2010 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 64. oturumunda “21 Mart Uluslararası Nevrûz Günü” olarak ilan edilmiştir.



Bu yazı 2563 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI