İŞGALCİ Mİ?


Sözcük anlamıyla işgal; bir yeri ele geçirme. (bir kimseyi) ışten alıkoyma, engelleme, oyalama. uğraştırma.’dır. İnsanların yürümesi için kaldırımlar Belediyeler tarafından yapılmaktadır.  Vatandaşlarımız kaldırımın kendisine ait olmadığını ve bunun yaya trafiğine açık olarak kullanılması gerektiğini bilmektedir. 
Güzel şehrimizin önemli caddeleri olan İnönü caddesi, 24 Ağustos Bulvarı, Nasreddin Caddesi, Cevdet Köksal caddesi ve diğer cadde ve sokaklara baktığımızda bazı esnaflarımız kaldırımları kendi işyeri gibi kullanıyorlar. Kaldırım; mal Teşhir salonu, okey oynama yeri, çay içme yeri, ayak ayak üstüne oturma yeri, Traktör ve araç park etme alanı gibi kullanılıyor. 
Kaldırımda yürümeye başlayın,  teşhir edilen mallara değmemek için sağdan sola geçelim, oyun oynayanı rahatsız etmemek için yer değiştir, ayak ayak üstüne atanı rahatsız etme, araç parkının yanından geçerken araçlara dokunma, yani kaldırımdan değil yoldan yürü be kardeşim. Kaldırım yapmanın gereği yok ki.?
Resmen kaldırım işgal edilmiş ve işgal edilmeye devam edilecek. Hemen suçlu ararız suçlu kim burada? Aklımıza Belediye gelir? Belediye görevini yapmak için ceza mı kesmesi gerekir? Bu arada her şeyi belediyeden beklemekte yanlış olur. Biz toplum olarak insanlara kaldırımda yürüyenlere saygı göstermemiz lazım.. Bu kalırımı işgal edenler kendileri kaldırımda yürümüyorlar mı ve bundan kendileri rahatsız olmuyorlar mı? Bence oluyor, ‘’Can çıkar huy çıkmaz’’  Huyumuzdan ne zaman vazgeçeceğiz. 
Toplumumuzdaki anlayışa baktığımda herkesin geçtiği köprüden bende geçerim. Bak o esnaf ürelerini dışarıya kaldırıma koymuş bende koyayım, ona ne diyecekler, bir şey diyen yok ki, gibi önyargılı düşünceler…..  ‘’saygı sevginin çerçevesidir. Kendisine saygısı olmayan başkasına saygı göstermez’’