MHP AKŞEHİR’DEN ESNAFA AZERBAYCAN VE TÜRK BAYRAĞI
Reklam
Reklam

MHP AKŞEHİR'DEN ESNAFA AZERBAYCAN VE TÜRK BAYRAĞI

MHP Akşehir İlçe Başkanı Salih Akça ve yönetim kurulu üyeleri esnafa ve vatandaşa Azerbaycan ve Türk bayrağı dağıtımı gerçekleştirdi.

16 Ekim 2020 - 09:47

Milliyetçi Hareket Partisi Akşehir İlçe Başkanı Salih Akça ve partililer esnafa ve vatandaşa Azerbaycan ve Türk bayrağı dağıttılar. Ermenistan'ın Azerbaycan toprakları üzerindeki saldırılarını eleştiren Mhp İlçe Başkanı Salih Akça basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: Değerli vatandaşlar;
    Yurdumuzun her köşesindeki ve özellikle güzel Akşehirimiz'deki kardeşlerimize en iyi dileklerimi sunuyorum.
    Bildiğiniz gibi Türk milleti olarak yine ağır ve karmaşık bir dönemden, bir istikbal sınavından geçiyoruz.  Ermenistan mezalimi her dönemde olduğu gibi çağımızda da Türk kardeşlerimizin üzerinde şiddetli bir şekilde sürmektedir. Akdenizde tüm uluslararası hukuk kuralları hiçe sayılarak, devletimizin Akdeniz gölü üzerindeki hakları yok sayılmaktadır. 
    Bölücü terör örgütü ve türevleri ateşle oynamakta, Suriye'de saldırılar ve sabotajlar hız kesmeden sürmektedir. 
    Kovid-19 salgınının ülkemizdeki etkileri belirsizliğini korumaya devam etmekte, Türkiye- Fransa, Türkiye-Yunanistan arasındaki gerilim her geçen gün artmaktadır. Aynı zamanda kendini bilmez birkaç arap devletinin Türkiye karşıtı politikaları gittikçe şiddetlenmekte ve hatta Türk mallarına ambargo uygulamaktadırlar. Bunun yanında Kırgızistan'da 4 Ekimde yapılan seçimlerden sonra Fetö/PDY terör örgütünün arka plandaki hain girişimleri neticesinde iç kargaşa ve karışıklar artarak devam etmektedir. 
Saygıdeğer dava arkadaşlarım; 
Bilindiği üzere hain terör örgütünün eylemleri kapsamında Hatay'ın Belen ilçesinde 9 Ekim Cuma günü ormanlık alanda çıkartılan yangın rüzgarın da etkisi ile yerleşim yerlerine sıçramıştır. 
Söz konusu yangınlar kapsamında Hatay'da 9'u ormanlık, 6'sı da kırsal alan olmak üzere 15 yangın vakası tespit edilmiştir. Neyse ki itfaiye teşkilatımızın insan üstü gayreti sonucunda yangınlar kontrol altına alınabilmiştir. 
    Hain terör örgütü bu eylemleri ile Hatay ve Kahramanmaraş'ta insanlarımızı evsiz bırakmış, çiftçinin bütün yıl uğraşıp alın teri ile kazandığı emeğini yakmış, bitkileri ve hayvanları katletmiştir. 
    Hain örgütün 2019 yılında duyurduğu ve sözde "Ateşin Çocukları" ismini taşıyan grup, çıkan orman yangınlarını üstlenmişlerdir. Bu olaylar kapsamında, daha gün Gezi olaylarını ateşlemek amacıyla her türlü fitne ve fesada başvuran sözde aydınlar, bugün evsiz kalan anaların, mahsulsüz kalan çiftçilerin feryatlarına kulak tıkamış, yanan onca ağaç ve hayvanı görmezden gelmiş ve susmuşlardır. 
    Ancak şunu bilmelidirler ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kudretli ve muktedirdir. Kesildiğinde daha gür çıkan sakal misali, yanan ve yıkılan her şeyin yerine daha iyisi gelecektir.
    Değerli vatandaşlar; 
    Tarihin en başından beri var olan ve var olmaya devam edecek bir milletin evlatlarıyız. Bu sebeple bugün karşımıza çıkan problemlerin tamamının da tarihi bir mazisi olduğu su götürmez bir gerçektir. Bu nedenle Türlük her devirde ve her coğrafyada tetikte ve teyakkuzdadır. Yurt tuttuğumuz bu topraklar adeta yaban kısrağı gibi en ufak tereddüt ve hatada binicisini üzerinden atacağı malumdur. 
    Batımızda Yunanistan ve Fransa, doğumuzda başta Ermenistan olmak üzere Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, İran ve daha birçok devlet ülkemizin o tereddütü hatasını sabırsızlıkla beklemektedir. 
    Bilindiği üzere Ermenistan yüzyıllardır içinde biriktirdiği ve ne zaman fırsatını bulsa kustuğu zehri yeniden ortaya çıkarmış, Azerbaycan'lı kardeşlerimizin üstüne kusmaya başlamıştır. Elem verici bu hadiselerde; saldırgan ülke, masumları öldüren ülke, işgalci ülke tereddüte mahal bırakmayacak şekilde Ermenistan'dır. 
    Ermenistan'ın ekmeğine yağ sürmek amacı taşıyan bazı devletler mütemadiyen ateşkes çağrıları yapsa da, bu çağrıların birer tuzak olduğunu hepimiz biliyoruz. Konu Azerbaycan Devletinin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüdür. Ermenistan işgali altındaki Dağlık Karabağ Bölgesi Azerbaycan Türlüğünün öz yurdudur. Azerbaycan Anadolu ve Balkanlarda yaşayan Türk Milletinin aziz fertleri ile Orta Asya'da yurt edinen TürkÎ Cumhuriyetler arasındaki köprüdür. Bu nedenle Azerbaycan'ın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü, Turan Birliği hususunda da büyük önem arz etmektedir. Nasıl ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk iki coğrafyadaki Türk Devletleri arasındaki köprüyü sağlamak amacı ile Nahçivan meselesine büyük önem vermişse, şu anki durum da farklı değildir. 
    Türkiye Azerbaycan'ın bu sancılı döneminde, tereddüt etmeden kardeşinin yanında olmuş, her türlü desteği sağlamıştır. Suyu bulandırmak isteyen kötü emelliler her ne kadar Türkiye'nin Azerbaycan safında savaşmak için Suriye'den adam gönderdiği yalanını yaysalar da, Türkiye Devleti'nin buna ihtiyaç duyması için herhangi bir sebep bulunmamaktadır. Nitekim her Türk vatandaşı tarihimiz boyunca değişmez anlayışımız olan Ordu-Millet anlayışının gereklerini yerine getirmeye hazırdır. İhtiyaç hasıl olduğu takdirde her ferdimizin bu yola baş koyacağı hususunda tereddütümüz yoktur. 
    Ermenistan Birleşmiş Milletler'in 4 adet kararına karşı gelmek suretiyle tek taraflı olarak Azerbaycan'a saldırmıştır. Azerbaycanlı kardeşlerimizin şiddetli karşılıkları sonucu geri çekilmiş, ateşkes talep etmiştir. Ancak ateşkesi bozan yine terör devleti Ermenistan olmuş, uzun menzilli füzelerle Gence başta olmak üzere sivil yerleşim yerlerini vurmuştur. 
    Bu kapsamda kararları hilafına hareket eden Ermenistan gerçeği karşısında dilsiz şeytan kesilen Birleşmiş Milletlerin de, kararlarının da meşruiyeti kalmamıştır. Bu durum karşısında 350 milyonluk Türk coğrafyasının tek vücut olarak kendi kaderini çizmesi, kendi hakkını savunması,  Turan Birliği ruhu içerisinde hareket etmesi zorunludur.  
    Artık çare yoktur. Başka çözümü kalmamıştır. Dağlık Karabağ bölgesi masada kaybedilmiş, ancak sahada yeniden kazanılacaktır. Artık an cenk anıdır. Ateşkes ve diplomasi bundan sonra ele alınmalıdır. Nitekim sivil yerleşim yerlerini vurmakta tereddüt etmeyen Ermenistan'ın bu süreçten daha güçlü ayrılması demek Azerbaycan Türklüğünün varlığını tehdit edecektir. Azerbaycan Türklüğü'nün varlığı ise Turan Birliğinin teminatıdır. Artık şu anlaşılmalıdır ki, gerçekten Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur. Bir tarafta Türk mallarına ambargo uygulayan arap devletleri ve her dönem tarihsel zehirlerini akıtmaya çalışan Helen soyu, diğer tarafta ise Türklük şuuru taşıyan kardeşler var iken, terazinin hangi kefesinin daha ağır basacağı açık ve nettir.  
HABER / MEHMET İNCE 


 

Bu haber 808 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
AKŞEHİR TREN GARI KAVŞAĞINDA KAZA 6 YARALI
AKŞEHİR TREN GARI KAVŞAĞINDA KAZA 6 YARALI
KAÇAK TELEFON ELE GEÇİRİLDİ
KAÇAK TELEFON ELE GEÇİRİLDİ