AKIL VE TERBİYE
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Abdullah Uğur

Abdullah Uğur

DÜŞÜNCE NOTLARI

AKIL VE TERBİYE

01 Mart 2016 - 09:19

                                                                       

 

                Terbiye ve tezkiye edilmemiş akıl, aynı ayarsız sarkaç gibi nefsin arzu ettiği yere sarkar. Ve sarktığı o yerde takılır kalır. O zaman işte akıl, akıl olmaktan çıkar; sarktığı şey ne ise o olur. Kadınsa kadın, makamsa makam, alkolse alkol, uyuşturucu ise uyuşturucu, sigara ise sigara, kumarsa kumar, oyunsa oyun olur. Neye sarkarsa o olur! Ve orada takılır kalır. Sarktığı yerden kolay kolay kurtulamaz. O sarkan akıl; aklı akıl olmaktan ve insanı da insan olmaktan çıkarır.  Sarktığı şey ne ise, insanı o yapar. O insan, kadına sarkarsa kadın, kumara sarkarsa kumar olur. Kadının, kumarın, uyuşturucunun esiri olur. İnsan olmaktan çıkar… Zelil olur.. Bu akıl akl-ı maaş noktasında bulunan akıldır. Yani dünya hayatına dönük akıldır.

                Onun için terbiye edilmiş bir akıl, insan ve insan hayatı için vazgeçilmez bir unsurdur. Bundan dolayı aklın talim ve terbiye ve tezkiye edilmesi gerekir. Akıl terbiye edilirse, terbiyesizce bir yerlere sarkmaz. Ve insanı da insan olmaktan çıkaramaz. Terbiye olan ve tezkiye edilen akıl, insanı, kâmil insan yapar. Terbiye edilen akıl, insanı alışkanlıkların esiri yapmaz. Yapamaz. Yerli yersiz, zamanlı zamansız nefsin peşine takılıp bir yerlere sarkmaz. İnsanı hür yapar ve hür yaşatır. İnsan gibi yaşatır. Toplumda insanın itibarını sağlar ve oraya buraya sarkıp mahcup olmasına fırsat vermez. Bu akıl da akl-ı maad noktasında ki akıldır. Yani yaratılışın hikmetini bilen ve varacağı son merhaleyi idrak eden akıldır.

                Terbiye edilmemiş akıl aynı yabani hayvan gibidir. Nefsi ne arzu ederse ve nereye derse oraya koşar. Yabani hayvana hükmeden ve yönlendiren içgüdüleridir.  İnsanı aşağılar aşağısına yuvarlayan, işte bu terbiye edilmemiş akıldır. Yani yabani hayvan sıfatlı akıldır. İnsiyakları ile hareket eden akıldır. Ama terbiye ve tezkiye edilmiş akıl; insanı mükerrem insan yapar.

                Onun için Efendimiz (s.a.v) Hazretleri; “Aklının sağlamlığını bilmeden, kişinin müslümanlığına hayran olmayınız!”buyurmuştur. Ne kadar manidar değil mi? Burada Efendimizin kastettiği sağlam akıl; terbiye ve tezkiye edilmiş akl-ı maad noktasında ki akıldır.

                Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de şöyle buyurur:”Gel, ey nefsim gibi kendini akıl zanneden akılsız arkadaş….. Ya aklını başından çıkar at, hayvan ol; yahut da aklını başına al, insan ol!”

 

Bu yazı 14213 defa okunmuştur .

Son Yazılar