İKTİDAR, ŞİKÂYET MAKAMI DEĞİL İCRA MAKAMIDIR!
Reklam
Reklam
Abdullah Uğur

Abdullah Uğur

DÜŞÜNCE NOTLARI

İKTİDAR, ŞİKÂYET MAKAMI DEĞİL İCRA MAKAMIDIR!

08 Mart 2016 - 10:39

                                             

 

                Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Sayın Başbakan ve diğer hükümet yetkilileri HDP’nin PKK ya destek veren siyasi tavırlarından rahatsız olduklarını sert beyanatlarla açıklıyorlar. Hatta son olarak Sayın Cumhurbaşkanı HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için fezlekelerin bir an önce meclis genel kuruluna getirilmesini istedi. “HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması kriz çıkarır mı?” sorusuna; ”Vatana, millete ihanetten daha büyük bir kriz olabilir mi?” diyerek, dokunulmazlıkların kaldırılmasının gerekliliğine işaret etti. Kararlı bir tutum sergiledi.

                 Bakalım önümüzde ki günlerde konu meclise gelebilecek mi. Gelirse de sonuç ne olur,  kesin bir bilgi henüz yok. MHP, HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda iktidara açık çek verdi. Terör örgütü PKK ve destekleyicileri HDP’ye karşı hükümetin atacağı her adımın arkasında olacaklarını kesin bir dille açıkladılar. İktidara teminat verdiler.

                 Bu meselenin vebalinin iktidar partisinde olduğunu defalarca yazdık.  Çok açık bir şekilde PKK’ya verdikleri destek ortada iken, iktidar partisi bunların dokunulmazlıklarının kaldırılması yolunda maalesef gereken adımı atamadı. Neyi hesap ettiler doğrusu anlayamadık. Acaba Kürt milletvekillerinin desteğini alamayız diye mi tereddütte kaldılar? Eğer mesele böyle ise HDP’den önce AKP içerisinde ki Kürt milletvekillerinin ipini kesmeliler. Önce mücadeleye oradan başlamalılar. 2012 yılında da yine böyle, HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması gündeme gelmişti. Zamanın başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Doğu kökenli milletvekilleri ile konu üzerine bir toplantı yapmıştı. Lâkin AKP içerisinde ki 68 Kürt milletvekili HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karşı çıktılar. Ve o zaman Tayyip Bey geri adım atmak zorunda kaldı. Yani her ne kadar Sayın Başbakan;”Her türlü milliyetçilik ayaklarımın altında” dese de; Kürt milliyetçiliğini ayaklarının altına alamamıştı. AKP’li Kürt milletvekilleri HDP’li Kürt milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karşı çıkmışlardı. Bunu hangi saikle yapmışlardı? Kürt milliyetçisi oldukları için… Başka bir ifadesi var mı bunun?

                Demek ki; bir hakikatin, bir gerçeğin inkârı, onu inkâr etmekle yok olmuyor…

Terör örgütüne her bakımdan destek veren HDP’nin yaptıklarından Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan ve diğer yetkililer sızlanmaktalar ve şikâyet etmekteler. Şikâyet etme ve sızlanma herkesin hakkıdır; ama o makamlarda oturanların hakkı değildir. Bu millet sizi şikâyet edin, sızlanın diye iktidara getirmedi. Gerekeni yapın diye size yüzde elli oy vererek, büyük bir selahiyet verdi.

                Peki, siz niçin durur ve şikâyette bulunursunuz ey iktidar sahipleri?

 Kürt milliyetçileri sizin yanınızda olmayacaksa da, Türk milliyetçileri sizin yanınızda olacaklarını kesin bir dille açıkladılar. Bu zinciri koparıp atmak sizin boynunuzun borcudur. Bunu yapamazsanız, bu zincir sizin boynunuza dolanır vesselam! 

Bu yazı 13939 defa okunmuştur .

Son Yazılar