İNSAN VE KENDİSİ
Reklam
Reklam
Abdullah Uğur

Abdullah Uğur

DÜŞÜNCE NOTLARI

İNSAN VE KENDİSİ

15 Nisan 2016 - 10:04


 
Bunca yıllık ömrümüzde gördük ki; insan kendi akılsızlığının cezasını çekiyor.  
Ve kendi akıllılığının mükâfatını görüyor. Tabi bunu yolun sonuna geldiğimizde gördük ve anladık. Yolun başında göremedik.  Görecek bir melekemiz yoktu! Boştuk… Yolun sonunda bu hakikati görmek, kime, ne fayda sağlar ki! Bilmiyorum ama, yolun sonunda da olsa görebilmek ve en azından bu hakikati başkalarına gösterebilmek de bir haslet. 
Efendimiz-Sallallahu Aleyhi Vesellem- Hazretleri ne güzel buyurmuş: 
”İnsanın kendine ettiğini cümle âlem edemez!”diye. Buradan anlaşılıyor ki; mükâfat görürse de kendinden, mücazat görürse de kendinden…  Bu da demektir ki; her şey insanın kendisinde başlıyor, kendisinde bitiyor… 
Müberra Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak; ”Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık!”(İsra,13) buyuruyor. Ne kadar güzel.. Ne kadar yol gösterici, aydınlatıcı, ikaz edici ve uyarıcı, mübarek, ilahi bir söz!   
Acı olan taraf; çok insan bu hakikati ömrünün son demlerinde görüyor. Veya fark ediyor. Veya anlıyor. 
Hâlbuki bu hakikati hayat yolculuğunun başında görse veya görebilecek bir eğitim, talim ve terbiye alsa, çok daha iyi olurdu.  
Heybesi nedametlerle, hüsranlarla dolu olmazdı! 
“ Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler.” (Hud,101) 
Evet, Hazreti Allah zulmetmiyor, insan kendi kendisine zulmediyor.  Ama kendi kendisine yaptığını Hazreti Allah’dan biliyor! Aynı şeytanın; ” Hem kadehimi kırıyorsun, hem de dövüyorsun..” dediği gibi... 
Toplum ve devlet olarak insanımıza karşı belkide en büyük eksikliğimiz ve vebalimiz; insana bir ömür boyu, hayat yolculuğunda lâzım olacak azığı, yolun başında vermemek! 
Evet, en büyük hatamız bu! Çünkü yolun sonunda; ”Oku kitabını! Bugün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter” denilecektir. (İsra,14) 
Yolun sonunda bu azığı eline versek, ne faydası olacak ki? Önemli olan ve faydası olacak olan azık, yolun başında verilmeli! Bunu yaparsak; insanımız yolun sonuna geldiğinde, geri dönülmez pişmanlıkların acısı ile kıvranmaz. 
Her şeye ve bilhassa ölüme, büyük sevinçlerle ve huzurlu bir şekilde hazır olur. Teslim olur. Hoş geldin safalar getirdin der…  
Endişeleneceği ve kaygı duyacağı bir şeyi olmaz. Asude bir bahar hayatı yaşar. Bir rind gibi. 
 

Bu yazı 14070 defa okunmuştur .

Son Yazılar