İNSANI OLDUĞU GİBİ KABULLENMEK…
Reklam
Reklam
Abdullah Uğur

Abdullah Uğur

DÜŞÜNCE NOTLARI

İNSANI OLDUĞU GİBİ KABULLENMEK…

10 Şubat 2016 - 09:59

 

İnsan çok yönlü bir varlık. Bir yönüyle meleklere gıpta ettiriyor, bir yönüyle şeytanları bile hayret içerisinde bırakıyor. Muamma bir varlık… Tabi böyle farklı olan bir varlığı da bir yere koymak ve sadece orada kalmasını istemekte mümkün olmuyor. Bir bakıyorsunuz semalarda geziyor, bir bakıyorsunuz yerlerde sürünüyor. Yani öyle bir muamma varlık ki; inanın anlayabilmek ve çözebilmek imkânsız. Bu gün kardeş gibi kucaklıyor, yarın düşman gibi arkadan bıçaklıyor. Bir saat önce tadından geçilmiyor, şimdi afyon gibi… Dün komşusunun imdadına koşuyor, bu gün komşusunun evine ateş döküyor. O ondan, bu bundan kaçıp, başkalarından imdat bekliyor! Sabah kelebekler gibi, akşam akrep gibi.. Bir gün bakıyorsun su gibi, bir gün bakıyorsun çöp gibi..

İşte insan böyle karmakarışık, çözülemeyen ve anlaşılamayan muamma bir varlık! Böyle bir varlığı bir yere koyamazsınız. Koymaya çalışırsanız mahcup olursunuz. Ayrıca dostluğunuza da keder gelir. Onun için insanı olduğu gibi olduğu yerde kabul etmek gerekir. Olmadığı halde ve olmadığı yerde görmek ve göstermek, ne size fayda sağlar ve nede ona.. Olduğu gibi olduğu yerde.. Nasılsa öyle.. Olduğu gibi olduğu yerde görmek gerekir. Sevdiklerimizi oldukları yerden yükseğe, sevmediklerimizi de oldukları yerden aşağıya çekmeye çalışıyoruz. Bu çok yanlış. Ne yükseğe, ne aşağıya; olduğu gibi olduğu yere koymak ve olduğu yerde ve olduğu gibi değerlendirmek, hem onun için ve hem de bizim için daha sağlıklı ve daha doğrudur.

İnsanı olmadığı yerde ve olmadığı halde kabullenmeyip de, onu istediğin yere koymak ve istediğin gibi olmasını istemek, onu sündürmek demektir. Sündürmek ise koparmak demektir. O zaman işte hiçbir şeye benzemez. İnsanı olduğu gibi, olduğu yerde kabullenirsek; ne ona sıkıntı olur ve ne de bize. Ve böylece insan ilişkilerimizde kandırmacaya dayalı olmaz. Riyadan uzak, samimi ve dürüstçe olur. Ne ise o… Herkeste ona göre davranışını ayarlar ve tavrını alır.

Onun için sündürmenin ve koparmanın bir anlamı yok. İnsan nerede ise ve hangi halde ise o şekilde kabul edersek; ne büyütmüş oluruz ve nede küçültmüş oluruz. Nasılsa öyle… Olduğu gibi olduğu yerde kabul etmiş oluruz. O da rahat eder siz de…

Bu yazı 14000 defa okunmuştur .

Son Yazılar