MÂNÂSIZ TÖRENLER
Reklam
Reklam
Abdullah Uğur

Abdullah Uğur

DÜŞÜNCE NOTLARI

MÂNÂSIZ TÖRENLER

25 Nisan 2016 - 12:54

 

Zaman, insan ve insan hayatı için çok önemli ve çok kıymetli bir unsurdur. Yüce Yaratıcı nezdinde de çok kıymetli olması lâzım ki; Kur’an-ı Kerim’de zaman üzerine yemin etmektedir. (Asr suresi) Peki, hâl böyle olmasına rağmen neden zamanın kıymeti bilinmiyor? Hem insanın şahsi hayatında, hem toplum hayatında ve hem de devlet hayatında… Zaman, neden hovardaca harcanıyor? Ferdi plânda zamanı yeterince değerlendiremeyebiliriz. Bu netice itibariyle bir şahsı ilgilendirir. Ve bunun zararı bir şahsadır diyebiliriz. Ama yaşadığımız hayatta görmekteyiz ki; zamanı plânsız, proğramsız ve şuursuz bir şekilde en fazla devlet ve devleti yönetenler harcamakta. Bu ise bir şahsı değil, topyekûn milletimizi ilgilendirmektedir.

Elbette fert plânında da şuursuzca harcanan zaman acıdır ve büyük kayıptır. Ferdin kullanamadığı zamanın zararı millete fatura edilir. İnsanların büyük çoğunluğu zamanı hakkiyle değerlendiremeyip istifade edemeyince; o boşluğun kendi zarar hanelerine yazılacağına inanıyorlar. Ve kimseye de bunun bir zararı olmayacağı kanaatine sahip oluyorlar. Hâlbuki durum hiç de onların düşündüğü gibi değildir. Onların düşüncesizce harcadıkları zaman, milletin hayatından koparılan bir parçadır. Hadi diyelim ki; insanımız bunu idrak edemiyor ve zamanı lehine ve topumun menfaatleri istikametinde kullanamıyor.

Ya devlet ricalimiz? Onların bu hususta daha hassas davranmaları gerekmez mi? Çünkü zaman, onların bulundukları makam itibariyle altından da kıymetlidir. Çünkü devleti yönetenler, zamanı millet namına kullanmak zorundadırlar. Ama maalesef devlet erkânımız bu şekilde davranmıyor. Her saniyeleri milyar değerinde olan zamanı, çok daha itina ile kullanmaları gerekirken, mânâsız törenlerle bunu harcamaktadırlar. Bir valinin, bir kaymakamın, bir belediye başkanının kuyumcu titizliği ile zamanı değerlendirmelerini ve kullanmalarını bekleriz. Mânâsız törenlerle hem zaman harcanıyor ve hem de bir şey yapılmadığı halde, bir şey yapılıyormuş gibi davranılıyor. Hayret doğrusu! Neden bir vali, bir kaymakam, bir belediye başkanı bir vatandaşın, bir esnafın yanına varıp oturmaz? Neden vatandaşın devlet hizmetinde karşılaştığı zorlukları birinci ağızdan dinlemez?

Vatandaşın şu bürokrasiden çektiklerini niçin yerinde tespit etmezler? Nüfus Müdürlüğünde karşılaştıkları sıkıntılar nelerdir. Gidin; basit bir evrakı alamadığı için nasıl senelerce mahkeme kapılarını aşındırdıklarını görün! Tapu Müdürlüğünün önüne bir oturun bakalım; bu vatandaş ne gibi problemlerle karşılaşıyor. Vergi dairesine şöyle bir çıkın. Aksayan neler var. Vatandaşın önünde ki karlı dağları bir görün bakalım. İlçe Tarım müdürlüğüne Allah aşkına bir varın; insanımız nelerle karşılaşıyor. Belediye emlak müdürlüğüne bir defacık uğrayın. Sıkıntılar ne… Birinci ağızdan bunları bir dinleyin. Merkezi hükümetin insanımızın önüne nasıl “Berlin Duvar”ları ördüğünü görün! Bunları tespit edin. İnsanımızın bir saatinin, kırk dakikasının devlet kapılarında nasıl heder edildiğine şahit olun. Devletin hizmetleri nerede tıkanıyorsa onu bizzat görün. Ve lütfen bu tıkanıkları açmaya çalışın. Allah aşkına, şu mânâsız törenlerden artık bir vazgeçin!
Mânâsız törenlerle ne siz bir şey kazanırsınız, ne de bu millet ve devlet!

Bu yazı 13527 defa okunmuştur .

Son Yazılar