ÖMER OSMAN TUNÇ
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Abdullah Uğur

Abdullah Uğur

DÜŞÜNCE NOTLARI

ÖMER OSMAN TUNÇ

16 Ocak 2016 - 14:45

                                                                         

 

                Uzun yıllar Akşehir Devlet hastahanesinde çalışıp emekli olan bu abimiz; aslen Yunak’ın Kuzören mahallesindendir. Kaybolmak üzere olan “Hak aşığı” geleneğimizin takipçisi olan bu ağabeyimizin şiirlerini gazetemizde okuyorsunuz. Gayet mütevazı ve olabildiğince sade, samimi ve aşk kokan,  derviş gönüllü bir insandır. Yazdıkları ile Yunus Emre, Dede Ömer Ruşenî, Eşrefoğlu Rumî Hazretleri gibi gönül sultanlarını çağrıştıran bu Hak Aşığını elinden tutup gazetemize götürdüm. Genel Yayın Müdürümüz Atilla Beyle tanıştırdım. Sağolsun Atilla Bey de mücevheratı derhal fark etti. O gün bu gün bakınız neler yazıp söylüyor:

               

                “Gönül telin kırık, hurda mı sazın?

                Menzile ulaşamaz mı avazın?

                Daha yaşanmamış pek taze yazın,

                O lekesiz yüreğinde pasın var.

                                               ***

                El ele aşalım bütün yolları,

                Haydi yavrum sen de sıva kolları,

                Her kışın ardından bekle baharı,

                Bana göre, açılcak bahtın var.”

                                               ***

                “Sardı bedenimi bölük bölük dert…

                Yüklendi üstüme gam ve kasavet,

                Aldı yavrunu da elinden gurbet,

                Çırpınır hep seni anarak anne!

                                               ***

                Alıp da başımı dizine koysan,

                Saçlarımı tel tel edip okşasan,

                Arada bir öpsen ve kucaklasan,

                Kalmazdı bir derdim yanında anne!”

                                               ***

                “Senden başka hepsi yalan

                Gelir bir gün canım alan

                Gider burdan elbet gelen

                Yalancı canı neyleyim.

                                               ***

                Kaftan kafa etsem hüküm

                Sonu viran, malım mülküm

                Mirasçılar yerler döküm

                Mal onların ben neyleyim.

                                               ***

                Dünya kurulup düzenli

                Geldi geçti çok güzeli

                Dümdüz olmuştur mezarı

                Çürüyen güzeli neyleyim.”

 Ne kadar güzel değil mi? Ömer Osman abi! Gönlüne, diline, kalemine sağlık! 

 

               

               

Bu yazı 13651 defa okunmuştur .

Son Yazılar