TEKNOLOJİ HASTALIĞI
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Abdullah Uğur

Abdullah Uğur

DÜŞÜNCE NOTLARI

TEKNOLOJİ HASTALIĞI

08 Mart 2016 - 10:37

             

    Teknoloji; ilmin, terakkinin çocuğudur. Bu çocuğa sahip olmayan milletler yok olurlar. Yok olmamak ve var olmak için şüphesiz teknolojiye sahip olmamız şart. Kendi ilmi tecessüsümüzle ve gayretimizle kendimize mahsus yerli bir teknoloji üretemezsek, kaçınılmaz olarak teknoloji pazarı oluruz. Başka ülkelerin ürettikleri teknoloji mamullerini kullanarak varlığımızı devam ettirmeye çalışırız. Bu ise bir millet için aynı sel felaketi gibidir. Kendimizin üretemediği ve başkalarının ürettiği teknolojiyi kullanmak demek; ülkenin ve milletin geleceğini, teknolojisini kullandığımız ülkelere ipotek ettirmek demektir. Bu ise yok oluş veya teknolojisini kullandığımız ülkelerin ve milletlerin bağımlısı olmak demektir. Şahsiyetli ve hür yaşamak isteyen bir millet için bütün bunlar bir züldür. Onun için mutlak surette kendi yerli teknolojimize sahip olmamız gerekir.  
    Son on beş yılda sadece cep telefonuna verdiğimiz para 25 milyar dolardır. Akkuyu nükleer santralının ihalesinin 25 milyar dolara yapıldığını söylersem, meselenin vehâmetini anlarsınız. Bu, meselenin maddi boyutu. Bir de manevi-ruhi boyutu var ki; parayla pulla ölçülemez. Teknoloji kendi patentimiz olmayınca, bunu üretip bize pazarlayan ülkeler hastalık derecesinde bağımlılık kazandırıyorlar. Bunları bize adeta uyuşturucu gibi yutturuyorlar. Bir sene geçmeden ürettikleri modelleri değiştirerek daima bizi pazar olarak ve kobay olarak kullanmaktadırlar. Televizyon, bilgisayar ve cep telefonu hayatımıza girdi gireli, toplumda savrulma ve büyük bir yalnızlaşma meydana geldi. 70’li yıllarda evlerimize giren televizyon, komşuluk ilişkilerimizi ve misafirlik kültürümüzü sıfıra indirdi. Artık kimse kimseye gitmez- gelmez oldu. Herkes kendi televizyonuna misafir oldu. Bilgisayar ve internet ise beyinlerimizi tembelliğe sevketti. Okuma, araştırma ve öğrenme kabiliyetlerimizi törpüledi. Hazırcı ve tembel bir nesil meydana getirildi. Ve cep telefonu afyon gibi hepimizin hayatına girdi. Şimdi herkesin cep telefonu var. Yaşasın!
    Artık kimseye ihtiyaç yok. Çocuğunla, bir yakınınla veya bir ahbabınla ağız tadı ile bir sohbet yapamıyorsun. Cep telefonlarından kimse kopamıyor. Uyuşturucudan daha tehlikeli ve zararlı bir hal almış vaziyette. Gece- gündüz, herkes cep telefonunun başında… Korkunç bir şekilde zaman harcanıyor. Gelecek namına bir düşünce yok. Varsa yoksa cep telefonu ve bir sevgili. Tamam.. işte hayatımız bu!
    Peki, televizyon, bilgisayar, internet, cep telefonu olmayacak mı? Elbette olacak; ama yerli üretime geçerek, kendimizin olmak kaydıyla… Ve ihtiyaç olduğu yerde ve ihtiyacımız kadar kullanmak kaydıyla… 24 saat bilgisayarın, internetin ve cep telefonunun başından ayrılmamak üzere değil…
    Toplum olarak bu teknoloji hastalığından derhal kurtulmamız gerekiyor. İnanın bu hastalık uyuşturucudan, sigaradan, alkolden daha tehlikeli ve zararlı. Çünkü topyekûn toplumu bitiriyor. Ferdi değil.   

Bu yazı 13729 defa okunmuştur .

Son Yazılar