TOPLUM ÖĞRENMENİN PEŞİNDE DEĞİL
Reklam
Reklam
Abdullah Uğur

Abdullah Uğur

DÜŞÜNCE NOTLARI

TOPLUM ÖĞRENMENİN PEŞİNDE DEĞİL

09 Şubat 2016 - 11:17

                                               

 

                Acı ama, kabul etmek gerekir ki; toplumumuz öğrenmenin peşinde değil, eğlenmenin peşinde… Bir toplum için bundan daha büyük bir felaket olamaz. İtimat edin olamaz. Öğrenmenin, okumanın bittiği yerde cehalet başlar. Cehaletten daha büyük bir felaket olabilir mi? Olamaz. Bir milletin, bir topluluğun kendi kendisini bitirmesi ve helak olması için cehalet tek başına yeterlidir. Başka düşman aramasına gerek yoktur.

                Toplumumuzun öğrenme iştiyakı ve cehdi ne oldu da kayboldu? Ne oldu da okumayı, öğrenmeyi ve bununla beraber düşünmeyi terk etti? Önce insanımıza insan olduğunu unutturdular. Materyalist bir zihniyetle yetiştirdiler. Bir millet olarak ortak bir kaderi paylaşmamız gerektiğini unutturdular. Mazisini unutturdular. Kendisini var eden değerleri unutturdular. Medeniyetini, inancını, kimliğini unutturdular. Kalbini ve beynini boşaltıp yerine başka dünyaların değerlerini doldurdular. Başka dünyaların kültür değerleri kalbimizi, beynimizi işgal edince, onların şablonlarıyla düşünmeye başladık. Ve onların doğruları doğrularımız oldu. Beynimiz yıkandı, kalbimiz ifsad edildi. Tabir caizse mankurtlaştık.  Mankurtlaşınca, kendi medeniyet dünyamıza  düşman olduk.

                Beyinlerimiz yabancı kültür istilasına maruz kalınca tembelleşti. İğdiş edildi. Tembelleşip, iğdiş edilince; önümüze ne konduysa yedik. Öğrenme için bir cehd, bir gayret maalesef göstermedik. Televizyonun kumandası elimizde, nefsimize neresi hoş geliyorsa o kanala demir attık. Cep telefonu, bilgisayar, internet, bütün bunların hepsi milletimizin terakkisi için ne kadar lâzım olan teknolojik nimetlerdi. Ancak teknolojinin bu nimetlerini yerinde ve kendi milletimizin geleceği için kullanamadık. Zaten 150 yıldır iğdiş edilmiş, tembelleşmiş beyinlerimiz, teknolojinin bu nimetlerini, bin kat daha tembelliği istikametinde kullanmaya başladı. Ve ortaya garip bir toplum çıktı. Okumayan, öğrenmeyen, düşünmeyen, tembel, hazırcı, teknolojinin esiri olmuş bir toplum! Sevgilisiyle konuşacak kadar cep telefonu ve interneti oldu mu tamam. Bilgiye ne hacet!

                Bilgisiz toplumların geleceği olmaz. O toplum başkalarının oyuncağı olur. Suriye’de ki, Irakta ki, Afganistan’da ki, Filistin’de ki, hülasa topyekûn İslam dünyasında ki felaketin yegâne sebebi bilgisizliktir. Perişanlıklarını, toplu ölüme gidişlerini büyük bir acıyla seyretmiyormuyuz? Bir insanda ve bir toplumda öğrenme, dolayısıyla okuma, düşünme ve bilgi sahibi olma gayreti yoksa, o topluluğun akıbeti hayır olmaz.  

                Bu topraklarda ebediyyen var olacağız diyorsak, öğrenmenin peşinde olmalıyız. Gözlerimiz kör oluncaya kadar… Bilgi sahibi olunmadan, bir şeyin sahibi olunmadığı gibi, elindekini muhafaza etmekte mümkün değildir.

Kendinizi düşünmüyorsanız, bari torunlarınızı düşünün. Onların geleceği ne olacak? 24 saatinizin hiç değilse yarım saatini öğrenmeye ayırınız. O kucağınızda ki sevmeye doyamadığınız torunlarınız için!

Haydi bakalım; günde iki sayfa kitap okumaya…

 

 

Bu yazı 13891 defa okunmuştur .

Son Yazılar