HAYATIMIZ VE MİRAÇ
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
ALİ KERRAR ULU

ALİ KERRAR ULU

güncel konular

HAYATIMIZ VE MİRAÇ

09 Mart 2021 - 17:08

 HZ. Muhammed A.S ın göğe yükselerek Allahın huzuruna kabul edilmesi olayına Miraç denilmiştir.Hicretten 1 yıl veya 17 ay  önce gerçekleşmiştir Recep ayının 27. Gecesinde vuku bulmuştur.Miraç olayının 2 aşaması vardır.
1.  Aşamada  HZ. Peygamber (a.s)ın Mescidi haramdan Kudüs deki  Mescidi Aksaya  götürülmesi olayıdır . Bu olay ayetle tescillenmiştir. İsra suresinin 1. Ayetinde şöyle buyrulur << O yüceler yücesi Allah ki  rububiyyet ve uluhiyyetine işaret  eden ayetlerinden  bir kısmını  kendisine göstermek üzere ,Bir gece kulunu  Mescidi Haramdan alıp Mescidi Aksaya götürdü.Hiç şüphesiz O, işitendir görendir >> (İSRA-1)
Her türlü noksanlıktan münezzeh olan Allah HZ Ademden ahir zamanına kadar  tevhit inancını ayakta tutmak ve insanlara rehberlik yapmak için gönderdiği peygamberler silsilesinin son halkası HZ Muhammet tir. Onu,son elçi olarak  karşılaşacağı zorlukları yenmek ve kıyamete kadar gelecek insanlara hükmedecek olan Allahın emir ve yasaklarını azim ve irade ile dimdik ayakta kalarak   anlatması ve bildirmesi için  muhteşem mucizeler ve ayetler ile yüz yüze getirdi .Ahiret hayatının  bin bir halinden ikisi olan cennet ve cehennemin ahvalini gösterdi . Mescidi Haramdan Mescidi Aksaya getirilişi ve oralardaki gördükleri ve yaşadıkları Allahın ayetlerindendi.
Hadislerde verilen bilgilere göre H.Z Peygamber Burak isimli bir bineğe  bindirerek Kudüs deki Mescidi Aksaya getirildi.Burada H:Z  İbrahim,H.ZMusa , HZ. İsa  ve  diğer peygamberler tarafından karşılandı. Onlara imam olarak namaz kıldırdı.
HZ. Peygamber A.S.  Beytül Makdis de  kurulan bir miraçla ve yanında  Cebrail olduğu halde göğe yükselmeye başladı. Göğün  1. Katında HZ. Adem, 2. Katında iki teyze oğlu HZ Yahya ve İsa  A.S ,3. Katta HZ Yusuf ,4. Katta HZ İdris ,5. Katta HZ Harun   6.Katta HZ Musa ve 7. Katta  İbrahim A.S. ile görüştü.
HZ Peygamberin Cebrail ile birlikteliği  Sidre –i Münteha da son buldu.Cebrail  ben bundan daha ötesine çıkamam dedi. Rasulullah A.S. Refref adlı bir binekle yükselişini sürdürdü.Cennet ve nimetlerini , Cehennem ve orada azap çekenlerin halini gördü.Sonunda  Allahın huzuruna vardı Amma Allah ile yüz yüze gelmedi.Çünkü Allah ı  hiç bir göz göremez.Ebu Zer Rasulullaha Rabbini gördün mü? diye sordu. O da << O bir nur Nasıl göreyim >>  dedi  HZ Ayşe (RA) , her kim Muhammet A.S .  Rabbini gördü derse yalan söylemiştir .Zira Allah ı << Gözler onu göremez   O gözleri görür O, Latiftir. Her şeyden haberdardır >>  (Enam -103) Ayetini  okudu.
Miraç da Cennet ve Cehennem de gösterildi. Peygamberimiz şöyle buyurdu Beyt-i Mamura girdim iki rekat namaz kıldım Ona her gün 70 000      melek girer Kıyamete kadar geri de dönmezler .Sonra baktım bir  ağaç var ki 1 yaprağı bir ümmeti bürür. Bunun kökünden bir kaynak akıyor iki kola ayrılıyordu .Ey Cibril bu nedir? dedim   O da << Şu Rahmet nehri , şu  da Allahın sana verdiği Kevser dir. >>  dedi. Sonra Kevserin akış istikametini tuttum ve nihayet Cennete girdim .Birde ne bakayım orada hiçbir gözün görmediği, kulağın işitmediği İnsanın kalbine gelmeyen şeyler var.Burada Yüce Allah bana 5 vakit namazı Farz kıldı. Bakara suresinin son iki ayeti verildi.Ümmetim den Allaha şirk koşmayanların büyük günahları mağfret  olunmuştur.Müjdelerini verdi .
Rasulullah a Cehennemden Manzaralar da gösterildi . Şöyle ki bakırdan tırnakları ile kendi gözlerini ve bağırlarını tırmalayan bir topluluk görmüştüm.Onların kim olduğunu sorduğumda <<  Bunlar gıybet etmek suretiyle insanların etlerini yiyen ve onların şereflerine saldıran kimselerdir >> cevabını almıştım.Karınları yılanlar ile dolu ve o kadar şişkin insanları gördüğümde onların kim olduğunu sordum.  Onların Faiz yiyen insanlar olduğu bilgisi verilmişti.Bunlara benzer daha pek çok cehennemliklerle karşılaştığını bildirmiştir.
İSRA  ve MİRAC olayını Rasulullah nasıl yaşadı bu konuda İslam alimleri  ihtilaf etmişlerdir .Kimi  uyurken rüya halinde olmuştur ,kimi uyanıkken ruh halinde olmuştur. Çoğunluk ise hem ruh, hem de bedenle uyanıkken olmuştur görüşündedirler.Meşhur alim, Müfessir Mevdudi   Tefhim-il Kuran da şöyle der << Ayette kulunu bir gece götüren sözleri bunun sadece bir görüntü vaya rüya olmadığını,bilakis Allahın Peygamberine ayetlerini gösterdiği fiziksel ve bedensel bir yolculuk olduğunu gösterir.Bunu  herkes böyle kabul etmelidir. İnsanın çok sınırlı güçleri ile  Aya ulaşmayı başardığı zamanda Allahın sonsuz ve sınırsız gücü ve kuvveti ile Rasuluüne kısa bir zaman içinde bu yolculuğu yaptırabileceğini inkar etmek çok saçmalıktır >> der. Molla cami Apdurrahman Kuddise  Sırrıhu da < Rasulullah o gece Çok az bir zaman diliminde Mirac olayını yaşadı ve Mekke ye döndü.Evine geldi .Yaşadıklarını ailesi  Ümmü haneye anlattı.Bu yaşadıklarımı anlatmak için Kabeye gideceyim dedi Ümmühan bu  yaşadıklarını reddederler bana göre anlatmamalısın. Amma Rasulullah evinden çıktı Kabeye doğru yürüdü Ebucehil ile karşılaştı ona durumu anlattı oda güldü .Kureyşlileri toplayacağım, onlara da anlat dedi .Ebu cehil halkı çağırdı. Rasulullah onlara yaşadıklarını ve gördüklerini anlattı. Oradakiler ellerini birbirine vurarak yüksek seda ile gülerek kabul etmediklerini gösterdiler. HZ. Ebubekir e sordular o da,Ben onun daha nice mucizelerini gördüm ve görüyorum. O söylemişse doğrudur dedi.Onlar:<> dediler.Oda:<> dedi.Bunun üzerine kendisine sıdık ünvanı verildi.. O günden itibaren Ebubekiri Sıddık olarak anıldı.  Kudüs deki Mescidi Aksanın durumunu sordular Allah-tala da Mescidi  Aksanın halini Peygamberimizin önüne getirdi  sordukları sorulara dosdoğru cevaplar verdi şaşırıp kaldılar . Müşfikler Kudüs den Mekke ye doğru gelen kervanların halini  sordular Rasulullah da kervanlarının sayılarını ve oradakilerin hallerini anlattı.Falancanın kervanı ile karşılaştım. Revha’da idi. Bir deve kaybetmişler arıyorlardı.Sonra sayılarını,yüklerini ve görünüşlerini sordular.Bu defada kervan olduğu gibi HZ. Peygambere gösterildi sorduklarının hepsine cevap verdi.Ve buyurduki:içlerinde falan ve falan önde ,boz renk de bir deve üzerinde dikilmiş iki harar olduğu halde falan güngüneşin doğması ile beraber gelirler >> dedi.Kervan geldiğinde Rasulullahın söylediklerinin hepsi doğrulandı böyle olduğu halde gene  de iman etmediler.
Miraç, Kur'an'i bir hakikattir ve asla şüpheye yer yoktur ama yıllar önce olan bu hakikat nuru bizim hayatımızda nasıl parlamalıdır? Eğer biz Miracı çağında yaşanıp orada kalan bir hakikat olarak bırakırsak kendimize yazık eder, kendimizi mahrum ederiz. Peki Mirac hayatımızda nasıl yer etmeli ve bu nur hayatımızın karanlık olan yerlerinde nasıl parlamalı?
Düşüneceğiz elbette. Hayatımızda doğruları yüceltmek ve yanlışları düzeltmek için düşüneceğiz. Öncelikle Miraçla bize farz olan namazımız hayatımızda nerde ve nasıl duruyor. "Namaz dinin direğidir..." diyen Allah Rasulü sallallahü aleyhi ve sellemin uyarısındaki direğimiz sağlam mı? Yine namazımı kılarken Allah'ın emrettiği şekilde dosdoğru kılabiliyor muyuz? Yine kılarken, Allah Radulünün " Namaz müminin Miracıdır" müjdesini doğru anlayarak kimin huzuruna çıktığımızın bilincinde, aşkında ve şevkinde kılabiliyor muyuz? Böyle kılanlara ne mutlu, kılmayıpta kılmaya karar verenlere de ne mutlu.
Diğer yandan hayatımızın kolay ve basit bir şekilde işleyiverdiğimiz gıybet günahını nereye koyacağız? Dedikoduyu tv programlarına, iletişim guruplarına varana kadar sosyalleştirmekten ne zaman sıyrılacağız? Diğer türlü Miracı hayatımıza taşımak nasıl mümkün olur? Yine nasıl mümkün olur, Allah'a ve Rasülüne harb ilan etmek olan faizi hayatımızdan kovamazsak? Elbette bütün bunlar bir kararı bir tercihi gerektirir ve Allah'ın yardımını gerektirir. İşte bunun için yine Miraç hediyesi olan Amenerraslü diye bilinen ayetlerle yakaracağız Rabbimize ve "Allah'ım taşıyamayacağımız yükü bizim üstümüze yüklene,bizi affet, bizi bağışla ve bize yardım et. Sen bizim Mevlamızsın.." diyeceğiz. İşte o zaman Allah'ın izniyle hayatımızda Miracın nuru parlayacak ve hayatımızın karanlıklarını aydınlatacaktır.
Çarşambayı Perşembeye bağlayan gece Miraç Kandilidir mübarek ve kutsal bir gecedir. Bu duygularla hayır ve hasanatlar ile ibadet ve tahatlar ile  ihya etmeye çalışalım Allah günahlarımızı affetsin Cennet deki makamımızı yükseltsin geceniz mübarek olsun. Virüs afeti  ve benzeri musibetlerden tüm Müslümanları korusun.  

Bu yazı 4473 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar