KORONA VİRUS VE MÜDDESSİR SURESİ
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
ALİ KERRAR ULU

ALİ KERRAR ULU

güncel konular

KORONA VİRUS VE MÜDDESSİR SURESİ

15 Mayıs 2020 - 14:31

Şu anda yer yüzünde yaşayan insanların benzerini daha önce hiç yaşamadıkları bir olay yaşanıyor. Daha önce benzerlerini duydukları ama kendilerinin şu ana kadar hiç yaşmadığı, deney imlemediği; korona pandemisi, korona virüs salgını.

 Göklerin, yerin ve her ikisinde yayılmış hareketli canlıların yaratılması Allah’ın ayetlerindendir. Şartlarını oluşturduğunda onları bir araya toplamanın ölçüsünü de koymuştur.

Başınıza ne gelse kendi elinizle yaptığınızdan dolayı gelir. Allah bir çoğunu da bağışlar.(şura 42/29-30)

 

Biz müminlerin bu olay karşısında Allah’ın yaratılmış diğer ayetleri (delilleri, mucizeleri) gibi, yer gibi, gök gibi, yağmur gibi… korona salgınını Allahın indirilmiş ayetleri yani Kuran ayetleri ile birlikte yeniden okumamız lazım.

Mesela yeniden müddessir suresini corona ile birlikte okumamız lazım. Okumamız lazım çünkü bizim de helakimiz olabilir tüm bu yaşadıklarımız. O kutlu nebinin getirdiği yüce mesajı önce kendi nefsimize ve müminlere hatırlatmamız sonra tüm insanlığa duyurmamız lazım.

 

Ey örtüsüne bürünen kişi!

 

Kalk da insanları uyar!

 

Rabbinin (Sahibinin) büyüklüğünü anlat!

Elbiselerini temiz tut!

Pis şeylerden uzak dur!

İyiliği, daha fazlasını isteyerek (kazanç beklentisiyle) yapma!

Rabbinin(Sahibinin) rızası için sabırlı ol! (müddessir 74/1-7)

 

Tüm Müslümanlar olarak üzerimizdeki ölü toprağını atarak, maddi ve manevi kirlerden paslardan arınarak, karşılık beklemeden iyilik yarışına girerek, Rabbimizin rızası için sabır gösterip, iyilikte sebat ederek insanlığa ilahi mesajı en yüksek sesle, yaşayarak duyurmamız gerekmektedir.

Tek olarak yarattığım o kişiyi bana bırak!

Ona ardı arkası kesilmeyen mallar,

Yanından ayrılmayan oğullar verdim

Her şeyi önüne serdim.

Hâlâ da artırmamı bekliyor!

Asla! Çünkü o, ayetlerimiz karşısında inatçılık ediyor.

Onu dik yokuşa süreceğim.

Kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti!

Ah kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti! (müddessir 74/11-19)

Çünkü bu ayetlere bizde muhatabız. Müslümanlar olarak bir kısmımız zenginliğin içinde yüzerken hala daha yok mu? Diyebiliyoruz. Allahın emirlerini uygulamaya gelince gevşek davranıyoruz. Allahın ayetleri hatırlatılınca da duymazdan geliyoruz. Hesabımızı hep bu dünyaya göre yapıyoruz. Ahreti hiç hesaba katmıyoruz.

 

İnsanoğlu için uyarıdır.

İçinizden aşırılık eden veya iyilikten geri kalanlar için uyarıdır.

Herkes kendi yaptığına karşılık rehindir.

Doğrulardan yana olanların hali başkadır. (müddessir 74/36-39)

İşin kötüsü Allahın buyruklarını dikkate aldığımızda, ahireti hesaba kattığımızda dünya işlerimizin bozulacağını, geri kalacağımızı ve mutsuz olacağımızı düşünüyoruz. Halbuki asıl kaybedenlerden olmak onun mesajına kulaklarımızı kapatmaktır.

 

Onlara, “Sizi Sakar’a sürükleyen ne oldu?” diye sorarlar.

Onlar da, “Biz namaz kılan kişiler değildik.” derler.

“Yoksulları doyurmazdık.

Dünyaya dalanlarla dalar giderdik.

Hesap günü konusunda da yalan söylerdik.

Sonunda ölüm geldi çattı.” derler.

Artık şefaatçilerinin şefaati onlara bir fayda vermez.

Bunlar nelerine güveniyorlar da akıllarında tutmaları gereken bilgiden (Kur’an’dan) yüz çeviriyorlar? (müddessir 74/42-49)

Bazı dini ritüellere hayatımızda yer versekte, Allah Kuranda ne diyorsa o diyemediğimiz için Allah’a tam iman etmiş (güvenmiş), tam müslüman (teslim olan) olmuş olmuyoruz. Allah ile kendimizi kandırıyor, onun affının büyüklüğü ile kendimizi avutuyor, Yahudilerin ateş bizi yakmayacak yaksa da  bize belirli günler dışında dokunmayacak diye kendilerini kandırdıkları gibi ateşin biz iman ettiğimiz için bizi yakmayacağına inanıp bildiğimiz gibi nefsimize uyarak yaşamaya devam ediyoruz. Sıkışınca da şefaatçilerin yetişip bizi kurtaracağına inanıyoruz.

Hak din İslam’dır.  Allah dünya hayatının huzurlu ve güven içerisinde geçmesinin kurallarını koymuştur. Emir ve yasakları dünyayı  yaşanır  bir hayat düzenine dönüştürmeyi amaçlamıştır. Her şey Allahın dilemesi ile var olmuştur. Arz ve semavat Allah’ın emrindedir. O dilerse var olanı bir anda yok eder.

 

            Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Yaptığını güzel yapan ve kimseye ihtiyacı olmayan Allah’tır.

            Gerekli görürse[ sizi giderir ve yeni bir nesil getirir.

            Bunun Allah'a zor gelecek tarafı da yoktur.(Fatır 35/15-17)

                       

Korona ile olur başka şekilde olur, bizim kökümüzün kazınamayacağına inanıp yaşamımıza aynen devam ediyoruz. Olaylardan hiç ders çıkarmıyoruz. Allahın her an yaratma, her an bir iş üzerinde olduğunu unutuyoruz. 

 

 

         Dağılmasın diye gökleri ve yeri tutan Allah'tır. Onlar dağılacak olsa onları Allah’tan başka kimse tutamaz. O yumuşak davranır, çok bağışlar.

           Kendilerine uyarıcı gelirse, toplulukların her birinden daha doğru yolda olacaklarına dair bütün güçleriyle yemin ettiler. Kendilerine uyarıcı gelince de sadece nefretleri arttı.

Nefretlerinin artması, orada büyüklük taslamalarından ve kötü düzen kurmuş olmalarından dolayıydı. Oysa kötü düzen, onu kuranların başını yakar. Öncekilere uygulana gelen yasaya bakmazlar mı? Allah'ın yasasının yerine geçecek bir şey bulamazsın. Sen Allah'ın yasasında bir sapma da bulamazsın.

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görsünler. Onlar, bunlardan daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakabilecek yoktur. Bilen o, ölçü koyan odur.

Allah insanları işlediklerine karşılık hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde tek bir hareketli canlı bırakmazdı. Ama onları, o belirlenmiş ecellerine kadar erteler. Sürelerinin sonu gelince gereğini yapar. Allah kullarını görmektedir.(fatır 35/41-45)

 

Kötü düzenin bir parçası oluyoruz. Bu konuda bizi Allahın ayetleri ile uyaran olduğunda da ona kızıyoruz, hatta ondan nefret ediyoruz. Allahın yerleri ve gökleri bir yasaya göre yarattığını düşünmüyor, bizden öncekilerin ve kendimizin yaşadıklarından gerekli dersleri çıkarmıyoruz. Yine de  Allah Halimdir. Bizleri yaptığımız yanlışlardan dolayı hemen cezalandırmıyor. Bize mühlet veriyor. Ki Allah’a kulluğumuzu hatırlayıp günahlarımızdan dolayı af diler ve iyi bir insan olmayı başarırız diye.

İşte sabır ayı, kuran ayı ramazan; Allahın ayetleriyle buluşmak için bir fırsat. Yeni bir başlangıç için bir fırsat. Daha İyi bir insan olmak için, daha iyi bir dünya için bir fırsat.

Ramazanınız mübarek olsun. Sağlıkla bayrama kavuşuruz inşallah.

Bu yazı 804 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar