MÜSLÜMAN İÇİN GÜNLERİN VE YILLARIN ANLAMI
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
ALİ KERRAR ULU

ALİ KERRAR ULU

güncel konular

MÜSLÜMAN İÇİN GÜNLERİN VE YILLARIN ANLAMI

08 Ocak 2021 - 15:32

Günler geçiyor, aylar geliyor. Aylar miadını dolduruyor. Yıl bitiyor. Yeni bir yıl başlıyor. Dünya hayatı böyle devam ediyor  ve kıyamete kadar da böyle devam edecektir.  Peki, dünyayı bu haliyle, şu şekliyle kim idare ediyor? Şurası muhakkak ki onu yapan, yaratan ve idarecisi Allah’tır. Onun sonsuz ilim ve iradesiyle günler, aylar, yıllar, geceler ve gündüzler hiç şaşmadan böyle devam edecektir. İşte Rabbimiz şöyle buyuruyor:

Güneşi bir ısı ve ışık kaynağı, Ay’ı da aldığı ışığı yansıtan bir aydınlık kılan,  takvim ölçülerini yılların sayısını ve vakitlerin hesabını öğreneseniz diye Ay’a her ayın başından sonuna kadar her gün için belirli evreler tayin eden odur. Allah bütün  bunları anlamsız ve birer tesadüf eseri olarak değil ancak ve ancak yüce bir hikmet  uyarınca ve  belirli bir gaye  için yaratmıştır.

 Bakın; Allah akıllarını kullanacak ve hakikati bilip anlayacak bir toplum için ayetleri işte böyle açık ve net olarak ortaya koyuyor.

Gerçekten de gece gündüzün birbiri ardınca gelmesinde ve Allah’ın göklerde ve yerde yaratmış olduğu  bunca varlıklarda aklını kullanan ve haksız önyargılardan  sakınan bir toplum için onun sonsuz kudret ve merhametini gösteren nice mucizeler ibret verici mesajlar ve işaretler vardır.”

(Yunus 10, 5-6. Ayetler, Açıklamalı Kuran-ı Kerim Meali)

Rabbimiz kainatı tam bir düzen ve uyum içerisinde, bozulmadan devam edecek şekilde yaratmıştır.  İnsanların ve bütün yaratıkların hayatlarını huzur ve mutluluk içinde devam ettirmelerini sağlamıştır. İnsanlar ay ve güneşin hareket tarzlarına göre yılları değerlendirmişler ve kendi takvimlerini belirlemişlerdir. Hıristiyanlar hazreti  İsa’nın doğumunu göz önüne alarak Aralık ayının son haftasını kutsal kabul etmişler ve miladi yılın başı olarak da 1 Ocak tarihini yılbaşı olarak kabul etmişlerdir. Müslümanlar da kameri ayları göz önüne alarak Muharremin birini yılın başı olarak kabul etmişlerdir. Büyük çoğunluk ve batı alemi yılbaşını Ocak 1 olarak kabul etmişler ve gelecek yılın ilk günü olarak nitelendirmişlerdir. Bir de ayrıca Hıristiyanlar, İskandinav mitolojisindeki tanrı Odin’i esas alarak Noel Baba efsanesini de bu yılbaşının içine dahil etmişlerdir. Her ne olursa olsun, aylar ve yıllar öyle veya böyle Rabbimizin ilim ve iradesiyle devam ediyor. Herkese göre ay ve yılların adları ayrı olabilir. Bunlar insanların takdirine kalmıştır. Yeni bir yılın başlamasını kutsallaştırarak yad etmek kişilerin inancına, anlayış ve kültürüne bırakılmıştır.

 Yeni yıl kutsallaştırılarak yad edilmemelidir. Hıristiyan ve Batı dünyasının  Hazreti İsa’nın doğumu ile efsane Noel Baba fikrini;  oyun, eğlence, insan tabiatına aykırı yol ve yöntemlerle yad etmesi  yanlıştır. Yılbaşı gecelerinde çamların kesilmesi, ateşlerin yakılması , mumların alevlendirilmesi, içkiler, kumarlar ve çeşitli ahlak dışı yöntemlerle yad edilmesi bizim dini inancımıza uygun değildir. Müslüman insanlar olarak yılbaşlarını içkilerle, kumarlarla, ağaçlar keserek, hindileri boğazlayarak yad edemeyiz.

 Müslüman, müslümanca yaşar, sevgili peygamberimiz aleyhüsselamı  örnek alır. Bayramlarını  ve mutlu günlerini Kuran’a ve sünnete ters olmayacak şekilde yad eder. Peygamberimiz (sav): “Kim (şekil ve amelde) bir kavme  benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.”  Buyurur. Sevgili peygamberimiz Medine’ye hicret ettiğinde Yahudilerin Muharrem  ayının 10. Gününde oruç tuttuklarını gördü. Onlara sordu: Bu ne orucudur?  “Onlar da Hz. Musa’nın firavunun zulmünden kurtulduğu ve firavunun suda boğulduğu gündür .” dediler. Peygamberimiz de  “Madem ki öyle biz de Müslüman olarak  Muharremin 10. Gününde oruç tutarız. Fakat onlara benzememek için oruca bir gün öncesinden başlarız veya 10’unda başlar, bir gün daha ilave ederek ertesi gün de oruç tutarız.” Buyurmuştur.

Allahüteala kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’de “ Hıristiyan ve Yahudileri dostlar kabul etmeyin. Siz onların dinine girmedikçe onlar sizleri dost kabul etmezler.” Buyurdu. Müslüman ancak müslümanın dostudur. Mü’min erkekler, mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İyiliği emrederler, kötülükten men ederler. Namazı kılarlar, zekatı verirler, Allah’a ve Rasulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azizdir, hakimdir.”   (Tövbe 9, Ayet 71)

İşte bu ayet-i kerimeyle Allah,  Müslümanları Hıristiyan ve Yahudileri taklit etmemelerini  ve birbirlerini hak ve dürüstlük konusunda uyarmalarını istiyor.

 İşin en acı yanlarından biri de İslam ülkelerinde de yılbaşlarında içki, kumar, piyango gibi faaliyetlerin adet haline gelmesidir. Halbuki Allah “Ey iman edenler, şarap (sarhoş edenler) kumar , putlar ve fal okları şeytanın işinden olan birer pisliktir. Ondan sakının, ola ki kurtulursunuz.  Şeytan, şarap ve kumarla aranızda ancak düşmanlık ve kin bırakmak, Allah’ın zikrinden ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?”  (Maide  5, 90-91. Ayet) 

Bir Müslüman ülkesi olarak, ülkemizde yılbaşı gecelerinde bazılarınca yılbaşı kutlaması adı altında çirkin işler yapılırken, yılbaşı gecesinde de milli piyango çekilişleri yapılıyor. Kumarın adı da millileştirilmiş. Dinimizde kültür ve örfümüzde olmayan bu uygulama milletimizin geleceği açısından sonlandırılmalıdır. Yılbaşlarını inancımıza, örfümüze uygun tarzda yad edelim. Yılbaşları ömürden bir yılı eksildiğini haber verir. O zaman, elimizi başımıza alıp düşünelim: Geçen yılımızı nasıl geçirdik? Maddi ve manevi yönden neler kazandık, neler kaybettik?  Onlara bir bakalım. Gelecek yıl da dünya ve ahretimiz için neleri yapmamız gerektiğine karar verelim. Kendimize hemen şunu soralım: Eyvah, ömrümden bir yıl daha kaybettim. Acaba bir yıl daha yaşayacak mıyım? Diyerek kendimize bir çeki düzen verelim. Allah hepimize yaşadığımız gün ve yılları rızasına uygun tarzda geçirip, ebedi olan ahiret hayatımızdaki cennet nimetlerini hak ederek huzuruna varma azim ve iradesini versin. Müslümanları Kuran ve sünnetin ışığında hareket ederek fasık, zalim, kafir  ve münafıkları taklit etme  düşüncesinden uzak kılsın… Amin.

Günler geçiyor, aylar geliyor. Aylar miadını dolduruyor. Yıl bitiyor. Yeni bir yıl başlıyor. Dünya hayatı böyle devam ediyor  ve kıyamete kadar da böyle devam edecektir.  Peki, dünyayı bu haliyle, şu şekliyle kim idare ediyor? Şurası muhakkak ki onu yapan, yaratan ve idarecisi Allah’tır. Onun sonsuz ilim ve iradesiyle günler, aylar, yıllar, geceler ve gündüzler hiç şaşmadan böyle devam edecektir. İşte Rabbimiz şöyle buyuruyor:

Güneşi bir ısı ve ışık kaynağı, Ay’ı da aldığı ışığı yansıtan bir aydınlık kılan,  takvim ölçülerini yılların sayısını ve vakitlerin hesabını öğreneseniz diye Ay’a her ayın başından sonuna kadar her gün için belirli evreler tayin eden odur. Allah bütün  bunları anlamsız ve birer tesadüf eseri olarak değil ancak ve ancak yüce bir hikmet  uyarınca ve  belirli bir gaye  için yaratmıştır.

 Bakın; Allah akıllarını kullanacak ve hakikati bilip anlayacak bir toplum için ayetleri işte böyle açık ve net olarak ortaya koyuyor.

Gerçekten de gece gündüzün birbiri ardınca gelmesinde ve Allah’ın göklerde ve yerde yaratmış olduğu  bunca varlıklarda aklını kullanan ve haksız önyargılardan  sakınan bir toplum için onun sonsuz kudret ve merhametini gösteren nice mucizeler ibret verici mesajlar ve işaretler vardır.”

(Yunus 10, 5-6. Ayetler, Açıklamalı Kuran-ı Kerim Meali)

Rabbimiz kainatı tam bir düzen ve uyum içerisinde, bozulmadan devam edecek şekilde yaratmıştır.  İnsanların ve bütün yaratıkların hayatlarını huzur ve mutluluk içinde devam ettirmelerini sağlamıştır. İnsanlar ay ve güneşin hareket tarzlarına göre yılları değerlendirmişler ve kendi takvimlerini belirlemişlerdir. Hıristiyanlar hazreti  İsa’nın doğumunu göz önüne alarak Aralık ayının son haftasını kutsal kabul etmişler ve miladi yılın başı olarak da 1 Ocak tarihini yılbaşı olarak kabul etmişlerdir. Müslümanlar da kameri ayları göz önüne alarak Muharremin birini yılın başı olarak kabul etmişlerdir. Büyük çoğunluk ve batı alemi yılbaşını Ocak 1 olarak kabul etmişler ve gelecek yılın ilk günü olarak nitelendirmişlerdir. Bir de ayrıca Hıristiyanlar, İskandinav mitolojisindeki tanrı Odin’i esas alarak Noel Baba efsanesini de bu yılbaşının içine dahil etmişlerdir. Her ne olursa olsun, aylar ve yıllar öyle veya böyle Rabbimizin ilim ve iradesiyle devam ediyor. Herkese göre ay ve yılların adları ayrı olabilir. Bunlar insanların takdirine kalmıştır. Yeni bir yılın başlamasını kutsallaştırarak yad etmek kişilerin inancına, anlayış ve kültürüne bırakılmıştır.

 Yeni yıl kutsallaştırılarak yad edilmemelidir. Hıristiyan ve Batı dünyasının  Hazreti İsa’nın doğumu ile efsane Noel Baba fikrini;  oyun, eğlence, insan tabiatına aykırı yol ve yöntemlerle yad etmesi  yanlıştır. Yılbaşı gecelerinde çamların kesilmesi, ateşlerin yakılması , mumların alevlendirilmesi, içkiler, kumarlar ve çeşitli ahlak dışı yöntemlerle yad edilmesi bizim dini inancımıza uygun değildir. Müslüman insanlar olarak yılbaşlarını içkilerle, kumarlarla, ağaçlar keserek, hindileri boğazlayarak yad edemeyiz.

 Müslüman, müslümanca yaşar, sevgili peygamberimiz aleyhüsselamı  örnek alır. Bayramlarını  ve mutlu günlerini Kuran’a ve sünnete ters olmayacak şekilde yad eder. Peygamberimiz (sav): “Kim (şekil ve amelde) bir kavme  benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.”  Buyurur. Sevgili peygamberimiz Medine’ye hicret ettiğinde Yahudilerin Muharrem  ayının 10. Gününde oruç tuttuklarını gördü. Onlara sordu: Bu ne orucudur?  “Onlar da Hz. Musa’nın firavunun zulmünden kurtulduğu ve firavunun suda boğulduğu gündür .” dediler. Peygamberimiz de  “Madem ki öyle biz de Müslüman olarak  Muharremin 10. Gününde oruç tutarız. Fakat onlara benzememek için oruca bir gün öncesinden başlarız veya 10’unda başlar, bir gün daha ilave ederek ertesi gün de oruç tutarız.” Buyurmuştur.

Allahüteala kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’de “ Hıristiyan ve Yahudileri dostlar kabul etmeyin. Siz onların dinine girmedikçe onlar sizleri dost kabul etmezler.” Buyurdu. Müslüman ancak müslümanın dostudur. Mü’min erkekler, mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İyiliği emrederler, kötülükten men ederler. Namazı kılarlar, zekatı verirler, Allah’a ve Rasulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azizdir, hakimdir.”   (Tövbe 9, Ayet 71)

İşte bu ayet-i kerimeyle Allah,  Müslümanları Hıristiyan ve Yahudileri taklit etmemelerini  ve birbirlerini hak ve dürüstlük konusunda uyarmalarını istiyor.

 İşin en acı yanlarından biri de İslam ülkelerinde de yılbaşlarında içki, kumar, piyango gibi faaliyetlerin adet haline gelmesidir. Halbuki Allah “Ey iman edenler, şarap (sarhoş edenler) kumar , putlar ve fal okları şeytanın işinden olan birer pisliktir. Ondan sakının, ola ki kurtulursunuz.  Şeytan, şarap ve kumarla aranızda ancak düşmanlık ve kin bırakmak, Allah’ın zikrinden ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?”  (Maide  5, 90-91. Ayet) 

Bir Müslüman ülkesi olarak, ülkemizde yılbaşı gecelerinde bazılarınca yılbaşı kutlaması adı altında çirkin işler yapılırken, yılbaşı gecesinde de milli piyango çekilişleri yapılıyor. Kumarın adı da millileştirilmiş. Dinimizde kültür ve örfümüzde olmayan bu uygulama milletimizin geleceği açısından sonlandırılmalıdır. Yılbaşlarını inancımıza, örfümüze uygun tarzda yad edelim. Yılbaşları ömürden bir yılı eksildiğini haber verir. O zaman, elimizi başımıza alıp düşünelim: Geçen yılımızı nasıl geçirdik? Maddi ve manevi yönden neler kazandık, neler kaybettik?  Onlara bir bakalım. Gelecek yıl da dünya ve ahretimiz için neleri yapmamız gerektiğine karar verelim. Kendimize hemen şunu soralım: Eyvah, ömrümden bir yıl daha kaybettim. Acaba bir yıl daha yaşayacak mıyım? Diyerek kendimize bir çeki düzen verelim. Allah hepimize yaşadığımız gün ve yılları rızasına uygun tarzda geçirip, ebedi olan ahiret hayatımızdaki cennet nimetlerini hak ederek huzuruna varma azim ve iradesini versin. Müslümanları Kuran ve sünnetin ışığında hareket ederek fasık, zalim, kafir  ve münafıkları taklit etme  düşüncesinden uzak kılsın… Amin.

Bu yazı 132 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar