DÜNYANIN EN DERİN NOKTASI: MARİANA ÇUKURU
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Ceyda ÇAKIR

Ceyda ÇAKIR

www.kitabıneksiksayfaları.com

DÜNYANIN EN DERİN NOKTASI: MARİANA ÇUKURU

21 Temmuz 2019 - 12:24

Mariana Çukuru; Pasifik Okyanusu’nda Japonya ve Endonezya’nın ortasında, Mariana Adalarının yanında bulunmaktadır. Bu çukur dünyanın en derin çukuru olarak bilinir. Öyle ki Everest’i ters çevirip bu çukura yerleştirdiğimizde çukurun dibine hala 1 kilometreden fazla mesafe olduğu görülür. Durum bu şekilde olunca haliyle insanlarda oldukça yoğun bir merak duygusu uyandırmıştır. Nasıl oluştuğu, içinde hangi canlıların yaşadığı, dibine inmenin mümkün olup olmadığı gibi sorular yanıtlanana kadar insanların kafasını kurcalamıştır.

Mariana Çukuru’nun Keşfi

1951 yılında bir grup bilim insanı “Challenger II” gemisiyle Pasifik Okyanusu’nda araştırma yaparken ilginç bir bulguya rastlarlar. Denize saldıkları sonda 10.863 metre derinliğe inerek dünyada bilinen en derin çukurdan daha derin bir çukur olduğunu gözler önüne serer. Bulunan bu yer günümüzde “Mariana Çukuru” olarak adlandırdığımız dünyanın en derin noktasıdır.

Çukurun Oluşumu

Yapılan son ölçümlere göre Mariana Çukuru’nun en derin noktası 10.994 metre, genişliği ise 69 kilometre olarak ölçülmüştür. Suyun içine atılan 1 kiloluk metalin dibe ulaşması 1 saat sürmektedir. Üstelik Mariana Çukuru’nun dibindeki basınç yeryüzündeki basıncın neredeyse 1000 katıdır. Bu denli derin bir çukurun nasıl oluştuğu araştırıldığında sebebin levha hareketlerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. İki okyanusal levha birbirine yaklaşıp çarpıştığında yoğunluğu diğerinden fazla olan levha diğerinin altına girer. Bu olaya “dalma” adı verilmektedir. Dalma durumu sonucunda okyanus dibinde derin çukurlar oluşur. İşte Mariana çukuru da bu şekilde oluşmuştur.

Mariana Çukuru’nun İlk Ziyaretçileri

Merak, çoğu zaman korkularımızın önüne geçebilecek kadar güçlü bir duygu olmuştur. Mariana Çukuru en çok merak edilen yerlerden biri olsa da içinde ne tür hayvanların yaşadığı bilinmediğinden ve denizin kilometrelerce derinliğinde basıncın ne gibi felaketlere yol açabileceği kestirilemediğinden dolayı korkuyla bakılan bir yer olmuştur.  Ancak 23 Ocak 1960 yılında korkularını bir kenara bırakıp merakına yenik düşen 2 adam, Mariana Çukuruna inmeye karar vermiştir. ABD Donanması'ndan Teğmen Don Walsh ve İsviçreli bilim insanı Jacques Piccard, çok yüksek basınçlara dayanabilen Batiskaf adını verdikleri bir denizaltı ile 3 saat 15 dakikada dalışı gerçekleştirmişlerdir. 10.916 metre derinliğe korkusuzca inmeyi başaran bu iki adam suyun derinliklerinde 20 dakika kalarak araştırma yapmışlardır.

En Garip Bulgu

Başarı ile gerçekleşen ilk dalıştan sonra uzun bir süre Mariana Çukuru’na inmeyi düşünen kimse olmamıştır. Ta ki 25 Mart 2012 yılına kadar. Titanik, Terminatör, Aliens ve Avatar gibi ünlü filmlerin yönetmenliğini ve aynı zamanda prodüktörlüğünü yapmış olan James Cameron beklenen 2. dalışı gerçekleştirmiştir. Kendine ait özel tek kişilik denizaltısıyla dalış yaparak saatler süren bir araştırma yapmıştır. Daha sonra bir denizaltı kaşifi olan Victor Vescovo da Mariana Çukuru’nda 11 kilometre derinliğe inerek dalış rekorunu kırmıştır. Vescovo’nun denizin dibinde bulduğu en ilginç bulgular arasında plastik poşet ve şeker ambalajları bulunmaktadır. Denizlerimizi bir çöplük olarak kullandığımızın bundan daha iyi bir kanıtı olamazdı. Vescova, insanların neleri başarabileceğini dünyaya sunmak isterken aslında insanların doğayı korumayı nasıl başaramadıklarını gözler önüne sermiştir.

Mariana Çukuru Canlıları

Yapılan dalışlarda birçok canlı türü keşfedilmiştir. Bu canlılar yüksek basınca dayanıklı bir vücut yapısına sahiptirler. Hatta denizin 5-6 metre derinliğinde görülen bakteri miktarının, basıncın 1000 kat daha fazla olduğu derinliklerde 10 katına çıktığı görülmüştür. Elbette kilometrelerce derinlikte suyun sıcaklığının çok düşük olması beklenir. Ancak Mariana Çukuru’nun tabanında oluşan volkanik püskürmeler suyu ısıtarak canlıların yaşamasına olanak verecek bir dereceye getirmektedir. Ayrıca burada yaşayan canlıların yaşları yüzlerce yılı bulmaktadır. Bu nedenle tarih öncesi dönemden beri genetik yapıları değişmeyen canlılar olduğu düşünülmektedir. Her dalışta canlıların incelenmek üzere fotoğrafları çekilmiş ve numuneler alınmıştır. Bir de suyun derinliklerinde kaydedilen ürkütücü bir ses kaydı vardır. Daha sonra ses kaydındaki ürkütücü seslerin boyları bir bina kadar olan devasa dişsiz balinalardan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Merak edenler bu ses kayıtlarına internetten ulaşabilirler.

http://kitabıneksiksayfaları.com/f/dünyanin-en-deri̇n-noktasi-mari̇ana-çukuru

Bu yazı 5502 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar