UNUTULAN SANATLARIMIZDAN FİLOGRAFİ
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Ceyda ÇAKIR

Ceyda ÇAKIR

www.kitabıneksiksayfaları.com

UNUTULAN SANATLARIMIZDAN FİLOGRAFİ

01 Ekim 2018 - 15:42 - Güncelleme: 05 Şubat 2019 - 13:50

Osmanlı döneminde pek çok kişi tarafından icra edilip yakın tarihte neredeyse kimsenin bilmediği sanatlardan biri de filografidir.  Tam unutulmaya yüz tutmuşken günümüz sanatçılarından elini uzatıp bu sanatı karanlıklardan çıkaranlar olmuştur. Hatta çok daha iyisini yaparak bu güzel sanatı başkalarına da öğretmişlerdir. Bu nedenle filografi günümüzde gittikçe adını daha fazla duyurmaya başlayan, belki de eski ününe kavuşan bir sanat haline gelmiştir.

Filografinin Tarihçesi

Filografinin doğuş yeri olarak Orta Doğu gösterilmektedir. Tıpkı diğer sanat dallarında olduğu gibi filografi de çevre ülkelere yayılarak zamanla bütün dünyanın bildiği bir sanat olmuştur. Nasıl ortaya çıktığı hakkında yeterince bilgi olmasa da Osmanlı Devleti’nde birçok kişi tarafından icra edildiği bilinmektedir. Ancak koşulların yetersizliği ve sanatın gereklilikleri yüzünden Osmanlı’nın son dönemlerinde çok arka planda kalmıştır.

Yapım Aşamaları

Öncelikle filografi sanatına başlamadan önce üzerinde çalışılacak olan desen tasarlanıyor. Seçilen desen bir kağıdın üzerine çiziliyor. Desenimiz kumaşla kaplanmış 12 mm’lik tahta plakaya aktarılıyor. Bu tahta plaka, sunta ve kavak olmak üzere iki tipte de kullanılıyor. Sunta oldukça dayanıklı olsa da ağırlığı yüzünden bazı sanatçılar tarafından tercih edilmeyebiliyor. Kavak, suntaya nazaran daha hafiftir. Ama onda da çivileri çakarken bazı çivilerde yamulma olayı yaşanabiliyor. Bu yüzden kavak tahta kullanılırken suntaya göre biraz daha dikkatli olmak gerekiyor. Seçilen tahta istenilen bir kumaşla kaplanıyor. Kumaşla kaplı tahta plakanın üzerine konulup ortalanan çizim kağıdı, desendeki çizgiler baz alınarak tahtaya çivilerle işleniyor. Daha sonra bu kağıt yırtılarak çivilerden çıkartılıyor. İsteğe bağlı olarak çiviler boyanıp verniklenebiliyor. Sıra geldi işin en önemli noktasına. Kişi ustalığını asıl bu noktada sergiliyor. Desene uygun renkte teller seçilerek çiviler arası örülmeye başlanıyor. İlk olarak desenin hasır olarak adlandırılan kısmı örülüyor. Daha sonra desen karşılıklı çiviler yerine desene uygun olarak çapraz çiviler arasında örülerek görsel bir ziyafet veriliyor.  Yapılan bu örme işleminde desenin işlenmesinden sonra en önemli nokta tellerin çivilerin üstüne çıkmamasıdır. Böyle bir durum yaşandığında görsellik bozulup tellerde bozulmalar olabiliyor.

Avantaj ve Dezavantajlarıyla

Filografi malzemeleri en ucuz olan sanatlar arasında gösterilse de yapımı korkunç bir sabır gerektirmektedir. Hatta bu yüzden muhteşem görünüşüne aldanıp bu işe girişenlerin sabredemeyip bıraktıkları sıkça şahit olunan bir olaydır. Günlük 2-3 saatin üzerinde çalışmak oldukça yorucu olduğu için çoğu sanatçı tarafından bu saatlerin dışına pek çıkılamıyor. Demem o ki filografi herkesin başarabileceği bir sanat değildir.  Ama başaranların sabırlarına sabır ekleyen, ruhlarına dinginlik verip dertlerini unutturan bir uğraş olduğu da yadsınamaz bir gerçektir. Bu özelliği yüzünden ABD’de öğretimine oldukça önem verilmiştir. Psikolojik güzel etkileri göz önüne alınarak evlerde bile kurs verilmiştir. Böylece filografi toplumda huzur sağlamak üzere kullanılan bir araç haline gelmiştir. Filografinin bir diğer güzel yanı ise desen sınırlamasının olmaması ve desenlerin kişinin hayal gücüyle aynı oranda artmasıdır. Bu da sanatçının hislerini eserine yansıtmasını kolaylaştırıp pek çok kişi ve yaş grubuna hitap etmesini de sağlar. Yani zaten evrensel olan sanat, filografi ile tekrar can bulup evrenselliğini tekrar kanıtlama imkanı bulmaktadır.

Fotoğraflar "filografitersanesi" adlı instagram sayfasından alınmıştır.

http://kitabıneksiksayfaları.com/f/unutulan-sanatlarimizdan-fi̇lografi̇

 


Bu yazı 2062 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar