ADALET VE HUKUK ÖNEMLİ…
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Hasan Basri HÜRATA

Hasan Basri HÜRATA

İNCEDEN NOTLAR

ADALET VE HUKUK ÖNEMLİ…

14 Eylül 2018 - 12:00

Bizde bir konu; birilerince anlatılınca, birilerince yazılınca ve birileri konusunda varsa kıymet ifade eder. Hatta konunun değerinin önüne bile geçilebilir.
Peşinen “Haklarını hakkıyla teslim ederim.” Kısa yazıma öyle başlayayım da sonunda hakkımda yanlış düşünce üretilmesin…
Pazar günü Hıncal Uluç “Günün İçinden” sayfasında Adli Yıl açılışı ile ilgili bir yazı döşenmiş. 
Sanatçı Sunay Akın, bir anı yad etmiş: Sans-Souci Sarayının anısını… 
Almanya kralı 2. Frederick -1750 yılında-Berlin civarında kır gezintisi yaparken bir yel değirmeni görür eski püskü bir şeydir. Görevlilere: “Burayı satın alın ve bana yazlık bir saray yapın,” der. 
Değirmenci inat eder değirmeni satmaz. Değirmenci “Sen kralsın, paran çok, git başka yerde yap sarayını” deyince Kral Kraliyet gücünü ortaya koyar. 
O zaman Değirmenci, “ Sen kralsın ama Berlin’de de hakimler var.” Der ve Alman hukuk sistemini bir satırda anlatıverir…
Saray da fonunda bu değirmen olarak yapılır ve Alman Hukuk sistemi adeta abideleştirilir…
Cumhuriyetimizin banisi Atatürk -daha henüz Mustafa Kemal iken- Almanya seyahatinde bu konuya önem verir ve bu sarayı ziyaret eder. Buradan esinlenerek de “Adalet mülkün temelidir.” Sözünü serdediverir ve Mahkeme salonlarına bu söz fon olarak yazılır.
Sunay Akın, bu anıyı anlatınca salondakiler ayakta alkışlar. Hıncal Uluç da konuyu köşesine yazıverir…
Birden kendi tarihimizi zihnimde yokladım. Hem Yıldırım Bayezit’te hem de Fatih Sultan Mehmet’te örnekler var. Acaba -Sunay Akın- birileri bu iki örnekten birisini anlatsaydı aynı alkışı alır mı idi?
-Mirim birisini anlat da alkışlanacak mı yoksa gümbürtüye mi gidecek gör? Boşuna vehim etme. 
- Tamam. Osmanlı Devletini kuran Osman Gazi 1326 yılında vefat eder. Oğlu Orhan Gazi 1326’da padişah olur ve o yıl Bursa’yı fethetmek ona nasip olur. Orhan Gazi, fütuhata devam eder ve Bizans kraliyet ordusunu Palekanon Savaşı(1329) ile yener… İçinde yaşadığımız SULTANBEYLİ İlçesi yöresi ve AYDOS Kalesi dahil bir hayli Bizans toprağı Osmanlıya geçer; Bizans kendi kabuğuna doğru çekilmeye başlar. Hatta İstanbul’un fetih programının başlangıcını bu bölgenin alınmasına kadar götürenler olur.
Orhan Gazi vefatı(1360) sonrası oğlu 1. Murat padişah olur ve KOSOVA’da şahadeti (1389)neticesinde de 1. Bayezit (Yıldırım) Padişah olur. 
Balkanlarda genişleme devam ederken Asya’nın ortasından başlayan İpek Yolu ticaretinin son halkasını canlandırmak için Bursa’da bir kompleks düşünülür; hanlar, hamamlar, ticaret yerleri ve cami. 
Şimdiki Koza Han ve Bursa Ulu Camisinin(1399) yeri istimlak edilirken gayri Müslim bir kişinin küçücük bir arsası da komplekse katılması esnasında bir rızasızlık ortaya çıkar ve inadım inat olay çözülemez.
İşte o zaman örfe hak hukuka İslam’a dayalı Osmanlı hukuku devreye girer ve dindar inat gayri Müslime söz verilir: “Senin arsanı camiye katmayacağız” diye. Bu alan Bursa Ulu Camisinde şadırvan olarak bırakılır. El an da hala şadırvan olarak kullanılmaktadır…
-Mirim -eğer hukuka saygılı isen- koca Bursa’yı alırsın da işte o küçücük avuç içi kadar yeri alamazsın. İki olayın benzer tarafları demeyeyim ana konu aynı. Ama rivayetçileri, anlatan ve yazan o kıymette değil. Hele bir de işin için de büyük Ata’mız olmayınca konunun pek kıymeti harbiyesi olacağını umma. 
-Haklısın sevgili Kahyam haklısın. Rüzgar batıdan eserse uçurtma öyle yükseliyor.

Bu yazı 168 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar