AK ŞEMSETTİN… KIRIK GÖNÜL…
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Hasan Basri HÜRATA

Hasan Basri HÜRATA

İNCEDEN NOTLAR

AK ŞEMSETTİN… KIRIK GÖNÜL…

25 Ekim 2017 - 10:46

Gönül ehli, narin olur; hem kolay kırılır hem de zor memnun olur…
-Mirim durup dururken; 29 Mayıs İstanbul’un Fethi değil, bir şey değil…  Nereden çıktı bu Ak Şemsettin Hazretleri yazısı?
-Kahya Efendi,  tv. kanalının birinde; dedikodu, özel hayatlara müdahale, paparazzi öyle dip yaptı  öyle dip yaptı ki; RTÜK hayırlı bir iş yapıp o kanala ceza verdi. Eskiden kapatma idi. Şimdi o yayın saati durduruluyor –o program saati kadar- “kamu spotu” denilen kamuya faydası hayrı dokunacak yayımlar yapıyor. İşte öyle bir yayında  İstanbul Büyük Şehir Belediyesince hazırlanmış olan AK ŞEMSETTİN belgeselini izledim. 
-Mirim hay Allah razı olsun… Demek ki;  İBB’nin bu tür yatırımlara ayıracak hem kaynağı var hem aklı eriyor. Ne mutlu. Lafını böldük ama kusura bakma.
-Olsun. Konu şu… Ak Şemsettin, hem gönül hem de kafa adamı. Kafa adamı  bir hekim ve düşünür. Gönül adamı tasavvufta yeri var.  İstanbul’un manevi fatihi lakabı var.  İstanbul alındıktan sonra ne oldu da bu çok derin işari konulara mazhar olan bu kentte kalmadı?.. Günümüzde dahi ancak ıkıla sıkıla 4.000 nüfusu olan bir ilçeye gitti?.. GÖYNÜK’e… Bulunduğu külliyenin arsasını bir vatandaş bağışlar. Devlet üç beş dönümlük bir arasa mı veremedi?.. Yoksa gözden mi düştü devlet tarafından?.. “Padişahı etkisi altına almasın deyuuuu…” Kovuldu sürüldü de  Göynük’e öyle mi zorunlu ikamete  gitti? Ya da kahrederek kendisi mi gitti İstanbul’dan? Anlaşılan o ki; mektuplar aracılığı ile Fatih Sultan Mehmet’le irtibatını kesmemiş. Dilinin döndüğünce gönlü hükmünce nasihat ve önerilerde bulunmuş.
Ak Şemsettin’e reva olan konu bana bir şey hatırlattı: Osmanlının Duraklamasını ve gerilemesini çeşitli tarihi olaylarla ilişkilendirip 1699 yılına bağlarlar. Anladım ki; Selçukluların devamı  Osmanlının zirve yapması 29 Mayıs 1453. İstanbul’un alınması. Hatta çağ değişim tarihi olarak bile alınır. Orta Çağı kapatır Yeni Çağı başlatır.
İşte o zirveden sonra Osmanoğlunun inhitatı gurubu başlar…  Ak Şemsettin’e reva olan “İNSAN KADRİNİ BİLEMEMEK”  devam eder gider… Demek oluyor ki; yıkılan devletler insan kaynaklarının değerini bilememekten kaynaklanıyor. Vehimler ve insanına şüphe ile yaklaşım devletin bekasını değil fenasını hazırlıyor.
Ak Şemsettin’i uzaklaştırıyorsun , Piri Reis’i- ki o ünlü dünya haritalı denizcimiz- asıyorsun yaşı 81… Hezarı fen Ahmet kelleyi zor kurtarıyor Bostancı Başının kılıcından…
-Mirim desene bu işin gün yüzüne çıkması yevmi kıyamete kaldı…
-Evet Kahya Efendi, C. Hak: “ahkemül hakimindir.” Yani:  “Hüküm verenlerin en isabetli olanıdır.”  Sürüldü mü, yoksa kendi rızası ile mi gitti?.. Ne olursa olsun: Gönül ehlini kırmak kolay, memnun etmek zor olsa gerektir… İşte örnek bu…

Bu yazı 1867 defa okunmuştur .

Son Yazılar