BAKIŞ AÇISI… UĞUR OLA… KADEM OLA…
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Hasan Basri HÜRATA

Hasan Basri HÜRATA

İNCEDEN NOTLAR

BAKIŞ AÇISI… UĞUR OLA… KADEM OLA…

14 Nisan 2015 - 12:19

Köşe yazarlığı zordur bence… Muhabirlik, hali anlatırsın; doğruyu yanlışı adalet bilir. Bazı köşe yazarları da silahşördür; ya bir takımın, ya bir partinin… Bilirisin ki, o adamdan o kelamdan başkası çıkmaz… Hele bir de satılmışsa; -çok zor anlaşılır derler ya inanma- dünyada en kolay anlaşılan koku, para kokusudur. En keskin parfüm halt eder yanında…
    Köşe yazarlığı neden zordur?.. Hak adına iki kelam edecekseniz; kelamınız doğru olacak, temeli-mesnedi sağlam olacak, sen temsilde kusur etmeyeceksin, üstüne üstlük de beğenilmeyeceksin… 
-Neden Mirim?.. Beğenilmemek… 
    -Balzac’ın bir sözü var: “Doğruyu anlatmak, söylemekten zordur” demiş hazret(!)
    -Mirim amma da okkalı söylemiş…
    Geçenlerde emekliliği içine sindirememiş; gayet nazif, nezih, nezaket sahibi bir beyle tanıştım. İkramı bol. Esnaf… Adem Büyükköroğlu… Hediyelik eşya ticareti ile uğraşıyor… Saatler, bakır eşyalar, cam, seramikler, ahşaplar, hat yazıları derken  on beş yirmi metre karelik şirin dükkanı cezbesi yüksek... Bir düşünsene:  Sünnete uyup, hediyelik eşya almak isteyenlere yardımcı oluyor…
    Neden köşe yazarlığı zor? Zaten bilirdim de Adem Bey’le teyit ettim nefsime… Kendi ayarlarımı kontrol ettim tekrar…
    Geçenlerde üç beş hacetimi giderdim… Ellerimde şeffaf poşetler… Yine gıda ve diğer emtiayı satan bir işyerine girdim. Poşetlerimi koydum yere; sağı solu gözledim, rafları-vitrinleri ve birkaç hacetimi alırken bir şey fark ettim:
    “Satış elemanı, bana yardımcı olurken; bir taraftan da benim poşette, aldıklarımı inceliyor, göz ucuyla kestirmeden.” 
    İçimden Allah-u alem “Şöyle bir elemanı olan işyeri sahibi ne kadar şanslı…Amca bu eşyaları neden bizden almamış,” diye inceliyor… Ona göre de politika geliştirmeye kendini adamış iş yerleri, batmazlar… Gelişirler… “Bravo” dedim  kendi kendime… 
Bu olayı dile getirince; Adem Bey, önce bir duraladı… Sonra:
-Bak Hocam, sen iyi niyetlisin… Ama herkes senin gibi düşünmeyebilir; toleranslı da olmaya bilir… Elemanlar hata etmiş…
İşte Adem Bey’in ne denli nezaket sahibi olduğu belli oldu…
Ayrıca da hayat adamı… Gezmiş gün görmüş biri. 
Tahiyyet-ül mescit Namazı ile yazımı incelemiş… Bizim Türk-İslam’ında Tahiyyetül Mescit Namazı pek adet değildir… Bu namaz genelde Orta Doğu ve biraz daha güneyi Araplarda yaygındır, yazımı okur okumaz zihnine not etmiş ve:
-Hocam Türkiye’mizin doğusunda da Tahiyyet ül-Mescit Namazı yaygındır, demesi de çok gezmişliğine ve dikkatine verilmelidir…
Eh şükürler olsun ki, yazılarımızı dikkate alıp artık eksik okuyup düzeltmeyi yapabilen okurlarımızın olması için C. Hakka ne kadar şükretsek az…
-Mirim bakış açısını anladık… Uğur ola…Kadem  ola… 
-Ha o mu? Yeri bir eşya veya otomobil alınca hayırlı uğurlu olsun. Kadem ola da “ayağı iyi bassın” anlamına dua… 

 

Bu yazı 1807 defa okunmuştur .

Son Yazılar