“BİR BİLEN OLMAK…”
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Hasan Basri HÜRATA

Hasan Basri HÜRATA

İNCEDEN NOTLAR

“BİR BİLEN OLMAK…”

13 Ocak 2017 - 10:57

Azı çoğa, kötüyü iyiye, acıyı tatlıya katık ederek geçermiş insanoğlunun ömrü… Haydi bunlar dış ortam
şartları… Bir de insanın naturası var: Beden, akıl ve ruh. Bu üçlünün oranı ve birbirine uyumu insanın
mükemmelliğini gösterir.
Zamanın yenemediği hiçbir şey yoktur…
Gün gelir insanoğlunun bu üçlü dengesi bozuluuuuur. Ne çare?
Ya ateh bunama hastalığı bizi sarar; alzhimer,ateh, akıl dengeniz bozulur… Ya bir köşeye siner
cesaretiniz kaybolur ruhunuz yıpranır, ürkek-korkak bir şey olursunuz…
İnsanoğlu bu ikilinin nakısasını kabul eder.
-Mirim bir de beden yıpranır; yaşlanırsın, kocarsın. Yaş kemale erdi derler; insanoğlu bu halini kolay
kolay kabullenemeeeeeez. Neden dersen?
-Nedenmiş o Kahya Efendi.
-Neden olacak Mirim? Bir düşün bakalım; akıl kemale ermiş, yılların birikimi var… Coşmuş, bilgi
dağarcığın dolmuş taşıyor. Bilgi güçtür derler ya; akıl o zaman ruhu da tetikliyor, elinde kılıç kendisini
Hz. Ali zannediyor… Halbuki, refleksler yavaşlamış, beden yaş kemale ermiş, diz tutmaz, göz görmez,
kulak duymaz hale geliyor… Oysa aklın ve ruhun gençliği, dinçliği diriliği bedenle uyumsuz hale
geliyor…
-Kahya Efendi ya da beden sağlıklı, ruh akıl sağlıklı ama çağ değişimini kabullenemiyor. Çevre faktörü.
O zaman ne yapmak gerek?
-Mirim işte o zaman kişilik itibarını koruyacaksın ve BİR BİLEN OLMAYI KABULLENİP rolünü doğru
oynayıp hala ayakta olduğunu, haykırıp dik duran bir mum gibi etrafını ışıtmaya devam edeceksin.
İnsanoğlu elektriğin kadrü kıymetini muma “mum olunca” anlarmış. İşte bir bilenin kıymeti de o
zaman takdir edilir.
-Kahya Efendi haklısın… Bir bilen olmak tabiri rahmetli Demirel’le ortaya çıktı…
-Aman Mirim durrrr orada!!!... Merhum o bile papalığa talip olmuştu.
-Tamam Kahya Efendi diyeceğim kalmadı. Haydi gel şu BİR BİLEN konusunu güncelleyelim.
Akşehir’de SIRA YARENLERİ GELENEĞİNİN duayeni bir abimiz var: NEVZAT GÜRBÜZ BEY… Bu işin irifini
girifini her şeyine vakıf. O da çok isabetli bir kararla; artık ben, danışılan konuşulan “BİR BİLEN
OLMALIYIM” deyip gençlere bu işin doğrusunu anlatmaya öğretmeye karar vermiş. Bunun en isabetli
yolunun da medyadan geçeceğine karar verip AKŞEHİR POSTASINDA KARAR KILMIŞ.
İnşallah çok yakın bir zamanda sıra tefrikalar halinden Akşehir’imizin medarı iftiharı bu kültür edep
dağarcığını dünyanın ortasından dünyanın taşrasına aktarmaya başlayacağız.
Bizi takip etmeye devam edin. Bu belgesel yazı dizisini kesip saklayın sizin de arşiviniz olsun…
Saygılarla… 

 

Bu yazı 2321 defa okunmuştur .

Son Yazılar