BÜROKRASİ…BİR AVUÇ BUĞDAY…
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Hasan Basri HÜRATA

Hasan Basri HÜRATA

İNCEDEN NOTLAR

BÜROKRASİ…BİR AVUÇ BUĞDAY…

27 Mayıs 2015 - 09:38

-Mirim BÜROKRASİ…

-Tamam Kahya Efendi. Vaktidir. Önce önbilgiler.

-O ne demek Mirim?..

-Kahyacığım, ana konuyu öğrenmek istiyorsan ön bilgilerden başlayacaksın. Bir konuyu da anlamamışsan ön bilgin eksiktir.

-Mirim her neyse bir de bunlarla uğraşamam. Sen esas konuya gel. Ne yapacaksan yap…Bana da izah etme… Teslim… Dinlemeye hazırım…

-Tamam. Gelsin kuralımız: Sen bilgi için bütününü ortaya koymazsan o sana parçasını vermez. Eski tabiri de şu: Sen ilme küllünü vermezsen o sana cüz’ünü vermez.

-Kahya Efendi önce kısaca K.Kerim’den alıntılar yapalım.Ön bilgiler için… K.Kerim ayetleri, türlü türlü anlam ve tanımlarla; farklı işlevler taşır. Mesela: “Sakın Allah’ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.” İbrahim 47… Bu ayet, hal, durum ve iman ayetidir… Allah peygamberleri aracılığı ile bildirdiği şeylerden döneklik yapmaz. Cennet vaat ettiği ise o şartları kapsayanları oraya koyar. Cehennem için de aynı… Bak ayete, O bir de intikam sahibidir, diyor. O da, sakın haaaaa insanların aczlerine bakarak onlara zulmetmeyin…Ben aciz kullarımın sizin hoyrat gücünüzle incitilmesini kabul etmem veeeee onların intikamlarını alırım.Siz bilirsiniz, diyor. “Amenna.”

-Başka:   “Rabbine ibadet et ve (yalnız O'nun adına) kurban kes.” Kevser 2. Davranış emrediyor.

-Başka:  İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Umulur ki, dönerler diye (Allah) onlara yaptıklarının bir kısmını kendilerine tattırmaktadır. (Rum Suresi, 41) Yeryüzünü ben size temiz, düzenli teslim ettim…Siz bencilliğiniz yüzünden çevreyi kirlettiniz, dünyayı yaşanmaz kıldınız, diyor.

Başka: Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır. Zuhruf 32… Burada; akıl,zeka,beceri, alt yapı-üst yapı, kadın-erkek, her neyse insanları farklı yarattığını ve sebebini açıklıyor…

-Tamam Mirim burada biraz duralım.

-Az sabır, bekle! Durmayalım. K.Kerim alıntıları bunlar. Gel bir de bu son ayete bakarak tarihsel süreçte psiko-sosyolojiye bir göz atalım. İnsanlar nimet paylaşacakları zaman mı yan yana gelirler… Yoksa tehlikeden korunacakları,temel ihtiyaçlarını temin edecekleri zaman mı?

-Mirim güldürme beni, sen hiç insanların nimet paylaşacakları zaman birilerini çağırdıklarını gördün mü? Hakkı olan hakkını zor alıyor bu devirde. Tabi ki, külfet ve sıkıntılar insanları birbirine yaklaştırır…

-Kahya Efendi, yadırgama ama bu kainat kuruldu kurulalı böyle. Hep hırlaşmalar nimet bölüşümündedir.

İşte bu ayete bakarak insanlar farklı yaratılmışlar.

-Amenna. Doğru. Bu konuda niçin-neden sorusu da aptallık. Çünkü C.Hakk sebebini de açık açık yazmış.

-Tamam bak, bu hal ayeti, vaziyet bu…Buna göre sosyolojik görev dağılımı yapın diyor mu? “Evet.”

-Güç ve erk sahiplerine de adaletten ayrılmayın! Acizleri ezerseniz, size sorarım diyor mu? “Evet.”

Yani bazıları yönetecek bazıları yönetilecek diyor mu? “Evet.”

-Gel bakalım şimdi de tarihsel süreçte, kimler yönetmiş, kimler yönetilmiş, yönetimler niçin doğmuş bakalım… Tarihe bakınca bu kadar kalabalık devletler ve sosyolojik toplumlar yok. Aileden başlamış, oba, soy boy, klan, kabile falan… Onların reisleri; o grubun en yiğit, en güçlü, en fedakar  kişisi. Hayvanları avlar, cesur ve mahirdir. Yiğittir, kişileri ezmez. Fedakar ve adildir herkese yetecek eti her gün dağıtır. Cesurdur obasını tehlikelerden korur. Artık o kabilenin her şeyidir. Vekil harcı, bekçisi, idolü, tiranı, mayorku hatta öyle ileri gidildiği dönemler olmuş ki, gerdek başısı…

Her şey aslında bir avuç buğdayın başında koptu. Dünyadaki, bütün bürokrasi, bir avuç buğdayın başının altından çıktı.

-Atma Mirim, o alayişli, mutantan devlet düzenleri, Başkanlar,Yardımcıları, gizli açık istihbarat, askeriye-maliye, mülkiye, adliye Türkiye-kafiye olsun diye söyledim- hepsi bir avuç buğday ha…

-Evet. Bak şöyle: İnsanoğlu kendisine yeteceğinden fazla buğdayı üretince ne yapacağını bilememiş.

-Ne var bilmeyecek Mirim. Depolarsın tamam…

-Yaaa işte o, göründüğü kadar basit değil. Aynı coğrafyanın yakın bir başka yerinde kuraklık olmuş ve açlık varsa ne olacak?

-Ne olacak ya paylaşacaksın.Ya onlar gelip bir yolla almak isteyecekler…Ya da çalmak isteyecekler… O zaman da aralarında hır çıkacak…

-İşte bekçilik, maliye, mülkiye, askeriye, adliye sistemleri buraya dayanır. O buğdayın üretilmesi, dağıtılması, insanların psiko-sosyolojik dinamiklerinin yönlendirilmesi ve o meşhuur bir avuç buğdayımızın korunması olayını gerçekleştirenlere BÜROKRAT bu eylemlerin tamamına da BÜROKRASİ diyoruz.

-Tamam Mirim, şimdi anladım sende olanı korumak için güçlü bir bürokrasi şart demek ki

-Tamam ama onda olanı onun elinden almak için daha güçlü bürokrasi gerekir, unutma. Malum ya Arif Nihat Asya merhumun sözüdür: “Kendi memesini emen inek şişmanlamaz.

-Mirim bu sefer uffff yaaaa, demeyeceğim. Doydum.Tatmin oldum…

 

Bu yazı 1674 defa okunmuştur .

Son Yazılar