DÜNYA SEVGİSİ…
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Hasan Basri HÜRATA

Hasan Basri HÜRATA

İNCEDEN NOTLAR

DÜNYA SEVGİSİ…

22 Eylül 2018 - 13:03

Kalbinde dünya sevgisi olmayan kişi olamaz; sadece dozu tartışmalıdır.
Bazıları, dünyayı ahiretin tarlası olduğu için sever. Bazıları hedonisttir dünyevi hazların peşindedir onun için sever. Bazılarının dünyalığı denktir düğünde gülmeyip cenazede ağlayamasa bile rahvan giden o tipler de dünyayı severler.
-Mirim belki de Efendimizin “Hubbül vatan minel iman/ Vatan sevgisi imandan kaynaklanır” hadisi Şerifinin bir yansıması olmaya?
-Kahya Efendi, “vatanı arazi parçası görmek” gafletinde olma seküler yapı gibi… İslam’ın ve Efendimizin vatan anlayışını iyi incelemek gerekir… Zira İslamın vatandan anladığı fiziksel coğrafyası değil; İslami adap ve edeple yaşayabildiğin, hür olduğun, davranışlarını özgür iradenle seçtiğin yerdir vatan. İslamı ivazsız garazsız yaşamaya çalıştığın yerdir vatan. 
-Mirim bu yargıya nereden vardın? Dünya Sevgisi; az ya da çok, herkesin kalbinde vardır, diye…
-İnsan şuurla kelimeleri seçerek konuşur da- o zaman ne olduğunu anlamaya bilirsin- ama öfke veya sevinç anında hislerini kontrol edemediği bir anda ya da rüyasında şuuraltında söylediği sözler o insanın tamı tamına karakterini gösterir.
-Evet Mirim bir insanın değerini –bazıları- sevinçli iken mutlu iken övgü kelimeleri ile kızdığında nefret ettiğinde yergi kelimelerinden ölçerlermiş. Ancak rüyayı duymamıştım. En nihayet rüya; aslı yok astarı yok, derler ya.
-Kahya Efendi mesele başka. Bugün Cuma Namazını Sultan Ahmet’te kılmak nasip oldu; kadim dostum ahretliğim Elhan Sezen’le. Namaz sonrası Mustafa Haşimoğlu Beyle yeni dost edinip gönlümün kaynaştığı Şerif Ali Bey hemşerimizle buluşmak da nasip oldu. O bakımdan nasipli günümdü. Ezana yarım saat kala yerimizi aldık. Vaiz Efendi çok akıcı bir dille hamasetten fazla temel bilgilere dayalı hikayecilikten uzak vaazını yaptı. Hatta bir ara bir rüyasını anlattı…
Rüyaya başlarken –Allah var- “Haydi bakalım hayırlısı”dedim. İnşallah bazı günümüz şeyhleri gibi “Rasulüllah Efendimiz bizim eve teşrif etti; bana lütfu inayetlerde bulundular” vâri olmaz inşallah, dedim.
Vaiz Efendinin rüyası şu: Rüyasında hatiften sanırım bir ses “Bugünkü kahvaltı, senin son kahvaltın olacak” der. Hocamız da: “ Yani ben yarın bu güzel şeylerle kahvaltı yapamayacak mıyım?.. Çoluk çocuk birlikte olamayacak mıyım?,” deyip hayıflanmış/korkmuş… Hemen peşi sıra da uyanmış.
-Mirim mesele burada yatıyor işte. Şimdi anladım; rüyada konuştuğun şeyler şuuraltının yansıması Hocamızda da gizli bir dünya muhabbeti var. “Ben yani yarın bu güzel kahvaltıyı çoluk çocuk yapamayacak mıyım? Bu güzel şeyleri bir daha yiyemeyecek miyim? İbareleri Hocamızın kalbinde “Dünya Muhabbetinin” sıfırlanmadığının bir göstergesi… Halbuki ahrete göçecek ve ömrünü cenneti anlatıp herkese model olmaya çalışan bir kişinin bir kahvaltıya bu kadar paye biçmesi pek doğru olmasa gerektir. Halbuki Yunus’un tavrı ne: “Ballar balını buldum Kovanım yağma olsun.” Hocamız: “Ben Rabbimden davet aldım. Gerçek sevgiye gerçek sevgiliye göçüyorum ne işim olur kahvaltıyla” demesi biraz daha uygun kaçardı sanırım…
-Evet Kahya Efendi haklısın… Rüyaları bir fırsat bilip eksik gediğimizi tamamlamanın yoluna bakmak gerekiyor demek ki…

Bu yazı 923 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar