HA ZEYBEK… HA ÇİFTETELLİ.AYMAZLIK…
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Hasan Basri HÜRATA

Hasan Basri HÜRATA

İNCEDEN NOTLAR

HA ZEYBEK… HA ÇİFTETELLİ.AYMAZLIK…

06 Nisan 2018 - 19:45

İsterse de harmandalı ya da 9/8’lik kıpır kıpır roman havaları; insan oynadığı oyunun anısını hatırasını iyi bilmeli.
Çooook zevkle dinlediğimiz Egemizin zeybek havası tarzı- belki de edebiyat ve sanatımızda- tek denizle alakalı ilk türkülerimizden… İzmir kökenli. Anonim. Beste değil; halkımızın yüreğinden terennümler. “Ah bir ataş ver. Cigaramı yakayım.” Bu türkü efelik yiğitlik temasından çıkıp ağıt olmuştur. Artık bu türkü o modla dinlenmelidir; saygı ile…
"Ah Bir Ataş Ver Cigaramı Yakayım" türküsü için şöyle bir hikaye anlatılır: 
Tarih 4 Nisan 1953, Saat 02:15; yer de Çanakkale Boğazı Nağra Burnu açıklarıdır. Gittiği uzun ve yorucu bir seferden dönen Dumlupınar Denizaltısı, Nağra Burnu açıklarında İsveç bandıralı Nabuland şilebi ile çarpışmıştır. Üstelik hava da soğuk ve kapalıdır. Göz gözü görmemektedir. Dumlupınar Denizaltısı çarpışmanın etkisiyle saniyeler içinde sulara gömülmüştür. 
Gemide ise 81 kişilik mürettebattan 59 mürettebat hayatını kaybetmiş ve geriye yalnızca 22 kişi sağ kalabilmiştir. Fakat bu 22 kişi geminin torpido bölümünde mahsur kalmıştır. Burada kimse ile iletişim kuramayan mürettebat kurtarılmak için nasıl bir yol bulacaklarını düşünmektedir. Sonra akıllarına bir fikir gelir ve telefon şamandırasını su yüzeyine fırlatırlar. Bu sayede gemi ile irtibat da sağlanmış olur. Gemidekiler bu sağ kalan 22 kişiyi kurtarmak için adeta seferber olurlar. Fakat 22 kişiyi uyarmaktan da geri durmazlar. Uyarıları şöyledir: "Oksijeni idareli kullanmak istiyorsanız şarkı-türkü söylemeyin ve sigara kullanmayın!" 
Aradan saatler geçmiştir ve kurtarma çalışmaları halen devam etmektedir. Mahsur kalan 22 kişinin ise umutları da tükenmektedir. Tam bu anda bir anons gelir: "Türkü söyleyebilirsiniz ve sigara içebilirsiniz." O 22 kişi hep bir ağızdan bu türküyü söyler… “Ah bir ataş ver. Cigaramı yakayım.”
-Mirim sadece o mu? Tokat Yöremizin o meşhur türküsü “Hey on beşli on beşli Tokat Yolları taşlı On beşliler gidiyor kızların gözü yaşlı.” Bu türkü ile oynayanları gördüm. “Başın öne eğilmesin”le; sarmaş dolaş koklaşa öpüşe dans edenleri gördüm. 
Hele hele tekke musikimizin en güzel örneklerinden olan“Saba Mevlevi Peşrevi” ile “Mevlana” oynadık abi demeleri yok mu? Üstelik bir de “oynattık demiyorlar”? Kahrediyor beni…
-Kahya Efendi örnekler bitmez; işin özü şu: İnsan nerede ne ile gülünüp eğlenilip oynanacağını iyi bilmeli. Ne zaman ne kadar ağlanacağını da… Hayatı ne tî’ye almak ne de hayatı kendine zehir etmek doğru değil. Şu aymazlığımızdan kurtulmak lazım…

Bu yazı 1337 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar