KOALİSYON KABİNE…TAVİZ VE RÜŞVET… CAMBAZ SOPASI…
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Hasan Basri HÜRATA

Hasan Basri HÜRATA

İNCEDEN NOTLAR

KOALİSYON KABİNE…TAVİZ VE RÜŞVET… CAMBAZ SOPASI…

17 Haziran 2015 - 09:37

O nasıl bir psikolojidir anlamış değilim… Sen kalk, Niagara Şelalesi’nin bir ucundan diğer ucuna çelik bir halat ger; say ki Boğaziçi Köprüsü… Ve üzerinden yürüyerek geç… Haydi hızını alamadın ABD’de Manhattan Bulvarında iki bina arasına ger çelik halatını ve geçmeye kalk… Tabi buna polis izin vermedi…

Önemli değil…  Ama hala duygularının bir köşesinde duruyordur eminim… 

-Mirim; sen dünyaca ünlü ip cambazı Nil Wallenda’dan mı bahsediyorsun… Hani şu 2012’de Niagara’yı ABD’den Kanada’ya doğru geçen adamdan. Guiness Rekorlar kitabına girmişti…
-Evet. Veya benzerlerinden…

-Mirim ne gördün ki onlarda… Yoksa sende mi özendin ip cambazlığına?..
-Kahya Efendi güldürme beni… Ben evin balkonundan aşağıya bakamıyorum sen cambazlıktan bahsediyorsun…  Ben onların şahsiyetleriyle, psikolojileriyle ilgili değil başka bir şey gördüm olaylarında… 

-Mirim ne gördün? Paylaş bakalım; biz de bundan böyle onlara öyle bakalım…
-Kahyacığım ……baz eki; Farsça… Bir son ek…Tutan, yapan, meşgul olan anlamına geliyor… Çenebaz: Geveze, çok konuşan… Şahbaz: Becerikli, yetkili… Dilbaz: Gönül tutan, gönül çelen… Canbaz: Canını ortaya koyabilen…
-İyi de bizim ki; CAMBAZ…

-Aslı CANBAZ… Arapçanın tesirinde kalarak “N” harfi, peşi sıra gelen “B” harfinden dolayı ses değişimine uğramış ve “N” harfi, “M” harfine dönüşmüş… IKLAB olmuş…  Tıpkı: PERŞEMBE, ÇARŞAMBA kelimesinde olduğu gibi… Farsça …ŞENBE: Gün demek. Çaharşenbe: Dördüncü gün… Pençşenbe: Beşinci gün…  Neyse bu kadar gramer yeter… 
Hatta Kurban Bayramlarında; kurbanlık koyunları koçları(!) alıp satanlara da CAMBAZ tabiri kullanılır…
Bir de; işini, hep düşeş noktasında ayarlayabilen kişilere de “çok cambaz adam” derler…

Politikacılar için de “çok cambaz adam” dedin mi bil ki, küllüğü güllük gösterip ağzı çok çok iyi laf yapıyor demektir…
Tabi ki şimdi sen, yazının konusu bunlar mıydı? Dersin. Bunlar uvertür laflar…
Bana göre, cambazların uzuuuunca bir sopası olur; onunla dengelerini korurlar… Sağa sola kaydırarak dengede dururlar… Ayrıca bu sopayı simetrik de tutmak zorundadırlar… Asimetrik olamaz…
Şu fani insanoğlunun sürmekte olduğu hayatını, ipte yürümeye benzetirsek; bizi hayatta dengede tutan,  o sopanın simetrik fonksiyonunu, RÜŞVET ve TAVİZ’e benzetiyorum ben…

Bir menfaat sağlamak için makamdaki yetkiliye bir şey verirsin ona RÜŞVET derler… Dinen  günah, kanunen suç, ahlaken de kötü… Amenna… 
Taviz ise insanı şahsiyet zaafına düşürür; bizdeki, nazik kibarca karşılığı ÖDÜN VERMEK… Ne dinen günahtır, ne de kanunen suç;  eh ahlaken de bıçağınız nereye kadar keserse…   

Eşine dostuna, evladı ıyaline, torun torbana, konu komşuna, amirine memuruna; ister taviz vererek, ister rüşvet vererek hayatını sürdürür gidersin…
Sürdürürsün gidersin de biri seni uyarıncaya kadardır aymazlığın…
İşte o farkındalığı sağladığında da; ilk harcayacağın kişi, seni aydıran o kişi olur.
-Mirim ben alınırım ha…
- Günaydıııııın…Saygılar ve sevgilerimle…    Haydi haydi mutlu ol; sen benim laflara bakma…

-Mirim senin taviz-rüşvet metodu güncel konu KOALİSYON KABİNE kurma çalışmalarında da geçerli değil mi?.. -Ağzına sağlık; nasıl da yakıştırırsın. Koalisyon kabine de aynı metotla kurulur…”

Bu yazı 1477 defa okunmuştur .

Son Yazılar