ORTA DOĞU BARIŞI…
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Hasan Basri HÜRATA

Hasan Basri HÜRATA

İNCEDEN NOTLAR

ORTA DOĞU BARIŞI…

16 Nisan 2018 - 14:51

Açık oturumların birisinde; Orta Doğu’da barış sağlanmasını: Türkiye, İran, Suudi Arabistan ve Suriye’nin masaya oturup ittifak yapmasına bağladılar, şükürler olsun.

Bu yargı bana şunu düşünmemi sağladı: İmkanı mümkün kılmak; mümkünü hayal etmek…

Aslında insanoğlu ömrünü bu gelgit içerisinde heba eder. 
Başarılı olanlar için, imkansızı mümkün kılanlar zannedilir; aslında başarılı insanlar imkanı mümkün kılmış olanlardır. İmkanlarınız doğrultusunda şartları tamamlayıp mümkün olmuşsa zaten hükmü kader işlemiş demektir. İmkansızın mümkün olduğu bir hükmü kader yoktur.

Peki insanoğlu imkanlarını mümkün kılamıyorsa ne olacak? 
Olacak şey bellidir; o zaman ömrünüzü -imkanları mümkün kılma çabası yerine-mümkünleri hayal etmekten başka bir şey yapamazsınız.

Orta Doğu Barışı da görünüşe göre “mümkünün hayalinden” başka bir şey görünmüyor.

-Neden Mirim? Niçin böyle düşünüyorsun?

-Eşiniz gebe… Bebek bekliyorsunuz. Hazırlığınız bir bebeğe göre. Bir bakıyorsun ki; beşiz çocuğunuz olmuş… Ne olacak şimdi? Ekstradan dört tane çocuğu kucağında bulan ailenin durumu gibi; ülkemiz ve Orta Doğu, çoğu sorunları istemeden kucağında buluyor da ondan. Yani kısaca imkanlarının risklerini hesap edememekten. Meşhur darbı meseldir: “Altın dolu küpün üzerinde oturmak zordur.” Nimetiniz var ama onu koruyacak kudretiniz yok… Nimetle kudret dengesizliği…
-Mirim senin bu tespitine; “Tespit doğru ama işe yaramıyor” derler…

-Ne yapalım Kahya Efendi elimizden bu geliyor. Sen olayları çözmeye açıklamaya uğraşıyorsun bense insanoğlunun genel yaklaşımına dikkat çekiyorum.

Bu yazı 357 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar