SU SAVAŞLARI… MİSAK-I MİLLİ… ARZ-I MEV’UD…
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Hasan Basri HÜRATA

Hasan Basri HÜRATA

İNCEDEN NOTLAR

SU SAVAŞLARI… MİSAK-I MİLLİ… ARZ-I MEV’UD…

23 Aralık 2016 - 10:51

Değil mi ki; reşitsin, zaman geldiğinde tercihini belirteceksin ve oy kullanacaksın… Oy verdiğin parti veya grubun görüşlerine saygı duyuyorsun demektir o iş…
-Mirim bir de hayatın gerçekleri var. Hayatın gerçeklerini kucağında bulursun da bazı olaylara bulaşmaktan uzak duramazsın.
-Ne gibi Kahya Efendi?
-Ne gibi olacak? Madem ki Orta Doğu’da yaşıyoruz; Irak ve Suriye ile sınır komşusuyuz. Orta Doğu’da Batılıların projeleri bizi de etkiler. BOP Büyük Orta Doğu Projesinin neresindeyiz? Düşünmemiz gerektir.
-Kahya Efendi durup dururken bu yüksek siyaset nereden çıktı?
-Geçen gün Hanım Efendi ile sohbet ediyordunuz ya oradan çıktı…
-Evet… Düşünen bir beyniniz ve aynı değerleri paylaştığınız bir aileniz varsa lay lay lom dizilerin ötesinde medyayı takip edip, incelemeniz olur. Falan filanla nasıl flört edivermiş, kim ne yemiş, kim ne giymiş, kim kimin gelini umurunda olmaz.  İşte bu meyanda bir sohbetti daha ciddi konulardı bizim ki…
Türkiye’nin Orta Doğu politikası ne olmalıdır? Acaba bu kadar Orta Doğu Devlet ve Halklarına bulaşmak doğru mu? Diye söze başladık… 
-Mirim bunda bilmeyecek ne var: Türkiye, Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün bölünmesini istemiyor.  Neden dersen?  Şayet bu iki devlet arazisinde yeni devletçikler çıkarsa bilir ki AKTÖR DEVLETLER bu sefer de Türkiye’nin Doğusuna el atacaklar. Mirim yine neden dersen? ŞUAN ÜLKEMİZ İÇİN ADI KONULMAMIŞ BİR SU SAVAŞI VARDIR da ondan…
Batılı devletler petrol gerekçesi ile petrol havzaları için 1. Dünya Savaşını yaptılar. Tam dört sene sürdü. Top yekün nice canlara mal oldu. Biz beş birim şehit vermişsek eminim ki İtilaf Devletleri 10 birim insanını kaybetti. Kendi nüfusu yetmedi kiralık paralı askerlerle Avustralya, Yeni Zelanda, Hindistan gibi uzak doğu Devletlerinden asker ithal ettiler. Bizim paramız olmadığı için de Anadolu’muzun saf samimi Mehmet’inden başka askerimiz olmadı; Balkanlar ve  Orta Doğulu kardeşlerimizi elde bir sayarsak. 
Savaş bitti İtilaf Devletleri sonunda masaya muzaffer edasıyla oturdular...
Bu ekip tarafından da Orta Doğu Devletleri bu haliyle şekillendirildi; çeşitli zorlamalarla…
Şimdi ise; bizim Misakı Millimiz gibi  İsrail’in de  onların da Arz-ı Mev’ud’ları var… Onların “KIZIL ELMASI” da bu , Yani: Fırat Dicle Havzasını ele geçirmek.
-Kahya Efendi bir devletin iki temel kaynağı vardır. Bir: Toprağı. İki: Suyu. Haklısın. Irak ve Suriye için Dicle Fırat en hayati noktadır.
Gel istersen kısaca Fırat ve Dicle’nin SAYISAL VERİLERİNE VE BİZE İFADE ETTİĞİ FONKSİYONA bir bakalım:
Fırat Ülkemizin en velud verimli ırmağıdır.
Başlangıç noktaları Ağrı’dan  kaynayan Murat, Erzurum’dan kaynayan Karasu’dur. Fırat Nehri Erzincan, Tunceli, Elazığ, Malatya, Diyarbakır Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa’dan geçtikten sonra Önce Suriye sonra da Irak topraklarını sular… Sonra Dicle ile birleşir ve Şattül arap adını alarak Basra körfezine dökülür.
Toplam uzunluğu 2.800 km, Türkiye sınırları içinde kalan bölümün uzunluğu ise 1263 km'dir. 720.000 km² su toplama havzasınasahiptir. Türkiye'nin en geniş havzasına sahip olan Fırat Nehri yılda ortalama 30 milyar m³ su taşımaktadır. Bu suyun %80'i Keban barajının yukarısından kaynaklanır. Kış yağışların kar şeklinde olmasından dolayı debi 200 m³/sn'dir. Yağmurlar ve kar erimeleri sebebiyle ilkbaharda hızla yükselerek 2000 m³/sn'ye ulaşır. Temmuzdan itibaren azalmaya başlayan su Eylül-Ekim aylarında en düşük seviyeye ulaşır[1].
Fırat Nehri'nin rejimi Türkiye'deki diğer akarsulara göre daha düzenlidir. Mart ile Haziran ayları arasında yavaş yavaş kabarır, Temmuz ile Ocak ayları arasında çekilmiş olmasına rağmen yine de bol su akışı olur.
Fırat  üzerine ülkemizin en büyük barajları inşa edilmiştir. Bu barajlardan Keban (Elazığ),Karakaya (Malatya-Elazığ),Atatürk (Adıyaman-Şanlıurfa),Birecik (Birecik) ve Karkamış  (Kargamış) Barajları tamamlanmıştır. Ayrıca Fırat'ın suyu, inşa edilen Şanlıurfa Tünelleri ile Harran Ovası’na ulaştırılmıştır. Binlerce yıldır kuru tarım yapılan ovada sulu tarıma geçilmiş, katma değeri yüksek tarım ürünleri yetiştirilmeye başlanmıştır.
Fırat üzerine kurulmuş beş HES ile Türkiye hidroelektrik üretiminin %31'i elde edilir. Nehir, yüksek dağlar arasında dar ve derin vadilerden akması hidroelektrik potansiyelinin yüksek olmasını sağlamıştır.
Fırat Nehri ayrıca turistik ve sportif amaçlar için de kullanılmaktadır.
Geldik DİCLE’ye:
Doğu Anadolu Elazığ yöresinden çıkar.  Irak’a hayat verdikten sonra da Şattül arap la Basra’ya dökülür Fırat’la birleşerek…
Toplam uzunluğu 1900 km’dir. Ülkemiz topraklarında kalan bölümün uzunluğu ise 523 km’dir. Debisi ortalama 360 m³/sn dir. Eylül ayı ortalarında 55 m³/sn ile en küçük Şubat sonunda 2263 m³/sn akımı ile büyük değişiklik gösterir. Akarsuda genellikle Yaz sonu kuraklığı ve Sonbahar başı yağış noksanlığı nedeniyle suyu azalır. Buna rağmen kış sonu yağışı ile ilkbahar başındaki karların erimesinden oluşan su ile kabarır.
Ayrıca bu iki ırmak yan yana paralel aktıkları için de ortada kalan kısma Mezopotamya adı verilir. 
Mezopotamya iki ırmak arasında kalan iyi sulanabilen arazi demektir ve bir coğrafi terimdir. Dünya’da iyi yerde vardır. Biri. Orta Doğu Mezopotamya’sı diğeri de Amazon Mezopotamya’sıdır. Güney Amerika’da… 
Kısaca şu ki; şu an Ülkemizi meşgul eden terörün bana göre ana sebebi adı konulmamış bir SU SAVAŞIDIR… 

Bu yazı 3084 defa okunmuştur .

Son Yazılar