ÖGRETMENLERİMİZ ...'' VURDUĞUN YERDE GÜL...
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Kaya SERT

Kaya SERT

KAYA GİBİ

ÖGRETMENLERİMİZ ...'' VURDUĞUN YERDE GÜL BİTER...''

27 Kasım 2018 - 19:08

ÖĞRETMENLERİMİZ '' 
...'' VURDUĞUN YERDE GÜL BİTER...''

Öğretmenlik mesleği, bin yıl öncesine giden, uzun bir geçmişe dayanır. Selçuklu da öğretmenlik genel olarak "din adamlığı", "hocalık", "imamlık" ve "müezzinlik" ile iç içe bir meslekti. Dinsel ağırlıklı çok işlevli bir meslek niteliği taşıdığından eğitim kurumlarından sıbyan mekteplerinde öğretmenlik "muallimlik" olarak, medreselerde öğretmenlik ise "müderrislik" olarak adlandırılmaktaydı.. Bu durum Osmanlında 15.Yüzyıl ortalarına kadar Selçuklu dönemindekinin hemen hemen aynıydı.

Osmanlı döneminde ilk kez Fatih Sultan Mehmet, öğretmenlik mesleğine ayrı bir önem katmıştır 20.Yüzyılın ikinci on yılında biraz daha gelişerek anlamlı bir birikim oluşturmuştur. Bu birikimle birlikte somut bilimin yol gösterici ışığında yenilikçi, öğretmenlik mesleği açıkça ortaya çıkmıştır.

Öğretmen, en genel tanımıyla, öğrenmeye rehberlik eden kişidir. Bu süreçte öğretmenin önemli sorumlulukları, büyük fedakarlıkları vardır. Yaşadığımız çevrede her an ana baba çocuklarına, usta çırağına, öğretmenler öğrencilerine sürekli bir şeyler öğretirler. 1924 yılında öğretmenlik mesleği yasayla tanımlanarak bir meslek halini almıştır.

Öğretmenlik mesleği 2000 li yıllardan önce kıymetli takdir edilen saygı duyulan bir meslekti. Öğretmene öğrenciler teslim edildiğinde ''Eti senin kemi benim'' denerek, öğretmene verilene güven ve saygı ortadaydı. Dersini yapmayan çocuklara öğretmenin gösterdiği tepki büyümez, ''öğretmenin vurduğu yerde gül biter'' ile perçinlenirdi.

Sokakta, cadde ne olursa olsun, öğretmeninden korkardı öğrencileri, ona saygısızlık etmekten çekinirdi öğrenciler, veliler okula gitmez, her şeyi öğretmene bırakırdı. Emin ve güvenilen insandı öğretmenlerimiz. Hala da güvenli bir insan olmaya devam etmektedirler.

Öğretmenlerimize son zamanlarda yapılan çağ ve insanlık dışı davranışlar bulunmaktadır. Öğrencinin notunu sorgulayan veliler, öğretmene yumruk atan öğrenciler, Öğretmenine silah çekenler, pusu kuranlar, burnunu kıranlar, neden? kim bunlar? Neden böyle oldu? Saygıdan ve sevgiden yoksun aile eğitiminden yoksun yetiştirilen kişiler, gelecekle hiçbir bağlantısı olamayan, geleceği hiç düşünmeyen, babaya sırtını dayamış, nesil avcıları ... Emek nedir bilmeyenler...... Her şey para diyenler.... insanlıktan nasibini almayanlar.....

Size bilgi ve beceriyi anlatacak yeni nesiller yetiştirmesinde en önemli rol alan öğretmenlerimize, neden hakaretlerde bulunuyorsunuz? Belki siz her şeyi biliyorsunuz, neden okula gidiyorsunuz?, O zaman ne işiniz var okulda? Başkaların öğrenim hayatına müdahalede bulunduğunuzun farkında bile değilsiniz..... Bir girdaba giden balık misali suya dalıp-çıkıp gidiyorsunuz. Girdap ta boğulacağımızın bile farkında değilsiniz.

Çocuğunun okuldaki davranışlarından bihaber olan veliler, sizin çocuğunuz okumamak için elinden geleni sınıfta yapıyor, başka öğrencilerin öğrenimlerine mani oluyor, tüm aymazlıklarda baş rolleri oynuyor, Çocuklarımızın değil, öğretmenlerimizin lafı dinlenir olması dileğiyle, onlarında bir insan olduğunu unutmamak, hatırlamak....

öğretmenlere saygı göstermeli, çocuklarımızı eve geldiğinde sorgulamalı, öğretmene iyi davranması konusunda devamlı uyarmalıyız. 
Toplumumuzun iyi yetişmesi ve geleceğe hazırlanması konusunda binbir fedakarlık yapan öğretmenlerimize sahip çıkmalıyız. 
Beni bugünlere getiren, tüm yaşamımda yer alan tüm öğretmenlerimin ellerin öper, saygılarımı sunarım. 
Öğretmenlerim gününüz kutlu olsun....

Bu yazı 209 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar