İNSANI İNSAN OLMAYANA DÖNÜŞTÜRMEDE YALITILMIŞLIK
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Mustafa KARAAĞAÇLI

Mustafa KARAAĞAÇLI

Bir Akşehirli

İNSANI İNSAN OLMAYANA DÖNÜŞTÜRMEDE YALITILMIŞLIK

05 Aralık 2016 - 12:08

Yalıtılmış, özünden ve gerçeğinden uzak tutulmuş anlamında kullanılırken, yalıtılmışlık ecnebice “alienation” 
yani “yabancılaşma”  kavramıyla açıklanıyor.   Hareketli çağdaş yaşamın çözümlenmesi için inde  yalıtılmışlık halleri dikkate  alınıyor. Yalıtılmışlık  açısından kişinin  kendine,  ailesine  ve  topluma yalıtılmışlığı gözleniyor.  kendine yabancılaşma  insanın şu ya da bu şekilde kendi gerçekliğini kavramaktan uzaklaşması  iken; ailesine  yalıtılmışlık ailesel  bağların ve iletişimin zayıflaması olarak gözleniyor.  Toplumsal    yalıtılmışlık   toplumsal ilişkilerden dışlanma ya da yalnız kalma duygusu şeklinde kendini gösteriyor. 
Yalıtılmışlık  ile  ilgili gözlenenler;
•    İnsan çevresinden uzaklaşır.
•    İşinden  soğur.
•    Emeğinden  ve  ürününden   doyum  almaz.
•    Benliğinden uzaklaşır.
•    Ortamdan ruhsal olarak ayrılır.
•    Olgu ve  olaylara  yönelik  kavranabilirlik  azalır.
•    Düşünsel ve eylemsel  tutarsızlık artar.
•    Duyarlılıkları azalır.
***
Yalıtılmışlık  ile  ilgili hissedilenler;
1)Güçsüzlük: İnsanın geleceğini kendisinin değil   dış etkenlerin  yazgının  şansın ya da kurumların belirlediğini düşünür.

2)Anlamsızlık: Herhangi bir  etkinliğin  bir anlam taşımadığı ya da genel olarak yaşamın amaçsız olduğu düşüncesi gelişir.

3)Kuralsızlık: Toplumca benimsenmiş davranış kuralarına bağlılık duygusu  azalarak, davranış sapmaları ve güvensizlik hisleri yaşanır.
4)Kültürel yozlaşma: Toplumdaki yerleşik değerlerden kopma duygusu hissedilir.
Sonuçta, insanın ürünleriyle insanı boyunduruk altına alma ve  birbirine karşıt güçler haline gelmeleri de “yalıtılmışlık”   halinin  bir  yansımasıdır. Bu nedenle “insanı  insan olmayana dönüştürme” amaçlı yalıtılmışlıktan uzak durmak  için gerçeklerle bağlı  olarak yaşamanın  çok önemli ve pek  değerli  olduğu göz ardı edilmemelidir.

Bu yazı 3172 defa okunmuştur .

Son Yazılar