HASAN SABBAH VE CENNET FEDAİLERİ
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
MUSTAFA TUNCA

MUSTAFA TUNCA

HASAN SABBAH VE CENNET FEDAİLERİ

04 Şubat 2021 - 12:05

Çocukluğumda “Hasan Sabbah’ın Cennet Fedaileri” adında bir kitap okumuştum. Kitap bittikten sonra belki bir hafta o dağlardaki sarp yamaçları ve kaleyi özellikle de Afyon sakızından yapılan uyuşturucu müptelası İranlı başıboş gençleri hayalimde hep canlandırdım.

          Aradan yıllar geçti “Selçuklu’nun siyasi tarihi” kitabını okudum. Çok özenle hazırlanmış bir kitap. Bu kitapta dünyada ilk defa denilebilecek bir terör örgütü kuran Hasan Sabbah daha ayrıntılı biçimde anlatılmış. O nedenle bugünkü yazımı Hasan Sabbah’a ayırdım…

                  Hasan Sabbah 1017 yılında İran’ın Kum kentinde doğdu. 17 Yaşına kadar din eğitimi aldı. Bir Fatimi sapığı olan Zarrab’la karşılaşınca ondan etkilendi ‘ismaili’ye meskenine girdi. Dini fatimi ilmi öğrenmek için Mısır’a gitti. Şeytani zekaya sahip bir insan olduğu için mezhebin tepesindeki insanlarla tanıştı ve onların güvenini kazandı.  Tekrar İran’a döndü. Bol parası vardı. Gittiği her yerde yeni bir mezhep kurduğunu anlatıyordu. Çok iyi hatipti. Halife mustansır adına hutbeler okuyordu… Ama Halife’nin haberi yoktu!

                      Selçuklu veziri Nizamülmülk ‘Hasan Sabbah’tan çok rahatsızdı. Hasan Sabbah’ta bunu biliyordu. Kazvin ilçesine kaçtı. Karargah kurabileceği bir yer arıyordu. Sultan Melikşah’ın kalesi olan ‘Alamut’un  komutanı Alevi-yi mehdi’ye kendisini tarikat müridi olarak tanıttı ve kaleye girdi… Sonradan fark edilmişti ama kale’nin hepsi onun müridi olmuştu.Kale kumandanını ve yardımcılarını öldürttü! Kalede yeni tahkimatlar ve düzenlemeler yaptırdı. Vaazlarında  ‘Allahı  tanımak akıl ve düşünce ile değil’ masum bir imamın rehberliği ile olur. İnsanların eğitimi her devirde bir mürşid iledir. Eğitim yolu daima itirazı ve inkarı açık tutar. Akıl din için yeterli değildir. Diyordu. Düpedüz halkı kışkırtıyordu.

                       “Nizamülkten çok çekiniyordu. Kaledeki en güzel kadınları etrafına toplamıştı. Afyon içiyorlardı. Erkeklerin beğendiği kadını alabileceğini söyletti. Kadın ve uyuşturucu ile herkes mest olmuştu. Hasan tekrar kendini gösterdi. ‘İçinizden veziri kim öldürür” deyince Tahir Harrani ortaya çıktı. Gönüllü olarak ben yaparım dedi. Arzuhal vermek için bir sufi kıyafetiyle vezir Nizamülke yaklaştı ve hançerini  vezirin sırtına saplayıp öldürdü. Vezirin askerleri Harran’ı yakalayıp orada parçaladı.

                Hasan Sabbah 35 yıl Alamut Kalesini yönetti. Bütün dünyadaki yönetici  ve hükümdarlar bu caniruhlu katilden çekinir ve korkar oldu. 4000 Yıllık bir tarihi olan İran her zaman çıbanbaşı olmuştur!

            Özellikle İslamın doğuşundan bugüne kadar hep mezhep çekişmeleri yaratmış Caferi Şii Harici İsmaili gibi mezhepler üretmiş ve bu mezhepleri kendi çıkarı için kullanmış bizim ülkemizde bile ne kadar yalan yanlış batıl itikat varsa hepsi İran Fars kökenlidir.

            Bu bahsettiğim uğursuz ihtiyar tam 98 yaşında öldü. Yerine rükneddin geçti ama onu da Cengizhan’ın torunu Hülagu Karakum şehrinde öldürdü. Ancak dünyaya terör belasını bu sapık melun icat etti.

Bu yazı 1576 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar