KÖPRÜDEN GEÇENDEN…….. (Deli Dumrul)
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Muzaffer ŞENOL

Muzaffer ŞENOL

EMEKLİ İMAM

KÖPRÜDEN GEÇENDEN…….. (Deli Dumrul)

26 Eylül 2012 - 12:29

Deli Dumrul; halk anlatılarında  pervasız, hoyrat, korkusuz bir kişilik olarak yer alır.  Yol kesicilik yaptığından dolayı Azrail ile karşılaşır ve canını vermek istemez. Deli Dumrul’un, canını Azrail  almaya gelince, kendi canı yerine can bulmasını söylediğinde, Deli Dumrul annesine ve babasına gider ama onlar kendi canlarını vermezler. Nihayet karısı kendi canını vermeye razı olur. Bunun üzerine Deli Dumrul Allah’a yalvarır, Allah da onları bağışlar, annesinin, babasının canını alması için Azrail'e emir verir. Ana ve babasının bile oğullarına veremedikleri canı hiç düşünmeden bir tek karısının vermesi destanlarda var olan en yüce ve fedakârca davranışlardan birisidir.
Deli Dumrul'un susuz derenin üzerine kurduğu köprüden "geçenden beş akçe, geçmeyenden on akçe" alması Türk halk kültüründe bir deyim haline dönüşmüş durumdadır. Bu ifadeye bazen şu şekilde de rastlanır: "Geçenden otuz, geçmeyenden döverek kırk akçe’’
O zaman su geçmeyen köprüden alınan akçeler şimdi Belediyeler tarafından yapılan sosyal tesislerden alınmaktadır. Sosyal tesisler Belediyeler tarafından yapılıp halka sunulması ne kadar güzel bir sosyal etkinliktir.  Belediyeler, sosyal tesislerde kendi halkını ve şehre gelen misafirlerini ağırlamaları, bu sosyal tesislerini kullanmaları şehrin ufkunu genişletir. Günün yorgunluğu ve stres atmada yardımcı olan sosyal tesislerin bazılarına gittiğinizde aklınıza Deli Dumrul geliyor.
Bunun apaçık örneğini şehrimizde yaşamaktayız. Köprüye aracınızla yanaştığınızda elinde bir biletle gelen görevli giriş ücretini istiyor ve itiraz etmeden vereceksiniz, vermezseniz tesise giremezsiniz. Bilet üzerine baktığınızda Belediyenin ismini, tesisi adını, piknik alanları ve mesire kelimesini görürsünüz. Giriş ücreti ve bilet numarası işin çabası ama vergiden muafmıdır, bilmiyorum fakat bilette maliye bakanlığının logosu da yok. Vergi evraklarında Maliye Bakanlığı’nın logosunun olması gerekmez mi? Fatura, Prekende fişi, irsaliye gider pusulası, bilet vb….
Bunun gibi tesisleri Belediyeler değil de, Şirketler veya şahıslar yapsa giriş ücretini çok görmeyiz herhalde; çünkü yatırım yapılmış, bedelini alacak diye düşünürüz. Belediyenin kiraladığı bu tesisin kira kontratosunda giriş ücreti alınır,  bedeli şudur,  bundan belediye payını alır, diye bir ifadenin olup olmadığını da gerçekten bilmiyorum. Ama Deli Dumrul misali; Biz köprüden geçenden ücret alıyoruz. Geçmeyenden almıyoruz. Deli Dumrul’dan farkımız da bu…. Bir de geçmediğimizde ücret ödeseydik…
Şehrimizin tanıtımı için çaba sarf ediyoruz. Yerel ve ulusal medyada yer almak ve gelecek nesillere bir miras bırakmak elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Neden böyle küçük şeylerle uğraşıyoruz? 
‘’Sinek küçük mide bulandırır.’’

Bu yazı 4496 defa okunmuştur .

Son Yazılar