SABUN GİBİ ERİMEK…..
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Muzaffer ŞENOL

Muzaffer ŞENOL

EMEKLİ İMAM

SABUN GİBİ ERİMEK…..

31 Ağustos 2012 - 15:35

Bir öykü ile başlayalım. Ölmek üzere olan yaşlı bir baba, yatağının başına üç oğlunu çağırarak, onlara vasiyette bulunur:

"Oğullarım, ben ölünce, birbirinize düşmemeniz için, size sahibi olduğum 17 deveyi paylaştırmak istiyorum. Miras olarak develerin yarısını büyük oğluma, üçte birini ortancaya, dokuzda birini ise küçük oğluma bırakıyorum." Der ve baba ölür. Vasiyeti yerine getirecek  kardeşler bir araya gelirler. . Mirası babalarının istediği gibi pay edemezler. Çünkü 17 sayısı ne 2' ye, ne 3' e, ne de 9' a bölünebilir.
"Bu işin üstesinden ancak köyün tecrübe ehli,yaşlı bilgesi gelir!" diye düşünüp, ona giderek, danışırlar. Bilge kişi -"Benim bir devem var, onu da alıp yeniden hesap yapın!" der. Çok şaşıran oğullar, 18 deveyi önce ikiye bölerler, büyük oğul 9 develik payını alır. Sonra üçe bölerler, çıkan 6 deveyi de ortanca oğul alır. Daha sonra dokuza böldüklerinde 2 deveyi de küçük oğul alır. Toplam 17 oldu.  Ama, bütün develeri paylaştıktan sonra ortada  bir deve kalır, yine. Çocuklar yaşlı bilgeye tekrar giderler. Bilge adam; "Sorununuz çözümlendiğine göre, ben de devemi geri alayım."

Kurumlarda ve kuruluşlarda arka planda çalışan değerli bilge kişilerimiz var. Onlara değer vermektense onurlandırmaktansa yerden yere vurmak, kendimizi ön plana çıkarmak doğru  değildir. Ama eğride olsa ben yaptım oldu mantığı var ya bizde.  
Seçimle gelenler seçimle,  atamayla gelenler atamayla gelir gider bu devran böyle devam eder.  Ama bilge kişiler hakkıyla gelirler ve kendi istedikleri zaman giderler.  Bilge kişi  çözümü sağladıktan sonra olaydan çıkar. Sorunu çözmede insanlara yardımcı olur, ama kendinden de bir şey eksilmez. Özellikle sevgi ve bilgi verdikçe azalmayan, daha da çok artan, tükenmez bir özelliğe ve güzelliğe sahiptir. Mevki ve makamda yükseldikçe alçak gönüllü olmayanlar toplumun içinde bir sabun gibi eriyerek yok olurlar.

Bu yazı 4124 defa okunmuştur .

Son Yazılar