DÜĞÜNÜMÜZ VAR
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Ömer Terkenli

Ömer Terkenli

ÇALAKALEM

DÜĞÜNÜMÜZ VAR

14 Mayıs 2018 - 14:19

Toplum olarak eskiden düğün konvoylarımızdaki araç sayılarıyla övünür, silahların ateşlenmesiyle de  böbürlenirdik.
2000 yılından önce, oğullarımın sünnet merasimlerinde, bilmem kaç yüz araç gelmiş, polis aracı eskortluk yapmış. Bizim delikanlılar hala anlatırlar çok kalabalıktı  diye.
Tabi insanın gururunu okşuyor, özel günlerde dost ve arkadaşlarının yanında olduğunu görmek.

Nasip olursa 1 Temmuz'da oğlumun düğün merasimi olacak.
Proğramla ilğili konuşurken dedim ki, konvoydaki araç sayısı yine çok mu? olacak, gülümsediler.
Yok baba o eskidenmiş, şimdi artık 
her evde bir değil iki araç var. Dostlarımızın düğün mekanında bulunmaları yeterli olacaktır.
Onların zamanlarını ve telaşelerini çok tasarruflu kullanmalarını sağlamalıyız. Davetiyede sadece düğün yeri ve saatini yazıp ayrıca konvoy yazılmamalı dediler.
Konvoy risk demek, kazaya davetiye çıkartmak demek, kırmızı ışıklarda durmadan geçerek  trafiği alt üst etmek demek.
İstişaremiz bana çok mantıklı ve makul geldi. 
Düşüncelerin ve yaşam standartlarının  değiştiği ülkemizde, artık bazı geleneklerimiz de değişmeli . Silahlar çekilip saatlerce havaya sıkılmamalı, yüzlerce araçla tüm şehir trafiği alt üst edilmemeli, sokaklar kapatılıp, şişelerin dibine vurulmamalı.

Geçen yıl Yunak'ta damadın kardeşi seken kurşun ile ölmedi mi ?
Neye yaradı düğün, neye yaradı eğlence, bir ömür unutulmayacak  acı kaldı geriye.

Yine bir kaç yıl önce,  arkadaşımın oğlunun  düğününe hayırlı olsuna gitmiştik. Girişte hoşgeldin yerine, havaya sıkılan yüzlerce mermi ve fişekle karşılanmıştık. İçki masaları kurulmuş,  doldur içelim gardaş en kötü günümüz böyle olsun mantığı ile  bardaklar dolduruluyordu. Tabi kafalar şekil alıncada, biraz önceki gardaşım dediğini,  düşmanı ile karıştıracaktı şaşkın. İnanın düğünden haz almak şöyle dursun, nasıl  fırsat bulurda burayı terk ederim diye düşünmekten kendimi alamamıştım ve ilk fırsattada düğünü terk etmiştim. 
Düğün sahibi ise kimseye birşey olmadan, kazasız, belasız, kavgasız şu günü atlatıversek diye dua ediyordu.

Kendi düğünlerinde insanlar, mutlu olmak yerine, yüreklerinin çarpıntısıyla mücade ediyorlar.
Hem bu tür masraftan kurtulunmalı, hemde hayatınızın en önemli günü zehir olmamalı. Misafirler  gülerek eğlenerek etrafdakilerle sohbet ederek, gurbetten gelenlerle hasbihal etmeliler diye düşünüyorum.

Gürültü kirliliği oluşturmamalı . Kiminin kederi, kiminin hastası, kiminin cenazesi olabileceğini düşünmelidirler.
Düğün benim değilmi, el ne karışı dememelidirler.
Sizin en mutlu gününüz başkasının yas günü olmamalıdır.

Yaz geliyor mülki amirlerimizde düğün için izin alanları  titizlikle uyarmalıdırlar.
Sokaklarda içki masaları kurularak yollar kapatılmamalı. Uzun konvoylara ve korna çalmalara müsade edilmemeli. Hele ki silah atanlara anında müdahale edilerek silah atanlara ceza uygulandığı gibi düğünde hemen sonlandırılmalıdır.
Düğün yapacaklara Allahtan yardım dilerken, evlenecek gençlerede saadetler diliyorum.

Bu yazı 707 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar