BARUT FIÇISI
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Osman Ecevit

Osman Ecevit

SÖZÜN ÖZÜ

BARUT FIÇISI

30 Ağustos 2017 - 12:05

Türk insanına bir şeyler oldu. Ülkemizdeki siyasal partiler arasındaki ilişkiler ve insanlar arasındaki ilişkiler, her an patlamağa hazır barut fıçısını andıran bir durum arz etmektedir. Açık olarak bir şeyi ifade etmek gerekir ise, devlet yetkililerinin bu konuya eğilmeleri ve araştırma yapılması gerekmektedir.  Elbette, insanlar arasındaki bu durum çok yönlüdür ve incelemelerin bu yönleriyle yapılma gereği ortadadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında, GSMH çok düşük olmasın rağmen, ilişkilerde bu denli agresif durum yoktu. Bu durumun geleneksel yapıyı muhafaza eden ve gerçek anlamdaki mütedeyyin insanların çokluğu ve bunların sosyal olaylardaki ağırlıklarından kaynaklanıyordu. Bu bakımdan da günümüzdeki öldürme, kadınlar karşı kıyım, hırsızlık ve cinsel olaylara çoğunlukla rastlamak mümkün değildi. O dönemde böyle insanlar cemiyet içinde, az miktarda mevcut olmakla birlikte onlar zeytinyağı ve sirke gibi ayrılmış idiler ve çoğunlukla da, toplum tarafından dışlanmış olarak bulunuyorlardı.

Özellikle, bir dönemden sonra, köylerden şehirlere doğru olan göç, bütün dengeleri bozmuştur. Metropollerdeki yaşamın çok değişik olması, onlara müspet olarak verdiklerinin yanında birçok şeyleri de alıp götürmüştür. Kırsal kesimdeki yaşamdaki, ebeveyn ve çevrenin baskısının bir anda yok oluşu ve materyalizm, birçok olguları kökünden değiştirmiştir.Çevredeki lüks yaşamı gören ve onlar gibi, yaşamak isteyenler, değişik yollara başvurmuşlar ve vurmaktadırlar. Elbette, her insan her şeye lâyıktır ve onlarında yaşam hakkı vardır.

Bugün gazeteler, radyo, televizyon reklâmları ve sosyal medya toplumu etkilemektedir. Tüm bunları gerçek zanneden insanlar bunlara özenmektedir. Eğer, ekonomik durum da buna izin vermiyor ise, burada kaos yaşanmaktadır. Hane halkı ve özellikle çocuklar reklamların baskısı ile, ebeveynlerine bazı şeyleri edinmek bakımından baskı yapmaktadırlar. Bugün istatistik verilerine göre evlenenlerden % 30’un üzerinde boşanma vardır ve bu her geçen yıl daha da tırmanmaktadır.  Çevremdeki ailelere baktığım zaman bunların da en az % 30’unun mutlu olmayan kadavra evlilikler olduğunu da görüyorum. Tüm bunların temelinde büyük bir çoğunlukla, ailelerin ekonomik olarak yetersizlik içinde oldukları da bir gerçektir. Buradabir husus üzerinde de durmak gerekir ki, hiç kimse artık hakkına rıza göstermemekte ve hep fazlasını, daha fazlasını istemektedirler. Normal yolardan isteklerin yerine getirilmemesi de, iki yönde reaksiyona sebep olmaktadır. Birinci gruptaki şahıslar, ortamda barut fıçısı gibi dolaşmakta ve her türlü kanunsuzluğu düşünmeden yapabilecek durumdadırlar. Trafikte yol vermedin diye, kurşun yağdıran, ayrıldığı eşini birleşmeğe razı edemediği için öldüren, para için ebeveynlerini öldürenler de bu gurup içinde yer almaktadırlar. Diğer grup ise değişik yöntemler kullanarak, kanunsuz yollardan gelir temin etmenin peşinde koşuyorlar. Uyuşturucu ticareti, hırsızlık, nitelikli hırsızlık, çalıştığı bankanın içini boşaltmak, kamuya ait birçok mala ve paraya el koymak ve ihaleye fesat karıştırmak gibi usullere başvurmaktadırlar.

Orta yaşın üzerinde olanların, gözlerinin önünde cereyan eden olaylardan ders çıkarmak için düşündükleri takdirde, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını görürler. Birçok şeyin yerinde olmadığını düşündüğünüz olmuştur. Belirli bir süre sonra, yerinde olmadığını düşündüğünüz şeylerin tam yerinde olduklarını görmüşsünüzdür. İnanlar için şu gerçektir ki, belki bazen gecikebilir, ama ilâhi adalet her zaman tecelli etmiştir, edecektir. Saygılarımla.

Bu yazı 2566 defa okunmuştur .

Son Yazılar