DÜN, BUGÜN, YARIN (GÜN GELİR HESAP DÖNER !)
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Ramazan Ateş

Ramazan Ateş

KALEMDEN DÖKÜLENLER

DÜN, BUGÜN, YARIN (GÜN GELİR HESAP DÖNER !)

21 Şubat 2017 - 10:44

Demek, günü düşünüp kazançlı çıkacağını sandın. Heyhaat ! Bilmez misin ? Yarın daha önemliydi cancağızım. Bu gün akşam olur, güneş batınca. Ve güneşin batmak gibi bir huyu vardır. Baksana güneşin batışı da yakın. Battı batacak. Elinde imkanlar var diye böbürlenme. Dün yoktu onlar sende. Belki bu gün var. Ama ya yarın? Dünya üç gün değil mi? Dün, bu gün, yarın. Dün geçti cancağızım, iyisiyle, kötüsüyle. İbret alırsan belki işe yarar, yoksa giden geri gelir mi? Bu gün; İşte elinde olan. Ne yapıyorsun bu gün? Düşündün mü hiç? Ama sen bu günü, sanki yarının da sahibi imiş gibi kullanmak, hükmetmek istiyorsun. Tamam, bu gün kullanasın diye verildi. Ama bu günün sahibini unutmadan, onun şaşmaz doğrularından şaşmadan. Tamam, bir şekilde elde ettiğin imkanlar bu günü sana bolca ikram ediyor. Ya bu gün bitince? Elinde olanlar elinden alınınca, imkanlar kaybolunca, ve bu gün akşam olunca ? İşte o zamana biz “yarın” diyoruz. Yok, bu kelime oyunu değil cancağızım. Bu, hani yenilerin ifadesiyle ”realite” dedikleri şey. Yani mutlak gerçek, din günü diyor kitabımız. Hesap günü de diyebilirsin. Gördün mü? Önemli olan bu gün değil, yarınmış. Bu günün hesabı yok da ondan. Evet, bu günün hesabı yarına bırakılmış ilahi kudret tarafından. Demek gün gelir hesap dönermiş. Yok, doğrusu şöyleydi bunun “ keser döner sap döner, gün gelir hesap döner” Evet, gün (yani yarın) gelince hesap dönüyor. Bu gün hunharca harcadığını soruyorlar. Bu gün bütün elinde olan imkanları zerresince soruyorlar (Tekasür/son ayet) Neden, niçin, nasıl? Yarının işi bu cancağızım. Hesabın döndüğü, olanın sorgulandığı, eğrinin doğrudan ayrıldığı, gücün kudretin dünyevî imkanların geçmediği bir gündür yarın. Cancağızım. Bu gün kıs kıs gülerken, yaptıklarını “mutlak doğru” diye ilan ederken, incittiğin, kırdığın, ağlattığın, hiçe saydığın, belki de saymadığın, kâbetullah olan gönüllere verdiğin ezalar hesap dönünce karşına çıkar. O zaman gülemezsin. O zaman sana emanet olarak verilen imkanları hunharca, keyfince kullanamazsın. O gün, pişman olmak ne acizliktir. Şimdi gün, bu gün iken, zamanın, imkanın, gücün kuvvetin var iken … Belki dönersin, kendinin de anlayamadığın hatalarından, hesapsız tasarruflarından. “Neden yaptım?” “aslını bilmeden, dolduruşa gelerek yaptığım bu tasarrufların bedeli nedir” dersin belki. Gün bugündür cancağızım. Ama asıl gün yarındır. Yarını unutma. Unutma ki, kırmaya devam etmeyesin. Kırmak kolay da, yapmak zorun da zoru. Çoğu defa ise imkansız. Elinde olanların birer emanet olduğunu unutma ki, elinden çıkınca “vah, tüh” demeyesin. Ve unutma cancağızım. Gün bu gündür. Ama “asıl gün” yarın’dır. Çünkü yarın hesap dönecek.

Bu yazı 3022 defa okunmuştur .

Son Yazılar