İNSAN HAKLARI ÖNEMİ VE TARİHÇESİ
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Ramazan Ateş

Ramazan Ateş

KALEMDEN DÖKÜLENLER

İNSAN HAKLARI ÖNEMİ VE TARİHÇESİ

11 Aralık 2015 - 10:52


Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun hazırladığı ve 10 Aralık 1948'de, Genel Kurul’un kabul ettiği 30 maddelik bildiridir. Bu nedenle 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanır.
İnsan hakları, tüm insanların doğuştan sahip olduğu, ırk millet, etnik köken, din, dil ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin eşit olarak yararlanabileceği temel hak ve özgürlüklerdir. insan hakları ideal olup, olanı değil, olması gerekeni dile getirir.
İnsan hakları, insanlık tarihi ile birlikte doğmuştur. Yani bizatihi insana ait olup, dünyaya gelen her insanın sahip olduğu, bir başkası veya devlet tarafından verilmeyen haklardır.
Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler.  İnsan hakları, her insana bağımsız seçim yapma ve yeteneklerini geliştirme özgürlüğü sağlar. Bu özgürlükler başkalarının haklarına saygılı olmak ve bu hakları çiğnememe zorunluluğu ile dengelenmektedir. Yani birçok hakkın yanında sorumluluk da vardır.
İnsan hakları, insanın insan olmaktan kaynaklanan gereksinimlerini karşılamaya yönelik, maddi ve manevi varlığını korumayı, geliştirmeyi hedef edinen, herhangi bir şarta veya statüye bağlı olmadan doğuştan sahip olduğu dokunulmaz, vazgeçilmez, en temel değerlerdir.
Bu haklar batıda asırlar içinde çaba ile elde edilmiştir. İslam aleminde ise, İslam hukukuna göre bu haklar zaten Yaratan tarafından insana verilmiş olduğu kabulü olduğu için böyle özel bir çaba yoktur. Çaba, var olan hakkın korunmasına yönelik olmuştur.
    
Temel İnsan Haklarının başlıcaları şunlardır:
• Yaşama Hakkı ve Kişi dokunulmazlığı.
• İşkence ve Kötü Muamele Yasağı.
• Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği.
• Düşünce ve ifade Özgürlüğü.
• Din ve Vicdan Özgürlüğü.
• Özel hayatın Gizliliği Hakkı.
• Adil Yargılanma Hakkı.
• Mülkiyet Hakkı.
• Ayırımcılık Yasağı.
• Toplantı ve Gösteri yürüyüşü hakkı.
• Dernek Kurma Hakkı.
• Çalışma Özgürlüğü.
• Dilekçe Hakkı.
• Seçme ve Seçilme Hakkı.
• Kamu hizmetlerine girme hakkı.
•    ………………


Tarihçe
İnsan haklarının tarihi binlerce yılı kapsamaktadır ve kaydedilmiş tarih içinde dinsel, kültürel, felsefi ve yasal anlamda gelişmeler göstermiştir.
Batı kaynaklarında;
 Birçok antik belge, dinler ve felsefe insan haklarıyla ilişkilendirilebilecek çok çeşitli kavramı içermektedir.
Bunlar arasında en çok dikkate değer olanlar;
Pers İmparatoru Büyük Kiros tarafından Yeni Babil İmparatorluğunu fethetmesinden sonra üzerinde niyetlerini yazılı olarak açıkladığı MÖ 539 tarihli Kiros Silindiri,
Hint Büyük Asoka’nın MÖ 272 - MÖ 231 arasında yazılan Asoka Fermanları  
Müslümanları, Yahudileri ve Paganları da içine alacak şekilde Medine şehrinin önde gelen aşiret ve aileleri arasında resmi bir antlaşma olarak İslâm peygamberi Muhammed (A.S)  tarafından 623’de,  hazırlanan Medine Sözleşmesi.
1215 tarihli Magna Carta’nın İngiliz hukuk tarihi için ayrı bir önemi olduğu kadar günümüzde uluslararası hukuk ve anayasa hukuku için de önemi büyüktür.
Ayrıca;  Amerika'da yayımlanan BağAımsızlık Bildirgesi, 1789 Fransız Devrimi "İnsan Hakları Bildirisi”, 10 Aralık 1948, BM Genel Kurulu İnsan Hakları Evrensel Bildirisi Ve son olarak 3 Eylül 1953 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa insan haklarını ve temel özgürlükleri koruma sözleşmesi de insan haklarına dair hükümler içerir.
İslam kaynaklarında ise;
İnsanların atası Adem peygamberden beri insan hakları, yüce yaratıcı tarafından peygamberler vasıtası ile her kavme veya topluluğa öğretilmiştir. Bunun belgeleri ise, peygamberlere gönderilen sahife ve kitaplar ile  Kutsal kitabımız Ku’an-ı kerim ve Peygamber Efendimizin sözleridir. Mesela İncil ve Tevratın tahrif edilmemiş asıllarında insan haklarına dair bir çok hüküm vardır. “ öldürmeyeceksin (hayat hakkı), hırsızlık yapmayacaksın (mal edinme hakkı) vs.” Kur’an-ı Kerimin bir çok ayetinde insan haklarına ilişkin hükümler vardır. Ayrıca Peygamber Efendimizin 23 yıllık peygamberlik hayatında uyguladığı veya tavsiyede ettiği insan haklarına ilişkin uygulama ve hükümleri görmekteyiz.
Yine İslam Peygamberi’nin Medine’de Müslümanlar, kabile ve gruplar arasında yaptığı, Medine Sözleşmesi, 623 yılında irad edilen veda hutbesi, Fatih kanunnameleri, Osmanlı devletinde özellikle son 2 yüzyıl içerisinde yapılan düzenlemeler tarihimizde insan hakları konusunda yapılan düzenlemelerden örnekleri oluşturmaktadır.   
İnsan hakları, başta BM ve Avrupa olmak üzere bir çok ülkede yasal düzenlemeler ile güvence altına alınmıştır. Ancak önemli olan yasal düzenleme kadar, bu hakların kullanımının önündeki engelleri kaldırmak ve adaletli bir şekilde uygulamaktır. Bu bağlamda ülkemizde Anayasanın 17-74 maddelerinde bir çok hak güvence altına alınmıştır. Yine 6332 sayılı Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu, İl ve İlçe İnsan Hakları Kurulları Yönetmeliği ve İnsan Hakları İhlali İddialarına ilişkin başvuruların incelenmesine dair usül ve esaslar hakkında yönetmelik çıkarılmıştır. Avrupa insan hakları sözleşmesi ve AİHM (Avrupa insan hakları mahkemesi) de ülkemizin tanıdığı ve hukukumuzun bir parçası olan düzenlemelerdir.

 

 

Bu yazı 9458 defa okunmuştur .

Son Yazılar