VAHŞİ BATI VAHŞETE YÖNELDİ
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Ramazan Ateş

Ramazan Ateş

KALEMDEN DÖKÜLENLER

VAHŞİ BATI VAHŞETE YÖNELDİ

23 Aralık 2016 - 10:51

Batı, her zaman bizim coğrafya için vahşi olmuş ve vahşi kalmıştır. İki bin yıl önceki vahşi
medeniyet, aynı vahşiliğini değişik versiyonlarla devam ettiriyor.
Roma’nın, Bizans’ın, Haçlıların, Emperyalist batının dünyayı vahşetle kana bulayan
alçaklıkları yüzyıllardır değişmemiştir. Vahşette sırtlanları geçen batı ve uşakları, piyonları,
taşeronları, terör odakları kan kusmaya devam ediyor.
Gezi olayları, 17-25 Aralık kumpası, 15 temmuz darbe girişimi, Beşiktaş ve Kayseri terör
saldırıları ve son olarak da Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un öldürülmesi;
vahşi batının Türkiye'nin parçalanması senaryosunun birer parçasıdır.
Türkiye’nin, Rusya ve İran'ın ile Suriye’de yeni bir hamle için atağa geçtiği anda saldırının
şiddeti arttırılmıştır. Amaç, bütün bu coğrafyanın felakete sürüklenmesi ve bu felaketler
üzerinden bir dünya savaşı çıkarılmasıdır.
Zira, AB’nin dağılma sürecine ve ekonomik krize girdiği, ABD’nin hiç olmadığı kadar
ekonomik ve siyasi krizin eşiğinde olduğu bir süreç yaşanıyor. 1945’lerde oluşturulan
Uluslararası sistem çökmeye yüz tutmuş, dünya yeniden Doğu ve Batı olarak iki keskin
kampa bölünmüştür.
Şimdi vahşi batının taze kana, taze sömürüye, taze çatışma alanlarına ihtiyacı vardır. Çünkü
vampir, kan emmeden yaşayamaz.
Ancak bu vahşet ordusu eskisi gibi güçlü değil ve istediği gibi dizayn edeceği uygun alanlar
tehlikede ! Son yüzyıldır yapılan yağmalar ters tepmeye başladı. Dünyanın merkezinde bir
deli ! (uzun) adam çıktı. “Dünya 5’ten büyüktür. Bundan böyle karşınızda eğilmeyecek, dik
duracağız. …” demeye başladı. Bu adaletsiz, zalim ve vahşi dünyaya meydan okudu. Sadece
meydan okumakla da kalmadı, yaptıkları planları bozmaya, kendi coğrafyasında söz sahibi
olmaya ve son olarak da oynanan oyunları bozacak fiili müdahalelere başladı.
Bunun için çıldırıyorlar. Bunun için tüm imkanlarını kullanarak kan akıtıyorlar, alçakça
saldırıyorlar. Hem içeriden hem dışarıdan saldırılar yapılıyor, Türkiye içine ve yakın
çevresine yönelik ciddi bir istikrarsızlaştırma planı uygulanıyor.
Saldırı ve terörü maşa örgüt ve teröristlere yaptırsalar da, önemli olan bu örgütlerin
arkasındaki güç ve devletleri muhatap almaktır. Sadece bir örgüte değil, arkasında olduğu
kesin olan mihrak ve ülkelere karşı tedbir ve planlar uygulanmalıdır. Kim dost, kim düşman
belirlenip ona göre politikalar takip edilmelidir. 15 Temmuz’un sadece bir darbe kalkışması
değil, aynı zamanda bir iç savaş planı olduğu, Türkiye’nin hem Rusya ile hem İran ile savaşa
sokulmasının planlandığını da unutmamak lazım.

 

Bu yazı 3567 defa okunmuştur .

Son Yazılar