Akşehir Sevdasını Gönülden İspatlamış Hemşehrimiz Tahsin...
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Tahsin Çalışır

Tahsin Çalışır

EMEKLİ MÜFTÜ

Akşehir Sevdasını Gönülden İspatlamış Hemşehrimiz Tahsin Çalışır Hoca

31 Ocak 2017 - 15:15

İspatlamış dedik olma tekrarında fayda vardır.Eskiler ;"Et tekraru hasen velev kane yüzseksen"   yani yüz seksen kere de olsa olumlu olayları tekrar etmek güzeldir" demişlerdir.
Kısaca belirtelim ; 1977'den 2017'ye kadar kesintisiz 40 yıl camilerde yaptığı vaazlarla, halen mevcut şehrimiz basınında 500'ü aşan yazılarla, 1859' da Akşehir'e  müftü  olan meşhur Ökesli Hoca' dan günümüze kadar olan ve eskilerin unutulduğu Akşehir müftülerini araştırıp yerel basınımızda yayınlayarak onları gün yüzüne çıkarmak gibi çalışmaları ile seve seve  ter dökmüştür.
Aslında kürsü de vaaz' a başlaması 40 değil 60 yılın içerisindedir.Akşehir'e gelmeden önce başka yerlerde de aynı vazifeyi yapmıştır.Akşehir' de ki 40 yıllık hizmetin 5 yılı maaşlı olup 35 yılı tamamen fahri ve ücretsizdir. Günümüzde maddiyata olan ilgiyi ölçü alırsak 35 yıllık ücretsiz gayret küçümsenemeyeceği gibi  cidden örnek olacak bir kadirşinaslık  olup her baba yiğidin karı değildir.
Bu pencereden bakınca fedakar hemşerimizi kimliği ile yeniden tanımakta fayda vardır.
Kendisi çift isimle Tahsin Tural Çalışır'dır. İlçemizin eski Akait yani Üçhüyük adlı köyden (mahalle)dir.Babası Hacı İsmail anası Hacı Azime olup en çok kültürlü insanların yetiştiği ailedendir.
1936 yılında dünyaya gelip o yılların dayanılmaz zorlukları içerisinde köyündeki 5 yıllık tahsilini sınıf atlayarak 4 yıl da bitirmiştir.
Genelde ekonomik sıkıntıların tarife sığmaz şartlarında 1949 yılında Akşehir'in müftüsü imam hatibi ve huffaz muallimi olan "İstanbullu Hoca" diye meşhur olan Süleyman  Necati Özus Hoca efendiye talebe olur. Hemşerimiz Edebiyatçı  Tarık Buğra' nın " Küçük Ağa " adlı romanındaki  dizi filme de alınan "İstanbullu Hocası" isim benzerliğinden öteye gitmez. 
Akşehir Müftüsü  olan gerçek İstanbullu Hoca Artvin- Ardanuç' ta doğmuş. İstanbul'a gelerek  İslami ilimleri yüksek seviye de tahsil edip çeşitli yüksek görevlerde ( sarayda görev ) dahil bulunduktan sonra gün gelip İstanbul' da sosyal huzur bozulunca İstanbul' da öğrenim esnasında  arkadaşı olan Akşehir müftüsü olarak 1947' de Akşehir' de Müftü iken vefat eden Hasan Er Hocaefendi hukukçu olduğundan Bolvadin' den de hakim iken Süleyman Efendi ''yi Bolvadin' e çağırır.
 İstanbullu Hocamızda 1918'de Bolvadin' e gelir.Daha sonra Akşehir' e hakim olarak atandığında dostu Süleyman Efendi' yi Akşehir' e davet eder.Hocamız  da 1923' te de Akşehir'e gelerek vefat tarihi olan 28.05.1953 tarihine kadar Akşehir' de görev yapar. (Tarık Buğra'nın roman ve dizi filmdeki İstanbul Hükümetince gönderilen İstanbullu Hoca Mehmet Reşit Efendi  tiplemesi edebiyat ustalığıdır.)
Yazımıza konu olan Müftü Tahsin Hoca İstanbullu  Hocanın çok sevdiği çalışkan ve zeki talebelerinin başında gelmektedir. Sayısız talebeleri içersinde bölgemizden Müftü olacak şekilde öğrenim görerek memuriyet hayatını Müftü olarak geçiren sadece Tahsin Hoca'dır. Ayrıca Cumhuriyet döneminde bu günkü Akşehir bölgesinden ilk defa Müftü olan  yine Tahsin Hoca'dır.
1950' li yıllarda Müftü- Vaiz  yetiştiren resmi okullar henüz açılmadığından ,Müftü- Vaiz olabilmek için gerekli dini yüksek bilgileri edinmek üzere medrese mezunlarından, öğretme yeteneğini korumuş köyde kasaba da gözlerden uzak şekilde okutan ehliyetli hocalar vardı.
Hemşerimiz Tahsin Hoca İstanbullu Hoca da hafızlık ve kıraat usullerini  bitirdikten sonra kısaca belirtildiği şekilde gözden uzak olarak arapça dili ve edebiyatı ile dini yüksek bilgileri de tahsil edip 1959 yılında Diyanet İşleri Başkanlığın'nın açtığı sınava katılarak kazandığı için Afyon'un yeni kurulan Çay ilçe'sine ilk müftü olarak tayin edilir. 
Bu arada tayinden önce Köyünden Kevser Hanımla evlenmiş olup bu evlilikten İşletme, Sağlık ve ilahiyat bölümlerinde yüksek tahsillerini yaparak görev yapmış olan Seyfettin, Mustafa  ve Rukiye adlı çocukları devlette ve özel sektör de görev alarak emekli olmuşlardır.
Bu 3 evladından olan torunlarıda yüksek tahsilli olarak yaptığı görevlerle millete hizmet etmektedirler. 
Gelelim 1959' da ki genç Müftülerin hal-i pür- melaline .O yıllarda memleketimiz insanı Müftü deyince yaşı 40 aşmış, sakalı göğsüne  sarkmış, olgun yaştaki kimseleri beklemektedir.Ama Tahsin Hoca bilgi bakımında her yönüyle yeterli olmasına rağmen ama sakalsız genç delikanlıdır.Ancak ilmi yeterliliği yönüyle halkın kabullenmesini de başarır.
Çay ilçesinden sonra Tekirdağ -Şarköy kazasına kısa bir görev selamı vererek 12 yıl başarılı bir görev sürdüreceği  Balıkkesir'in Burhaniye ilçesinde kalır.Annesinin vefatı ile bir ayağından yoksun yaşlı babasına yardım niyetiyle 1977' de Akşehir Vaizliğine atanıp kısa bir süre sonra da 1978' de Akşehir  Müftüsü olarak göreve devam eder. Meydana gelen 1980 ihtilalinin ilk günlerinde Ankara' da asker kökenli ilgili bakana ; Hıdırlık mescidinin yakışıksız kullanımı yazarak , burasının Selçukluların niyeti ve uygulaması istikametinde mescid olarak kullanmasına vesile olur.
1980 ihtilalinin arefesinde  köy düğünlerindeki gereksiz israfın kaldırılması için köy köy gezerken  ihtilal olunca Konya' da ki sıkı yönetime  yapılan ihbar sonucu incelemenin ardından 2. Ordu sıkı yönetim Komutanlığınca " İsrafı  önlemedeki gayretinden ötürü"  kendisi yazı ile takdir edilmiştir.
Ödülden söz edilmişken belirtmekte fayda vardır.1964' ten günümüze kadar bakanlıklar başta olmak üzere çeşitli resmi ve sivil sosyal kurumlarca kendisine verilen ödül belgelerinin sayısı 46' yı bulmuştur. Son ödül; Diyanet İşleri Bakanlığınca  27.07.2016 tarihinde 44 ciltlik İslam Ansiklopedisi takımının kendisine gönderilmesi olmuştur.
İşte, Özetin özeti olarak halkımızın bilgisine sunmak istediğimiz  şehrimizde 40 yıl  genel de 60 yıl insanlığa faydalı olayım diye çırpınan ( 80'lik Yorgun Savaşçı  yakıştırması da yapılabilecek olan) kendi halinde mütevazi çalışmalarını sürdürmeye gayret gösteren Hafız Tahsin Çalışır Hocamıza sağlık ve afiyet içerisinde hizmetle karısık  uzun ömürler vermesini , dünya ve ahiret mutluluğunu yüce mevladan dileriz.

 

Bu yazı 3465 defa okunmuştur .

Son Yazılar