ÖKESLİ HOCANIN AKŞEHİR’E GELİŞİ VE MÜFTÜLÜĞÜ 1/2
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Tahsin Çalışır

Tahsin Çalışır

EMEKLİ MÜFTÜ

ÖKESLİ HOCANIN AKŞEHİR’E GELİŞİ VE MÜFTÜLÜĞÜ 1/2

18 Mart 2017 - 11:35

Öğretimdeki üstün kabiliyeti ve verdiği fetvalardaki doğrulara isabet seviyesi Akşehir’de ki bilginlerin ve halkın, özellikle eşrafın dikkatini çektiği diğer taraftan Akşehir’in  de yaşlı olan müftüsünün “ getirin Ökesliyi de müftülük vazifesini de ona teslim edelim...” kararına vardığı için Ökesli Ali Rıza Efendi Akşehir’e gelerek Müftülük görevini de üzerine almıştır.
Bu ilim deryasının memlekete daha faydalı olması için, Akşehir’e getiren şehrin eşrafı, şimdiki Kızılay Aşevi’nin olduğu yere hicri 1270 ‘de medrese yaptırıp tapusuna da şu şehri koydurmuşlardı.
“ Müma ileyh (Tapunun Sahibi) hayatta oldukça bu medresenin tasarruf ve tedrisiyyeti kendisine ait olup vefatında ise tasarruf ve tedrisiyyeti erkek evladına, sonra evladına, sonra kızlarının evladına, sonra kardeşinin en büyük oğluna, sonra sıra ile bu minval üzere asırdan asıra nesli devam edecek diye şart ve vakfı şer-i sahih ile vakfolunmuştur.” Vakıfname tarihi h. 20 Recep 1270

İLİM VE ÖĞRETİMDEKİ CİDDİYETE VE VERİMİ
Ökesli Hoca medrese de ders verirken çok dikkatli ve verimlidir. Akşehir’de adı geçen meşhur Salim Efendi Hoca ve kendi adına medrese yaptırarak öğretimini yürüten, aynı zamanda tasavvuf ehlinden olan Hacı Bostan efendi de Hocamızın başarılı ve seçkin talebeleri arasındadır.
Müftü Ali Rıza Efendi, müftülük vazifesi ile medresede ki uzun süre öğretim görevlerini üstün başarı ile yürütmüştür.Bugünkü deyim ile bilimselliği çok yüksek olan yazdığı pek çok ilmi eserlerin sahibidir. İstanbul’da Padişah Sultan Aziz eserlerini ilmi bulup beğendiği için bütün basım masrafları kendisi tarafından karşılanmıştır.

ÖKESLİ HOCA- HACI A. RIZA’NIN SAYGINLIĞININ SEVİYESİ
Ökesli Hoca, uzun boylu, yakışıklı, gayet hebteli, vekarlı, haram ve günahtan çok sakınan bir karaktere sahipti. Dine sahip sevgi ve saygısı kuvvetli olduğundan herkeste kendisini çok sayar ve önünden geçmezlerdi.
Bir nedenle Konya Valisi Hocayı Konya’ya çağırdığında, Konya Müftüsü bunu haber alır ve “Müftü Ali Rıza benim misafirimdir, onu saygı ile karşılayıp, saygı ile göndereceğiz” diyerek talebeleri ile karşılar, evinde misafir eder, Vali ile de görüşerek ikram ve taltif ile hoca uğurlanır.
Hocamız eserlerini bastırmak üzere talebesi Salim Efendi ile İstanbul’a gittiğinde zamanın Şeyhul- İslamı Ömer Hüsamettin Efendinin medresesine konuk olur.Anadolu kıyafetindeki bu vakur alimin heybetinden heyecanlanıp hemen Şeyhul İslam Ömer Hüsamettin efendiye haber verirler.Şeyhul İslam bu gelenin Akşehir Müftüsü Ali Rıza olduğunu duyunca, koşarak gelir ve şahsen tanımayıp şöhretini duyduğu bu muhterem misafirini kucaklayarak sevgi ve saygısını gösterir.
Şeyhul islam Hocamızı Padişah Sultan Abdulaziz ile görüştürür. Bu görüşmeden Padişah memnun kalır ve " Hoca efendi, kitaplarınızın her türlü basım masrafı bize aittir, emir veriyorum" diyerek hocaya olan sevgi hürmetini gösterir. Ökesli Hoca'nın kitapları bastırılarak devlere yükletilip, Hoca ile birlikte Akşehir'e gönderilir. 
Müftü Ali Rıza Efendi yaptığı hac esnasında  Mekke ve Medine'den bir çok vaaz ve nasihatlarda  bulunup, arap uleması (bilginleri)nin de takdirlerini almıştır
DEVAMI YARIN

Bu yazı 2961 defa okunmuştur .

Son Yazılar