(YAŞANTIMIZDA DEVAM EDEN) ADAK NEDİR?
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Tahsin Çalışır

Tahsin Çalışır

EMEKLİ MÜFTÜ

(YAŞANTIMIZDA DEVAM EDEN) ADAK NEDİR?

02 Ocak 2018 - 09:00

Hangi inançtan olursa olsun, din ve ibadetlerle mesafesi hangi seviyede bulunursa bulunsun, çıkarları, işlerinin düzelmesi, kendilerine sevdiklerinin eş olması; sınavlarda başarılı olma, hastalıklardan şifa bulma, piyango, loto-toto, yarış oyunları gibi hallerde kazanma hatta devletin, milletin malını çalmada başarıya ulaşmaya varıncaya kadar sayısız konularda insanların adakta bulundukları çok yaygın bir gerçektir.
Öyle ise, bu konuda biraz bilgi sahibi olalım niyetiyle yazılanları aktarmaya çalışacağım.
Milletlerde genel anlamda adak
Adakta bulunma, arzu edilen sonuçları elde etme veya beklenmeyen kötü durumlarda korunmada allah’ın yardımını temin etme gayesiyle başvurulan dini bir davranış mahiyetinde olup, hemen hemen bütün din ve kültürlerde görülmektedir. Özellikle Çin,  Japon, Hint ve İslam öncesi Türk kültüründe adağın önemli bir yer tuttuğu, bu mahiyette bir çok davranışların diğer toplumlarda da sıklıkla görülen bir davranış olduğu bilinmektedir.
Çeşitli dinlerin ve milletlerin kültürlerinde aynı ve yakın telakkilere dayalı olarak ağaçlara ve kutsal sayılan yerlere bez bağlamak, ibadet yerlerinde mum yakmak, belli durumlarda belli hayvanları kurban etmek, oruç veya perhiz mahiyetinde olmak üzere bazı yiyecek ve içeceklerden, cinsel ilişkiden uzak durmak, arzusuna kavuşuncaya dek bazı zevk ve eğlenceyi terk etmek gibi adak türlerine rastlanmaktadır.
İslam dini insandaki dindarlık duygusuyla ve ruhi tatmin arzusuyla kısmen alakalı bu davranışları tamamen yasaklanmamış olup, sadece bazı düzenleme ve sınırlamalar getirerek ona kendince özel bir şekil vermiştir.
İslam Dininde Tarif Edilen Adak
Arapçada nezir, Türkçede ise adak diye anlatılan hareket dinimizde ibadet kavramıyla yakından ilgilidir.
Adak: Bir kimsenin dinen yükümlü olmadığı ibadet cinsinden bir şeyi kendisi için ( adamak suretiyle yerine getirilmesini) vacip kılmasıdır. Başka bir ifadeyle: “Kişinin farz veya vacip cinsinden bir ibadeti yapacağına dair Allah Teala’ya söz vererek o ibadeti kendisine borç kılmasıdır.
Kur’an-ı Kerim’in değişik yerlerinden adaklardan bahsedilir. Hac: 22/19’da, yapılan adakların yerine getirilmesi istenir. Maide: 5/1 ve Isra 17/34’de verilen sözlerde durulması, ahde ve ahitlere baplı kalınması… emredilir.
Peygamberimizin Hz. Muhammed’de: Allaha itaat kabilinden olan adakların yerine getirilmesini emretmiş, Allaha isyan veya günah kesiminden olan konularda adakta bulunulmamasını, şayet adak yapılmışsa buna uyulmamasını istemiştir. Yine, Hz. Peygamberin:”Adak bir fayda sağlamaz, sadece cimrinin malını eksiltmiş olur.” (Buhari Eyman, 26; Müslim Nezir) sözleri ile adakta bulunmayı hoş kaşılamadığı da görülür.
Sonuçta: Kişinin hiçbir dünya çıkarını ummadan, beklemeden, bunu şart koşmadan sırf Allah rızasını kazanmak, ona şükretmek için adak adanmasında bir sakınca bulunmadığı görüşü hakimdir.
(Sürecek)

Bu yazı 1829 defa okunmuştur .

Son Yazılar