SÖZÜM MECLİSTEN DIŞARI
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Yunus Fatih SAĞ

Yunus Fatih SAĞ

NOTLAR

SÖZÜM MECLİSTEN DIŞARI

20 Kasım 2019 - 10:01

Günümüzde bulundukları makamın adamı olmayan, o makamı dolduramayan bir takım tipler ortaya çıkıyor. Ortalıkta pek çok adam olmayan adam dolaşıyor... Bu tarife uygun insanlar tabi ki sadece günümüzde ortaya çıkmış değil... Yüzyıllar öncesinden beri örneklerini görmek mümkün... Belki günümüzde bunların sayıları arttı... 
Dünyadaki her şey gibi; sahip olduğumuz makam ve mevkilerde gelip geçicidir. Bir makama ya da mevkiye gelmek bir takım sorumlulukları beraberinde getirir. Bulunduğumuz mevkide kalıcı olmak için; o mevkiye gelmeden önceki dost ve tanıdıklarımızı unutmamalısınız. . Çünkü makama geldikten sonra kazanılan dostlar makamdan düşünce bir anda kaybolmaktadır. Her zaman mütevazı olmalısınız, ulaşılmaz olmamalısınız, kendinizi vazgeçilmez zannetmemelisiniz... Unutmamalısınız ki mezarlıklar kendini vazgeçilmez zannedenlerle doludur. Makamlar insanları yüceltmek için değil, insanlar makamları yüceltmek için çalışmalıdır. Makamlar kalıcı, insanlar ise gelip geçicidir. Ey makam ve mevkiyi görünce “şımaranlar”; şu halde nedir bu havalar? Kendinize geliniz… 
Sözüm meclisten dışarı lafım kendini “adam” sanan bazı kişilere; zaman ve süreç size çeşitli makam, mevki ve maddi güçler kazandırabilir. Bir ülkenin devlet başkanı, kralı, sultanı, padişahı olabilirsiniz. Bir ülkenin devlet bakanı, generali, valisi, vali yardımcısı, kaymakamı, belediye başkanı, bir kurumun genel müdürü, il sorumlusu, bilim insanı, akademisyeni, çok zengin varlıklı biri de olabilirsiniz. Ancak bunların hiç biri “adam” olduğunuz anlamına gelmez. 
Bir gün Hazret-i Şems´i, konuşup nasihat etmesi için bir meclise davet etmişler. Meclise girer girmez herhangi bir yere oturunca kendisini başköşeye davet edenlere de şu cevabı vermiş;
-Adam adamsa oturduğu her yer köşe olur ona!
-Adam adam değilse, köşe bile eşik olur ona! 
Hasbelkader veyahut emeğiniz, çabanızla geldiğiniz makam ve mevkiler sizi şaşırtmasın. Bütün makam ve mevkiler halka hizmet amaçlı olmalıdır. Maiyetinizdekiler üzerine tahakküm kurabilir, baskı altına alabilir, onlara tepeden bakabilir, güç ve kuvvetinize güvenerek aşağılayabilirsiniz. Ancak bu size hiç bir artı değer kazandırmaz. Çünkü aşağıladığınız, küçümsediğiniz, amirlik tasladığınız kişilerden üstün olduğunuza dair elinizde bir belge yoktur. Makamınız, mevkiniz, gücünüz, kuvvetiniz, varlığınız gözünüzü boyamasın, bunlar size üstünlük sağlayabilecek değerler değildir. Kur’anı Kerim de yazdığı gibi; 
“Ey insanlar, Biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi, sırf birbirinizle tanışasınız diye, büyük büyük cemiyetlere ve küçük küçük kabilelere ayırdık. Şüphesiz sizin, Allah nezdinde en şerefliniz, takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.” (Hucurat Suresi/13) 
Yoksul ve hak aramasını bilmeyen halkımız bir kurum veya kuruluşun kapısını çaldığında, en üst düzeydeki yetkililerle rahatlıkla görüşebilmelidir. Benim gariban vatandaşım bir yetkilinin kapısını çaldığında, saatlerce kapı önünde bekletilmemelidir. Belki mütevazılık, efendilik size itibar kazandırır. Maiyetinizden dünyevi verim bekliyorsanız, onlara değer verecek, sözlerini dinleyecek, önerilerini dikkate alacaksınız. Her Cuma günü Cuma hutbesinde dinlediğimiz bir ayet var ya, bunun gereğini yapmalısınız;
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” Nahl Suresi/90)
Çok sevdiğim bir laf vardır;
Paran çoksa çocuğun sevinsin.
Çok güzel veya yakışıklı isen eşin sevinsin.
Makam ve mevki sahibi isen,
Senden hizmet ve yardım bekleyenler sevinsin. 
Bunu yapabiliyorsanız helal olsun size… Çoğu makam ve mevki sahibi kişiler görevleri bittiğinde veya emekli olduklarında artık etraflarında onları arayıp soran kimseyi bulamazlar, hal hatır soranların sayısı azalır. Aynı durum zengin, varlıklı, sözü geçen kişiler için de geçerlidir. Falanca Ağa, Falanca Bey, … diye bahsedilenler varlıkları, güçleri ellerinden gidince sadece falanca diye isimleri ile anılıyorsa demek ki zamanında ağalıklarının da beyliklerinin de hakkını veremedikleri anlaşılır. 
Yıllardır böbürlenen, kibirlenen, makam ve mevkilerine güvenenleri gördükçe burada değerlendirmeler yapmak ve görüşlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Makam ve mevkilerine güvenerek kalp kıranlar, ölçüyü kaçırıp ebedi hayatlarını tehlikeye atanlara bile üzülüyorum. Toplum fertlerinin hayır duasını almak için lütfen duyarlı olunuz. Kimseye tepeden bakmayın, kimseyi gücünüze güvenerek aşağılamayın, itibarsızlaştırmayınız. 
“Sen doğru yolda ol da, varsın sanan eğri sansın; sen kendini bildiğin sürece, doğru insansın.” Yunus Emre

Bu yazı 219 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar